Centre for Kurdish Affairs, Barış ve Demokratik Entegrasyon Konferansı'nın sonuç bildirgesini açıkladı. Bildirgede, üzerinde uzlaşılan düzenlemelerin hukuk ve demokratik kurumlarla güvence altına alınması istendi.
Sincan Kadın Kapalı Cezaevi önünde yapılan açıklamada, İdare ve Gözlem Kurullarının kadın tutsakların tahliyelerini ertelemesine tepki gösterildi. TUHAD-FED, tahliyelerin engellenmesine son verilmesini istedi.
Bahadır Özgür, Türkiye’yi sarsan fon vurgununun bir finansal kriz değil, iktidarın ürettiği bir sömürü ve servet transferi mekanizması olduğunu vurgulayarak, “Bu, iktidar içinde herkesin dahil olduğu, Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgun tezgahı” dedi.
Karadenizli müzisyenler İsmail Hakkı Demircioğlu ve Fuat Saka, sanatçıların barışı savunma görevi olduğunu belirterek, barışa dair üretimler yapılması gerektiğini söyledi.
İdris Baluken, Kürt sorununun çözümünün iktidarları aşan tarihsel bir mesele olduğunu belirtti. Baluken, Önder Apo’nun statüsünün hukuki güvenceye kavuşmasının Kürt halkının yüzyıllık inkar edilen statüsünün hukuka kavuşması anlamına geleceğini söyledi.
Demokratik Birlik Partisi (PYD) Dirbesiyê'de, Kürtçe derslerinin haftada 3 derse indirilmesinin Kürt halkının anadilde eğitim hakkının kısıtlanması olduğu tepkisinde bulundu.
Barışın kalıcı olabilmesi için adalete, eşit yurttaşlığa ve birbirimizin diline, kimliğine saygıya ihtiyacımız olduğunu belirten Yönetmen Yüksel Aksu, “Başka türlü, bunca uygarlığa beşiklik etmiş Anadolu coğrafyasında huzura kavuşamayız” dedi.