PKK'nin kurucu kadrolarından Ali Haydar Kaytan (Fuat) için Almanya'nın Köln kentinde anma etkinliği düzenlendi. Etkinliğe Kürdistanlılar ve dostları yoğun ilgi gösterdi. Etkinlik kapsamında yapılan konuşmalarda, okunan şiirlerde ve sinevizyonda; onun mücadeleci kişiliği, fikir dünyası, filozof ve şair yönü kendi sözleriyle anlatıldı. Özellikle Kürt halkının özgürlüğüne verdiği önem ile kadın özgürleşmesine yönelik ortaya koyduğu fikirler ve yürüttüğü mücadele yeniden büyük bir saygı ile anıldı.
Anma etkinliğinde Avrupa Kadın Hareketi adına konuşan Songül Ömürcan, “Fuat arkadaşa büyük bir minnet borçluyuz. Kendisi bu hareketin hafızasını ve düşünce gücünü oluşturan; büyük bir filozof, şair, devrimciydi. Dolayısıyla bıraktığı boşluğun doldurulması oldukça güçtür. İçimizde hissettiğimiz bu özlemi ve boşluğu aşmanın yolu, onu doğru okumak, doğru anlamak ve işaret ettiği noktalarda derinleşmektir. O, anlam gücüne inanan ve her daim anlamı arayan biriydi. Bu çağın boşluğuna, kimlik krizine ve anlamsızlığına karşı, hakikatin peşinden koşan ve bunu gerçekleştirmeye çalışan büyük bir devrimciydi. Tıpkı hakikat peşindeki diğer filozoflar gibi bu duruşun bir bedeli olacağını biliyordu ve bu bedeli göğsü açık, alnı dik bir şekilde ödedi. Heval Fuat’ın kadın yoldaşlarıyla her zaman farklı ve güçlü bir ilişkisi vardı. Önderliğin de belirttiği gibi, kadınla doğru iletişim kuramayanlar gerçek anlamda demokrat, sosyalist ya da insan olamazlar. Çevremizde bunu başaramayan birçok insan görsek de Heval Fuat, kadınla büyük bir yoldaşlık kuran bir arkadaştı. Kadını anlamaya, onun duygu dünyasını zenginleştirmeye çalışan, buna teorik ve pratik katkılar sunan bir hisse sahipti. Kadının iradesine ve kararlarına saygı duyarak, kendi bilincini oluşturan bir kadın gerçekliği için büyük çaba harcadı. Buna her zaman minnetle yaklaşacağız” dedi.
Songül Ömürcan, şunları söyledi:
“Kürdün bunca şehadete, soykırıma, emeğe ve direnişe rağmen kendisi olabilmesi, varlık kazanması, onurlu ve özgür olması Heval Fuat için çok önemliydi. Tüm çabası bu amaca yönelikti. Diğer yandan, kendisini aşmak istemeyen, bizi geriye götüren geleneksel geriliklerden ve zayıf duruşlardan nefret ederdi. Kürdün cesaretini bilinçle ve iradeyle buluşturan bir arkadaştı. Doğal olarak, bu gerilikler karşısında derin bir öfke barındırırdı; çünkü o, her şeyi anlamlı kılmak isteyen biriydi.”
Bolu cezaevinde tutsak bulunan kardeşi Hayati Kaytan’ın gönderdiği mektup da etkinlikte okundu. Mektupta şöyle denildi:
“Biliyoruz ki bu karanlık sonsuz değildir. Bir gün zincirler kırılacak, kapılar açılacak ve bizler özlem duyduğumuz topraklara geri döneceğiz. Bu ülkede hiçbir zaman başkalarının hakkını gasbetmedik. Sadece eşit, özgür ve adil bir hayatı kendi kimliğimizle yaşamak istedik. Ancak dilimizi, tarihimizi, hafızamızı ve varlığımızı yok sayarak bizi sessizliğe mahkum etmek istediler. Oysa 1973'ün o güzel döneminde, Çubuk'ta atılan ilk adımlarla bu mücadeleyi köklü bir çınara dönüştürdük. O gün söylenen söz, mağduriyetin diliyle değil; var olmanın mağrur cesaretiyle söylenmişti. O söz zamanla bir düşünceye, büyük bir dönüşüme ve koca bir halkın varoluş hikayesine dönüştü. Geçen yıl gerçekleştirilen fesih kongresinde de, Heval Fuat şehadet haberi açıklandığında yıllardır içimde biriken acı yeniden canlandı. Aslında benim yüreğim çok daha önce, 2020 yılında kanmaya başlamıştı. Fakat bu acıyı sadece kendime ait bir yas olarak tek başıma yaşamak istemedim. Çünkü Heval Fuat, bir kişinin, bir ailenin ya da dar bir çevrenin hatırasına sığacak biri değildi. O, tüm sevenlerinin ruhunda bir onur abidesine ve bir hakikat adresine dönüşmüş birisidir.”
KOMAW adına Cahide Goyi ise “Heval Fuat’ın şehadeti büyük bir bedeldir. Biz bugün bu arkadaşların amacı ve hayallerini gerçekleştirmek için mücadele edersek onları yaşatırız, onların emeği ve bugüne getirdikleri Kürdistan davasını sahiplenmekle onların intikâmını almış oluruz" diye belirtti.
Konuşmaların ardından TEV ÇAND Sanatçısı Hekim Sefkan tarafından Ali Haydar Kaytan’ın Dirok adlı şiiri okundu. Ardından Reşat Sorgül Ali Haydar Kaytan için yazdığı şiiri okundu. Şiirler salonda büyük alkış alırken, anma etkinliği Ali Haydar Kaytan’ın 45 yıllık mücadele yaşantısının sunulduğu sinevizyon gösterimi ve “Şehîd namirin” sloganı ile son buldu.
Anma etkinliği ardından Ali Haydar Kaytan için lokma dağıtıldı.