DBP PM Wan’da düzenlediği toplantının sonuç bildirgesinde “önümüzde tarihsel bir görev” durduğunu belirterek, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni toplumun bütün kesimlerinin ortak mücadelesi haline getirmeye” çağırdı.
Önder Apo’nun çağrısının çözüm için önemli bir zemin sunduğunu belirten Ertuğrul Kürkçü, yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi, demokratikleşme adımlarının atılması ve toplumsal mücadelenin birlikte yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Strasbourg’da Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü talebiyle sürdürülen "Özgürlük Nöbeti" 734'üncü haftasına girdi. Bu haftaki nöbeti Paris-Evry'den gelen DKTM üyeleri devralırken, Yılmaz Ceylan, "Sürecin ön koşulu önderliğimizin fiziki özgürlüğüdür" dedi.
Artan uyuşturucu satışına karşı mahallelerinde ellerinde sopalarla nöbet eylemi başlatan Xaçort halkı, "Geleceğimizi korumak için buradayız" sözleri ile mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.
Prof. Dr. Doğu Ergil, kalıcı barışın yalnızca çatışmaların sona ermesiyle sağlanamayacağını belirterek, yerel iradeyi, dili ve kimliği güvence altına alan kapsayıcı bir çerçeve yasanın çıkarılması gerektiğini söyledi.
Önder Apo: Hukuki ve yasal sürecin başlaması, çatışma ve silahların tamamen devreden çıkarılması, yepyeni bir sayfanın açılması için herkes elinden geleni yapmalıdır.
İmralı’daki koşulların değişmemesinin sürece duyulan güveni zayıflattığını belirterek Duran Kalkan, Önder Apo’nun özgür yaşar, çalışır ve demokratik siyaset yürütür koşullara kavuşmasını içermeyen bir yasal düzenlemenin karşılık bulmayacağını söyledi.
Pirsûs Katliamı'nın 11. yılında Amara Kültür Merkezi önünde düzenlenen anmada, katliamın sorumlularının yargılanması ve adaletin sağlanması talep edilirken, katledilen 33 "Düş Yolcusu"nun mücadelesini sürdürme sözü verildi.