DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Munzur Festivali'nde yaptığı konuşmada Dersim'de sürdürülen asimilasyon politikalarını eleştirerek, "Cumhuriyet Alevisi'yle, Kürt'üyle barışmalıdır. Barış ancak toplumsallaştıkça gerçek anlamını bulur" dedi.
Hukuk örgütleri ve 13 baro, AKBK’nin Eylül toplantısı öncesi komiteye sundukları bildirimde, Türkiye'nin AİHM'in "Öcalan 2", "Kaytan", "Gurban" ve "Boltan" kararlarını yerine getirmediğini belirterek denetim mekanizmasının işletilmesini talep etti.
Tiyatrocu Elvan Koçer, "bu ülkenin sanatçıları; sanatımızla, Kürdistan'ın mahalle ve sokaklarında, köy ve şehirlerinde fuhuşun ve uyuşturucunun yayılmasına izin vermeyeceğiz" dedi.
Ferman şehitlerini saygıyla anan KCK Genel Başkanlık Konseyi Üyesi Sozdar Avesta, “Êzîdî toplumunun mücadelesi; var olma mücadelesidir, insanlık mücadelesidir, kendini yeniden oluşturma ve yeniden inşa etme mücadelesidir” dedi.
Cumartesi Anneleri’nin sembol ismi Emine Ocak’ın oğlu Hüseyin Ocak, “Dersim Tertelesi’nde 1,5 yaşında ölümle sınanan annem, oğlu Hasan ve gözaltı kayıpları için hakikat ve adalet mücadelesinden hiç vazgeçmedi, biz de vazgeçmeyeceğiz” dedi.
Önceki sürecin ardından yaşanan gelişmelerin siyasette ciddi bir yıpranmaya yol açtığını belirten TJA aktivisti Hülya Alökmen, buna rağmen barış umudunun hiçbir zaman tükenmediğini ve mücadelenin sürdüğünü söyledi.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Sayın Öcalan bu sürecin asli muhatabı ve belirleyici öznesidir. Mevcut şartların konumuna ve rolüne uygun bir şekilde yeniden düzenlenmesi gerekir" dedi
Mam Bircûn, Qinê Köyü'ne vardığında DAİŞ’in onlarca kişiyi katlettiğini gördü. DAİŞ’in katlettiği 82 kişinin ayakkabılarını mezarlarının üstüne bıraktığını söyleyen Mam Bircûn, çetelerin Êzidîleri, Feylileri, Şiileri ve Kürtleri katlettiğini belirtti.