“İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”, sonuç bildirgesiyle sona erdi. Bildirgede, demokratikleşme, barış, eşit yurttaşlık ve toplumsal örgütlenme vurgusu yapılarak, tüm demokratik kesimlere ortak mücadeleyi büyütme çağrısı yapıldı.
İstanbul’daki “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”nda konuşan akademisyen ve siyasetçiler, kalıcı barışın toplumsal katılım ve demokratikleşmeyle mümkün olduğunu vurguladı.
İstanbul’da düzenlenen “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”nda konuşan Ahmet Türk, Kürt meselesini tarif ederken, “Kimliğim yok. Dilim yok. Halkım yok sayılıyor. İşte Kürt sorunu benim” dedi.
“İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”nda konuşan İmralı Heyeti üyesi Özgür Erol, Barış Yasası’nın çıkarılması gerektiğini belirterek, “Herkes kazanıyor, Kürt niye kazanmayacak?” dedi.
Kıbrıslı siyasetçi Mehmet Hasgüler, Türkiye’nin Kürt meselesini barışçı bir yolla çözmesinin, demokratik katılım ve toplumsal meşruiyet temelinde dış politikadaki gücünü artırabileceğini söyledi.
Yücel Erten, sanatçıların demokratik yapılanmalar için mücadele etmesi gerektiğini belirterek “tam demokrasi ve barış” mesajı verdi. Erten, çatışmaların bitmesinin tek başına yeterli olmadığını, iktidarın güven verici adımlar atması gerektiğini söyledi.
Dr. Abdulkerîm Omer, son dönemde yaşanan bölgesel gelişmelerin Kürt halkının elde ettiği kazanımları hedef aldığını belirterek, Rojava’daki mücadelenin yalnızca Kürtlerin haklarını değil, Suriye’nin demokratik geleceğini de savunduğunu söyledi.
Konferans kapsamında düzenlenen “Kimin Cumhuriyeti, Nasıl Bir Gelecek?” forumunda konuşan isimler, demokratik ve çoğulcu bir cumhuriyetin inşasının önemine dikkat çekti.
Veysi Aktaş, demokratik entegrasyonun Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından tarihi bir fırsat olduğunu belirterek, “Bu süreç ne asimilasyondur ne de teslimiyettir; eşit yurttaşlık temelinde ortak yaşamın inşasıdır" dedi.