Londra’daki konferansın ilk günü tamamlandı. Bask, Katalonya ve Güney Tirol deneyimlerinin ele alındığı panelde “Barış hükümetlere değil, halka aittir” mesajı öne çıkarken, barış ve adalet tartışmaları Kürt meselesiyle ilişkilendirildi.
Kolombiya’dan Kuzey İrlanda’ya barış deneyimlerinin tartışıldığı Londra’daki Barış ve Demokratik Entegrasyon Konferansı’nın ilk iki panelinde, silahların susmasının tek başına barış olmadığı; siyasi, hukuki ve anayasal güvenceler gerektirdiği vurgulandı.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin oturumlarının sürdüğü Strasbourg’da, Önder Apo için “Umut Hakkı” talebi kapsamında temaslar devam ederken, konsey önünde bir eylem yapıldı.
Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümünün uluslararası barış deneyimleriyle birlikte ele alındığı Barış ve Demokratik Entegrasyon Konferansı Londra’da başladı. Konferansta Önder Apo’nun mesajı da okundu.
Önder Apo: Silahlı çatışmadan sürdürülebilir barışa geçiş, daha uzun soluklu bir siyasi, hukuki, kurumsal ve toplumsal dönüşüm ister. Bu dönüşümde asıl hedef demokratik toplumu kurmaktır.
Semir Aslanyürek: “Sinema ve tüm sanat dalları, amasız bir biçimde çıplak gerçekliğin, insan haklarının, eşitliğin, özgürlüğün ve barışın yanında durmalıdır. Sanatın yegane tavrı, insanın yaşama hakkını ve onurunu savunmaktır.”
Kürt sorununun Türkiye'nin demokratikleşmesi temelinde çözülmesi gerektiğini söyleyen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat, demokratikleşme olmadan Türkiye'de Barış ve Demokratik Toplum sürecinin başarıya gitmesinin mümkün olmadığını ifade etti.
Sol Parti Milletvekili Maren Kaminski, Hannover’de düzenlenen anma programına Alman polisinin saldırısının bir skandal olduğunu belirterek, “Çeşitlilikten bahsedenler Kürtleri kriminalize ediyor” dedi.
Amed’de kadın cinayetlerini protesto etmek için düzenlenen açıklamada, kadınlara yönelik şiddetin durdurulması için toplumsal mücadele çağrısı yapıldı.