ICOR’dan NATO Zirvesi’ne ve emperyalist savaş politikalarına karşı küresel direniş çağrısı

Devrimci Parti ve Örgütlerin Uluslararası Koordinasyonu (ICOR), Temmuz 2026’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde yaptığı açıklamada, emperyalist savaş politikalarına karşı uluslararası ölçekte mücadele seferberliği çağrısında bulundu.

Devrimci Parti ve Örgütlerin Uluslararası Koordinasyonu (ICOR), Temmuz 2026’da Türkiye’nin başkenti Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, NATO’nun “emperyalist savaş politikalarının merkezi aracı” olduğu belirtilerek, dünya genelinde bu ittifaka karşı seferberliğin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.

ICOR açıklamasında NATO’nun tarihsel olarak antikomünist bir ittifak olarak kurulduğu vurgulanırken, ittifakın günümüzde de emperyalist çıkarların askeri düzlemde uygulanmasının başlıca aracı olmaya devam ettiği ifade edildi. Açıklamada, NATO’nun özellikle Orta Doğu’daki savaş politikalarında ve küresel yeniden paylaşım süreçlerinde aktif rol oynadığı belirtildi.

Ankara’da yapılacak zirvenin Türkiye’nin NATO içindeki stratejik rolünü daha da görünür kıldığına dikkat çekilen açıklamada, Türkiye’nin bölgesel askeri ve siyasi müdahaleleri de kınandı. ICOR, artan silahlanma, askeri harcamalar ve zorunlu askerlik politikalarının dünya halklarını yoksullaşma ve güvensizlik ortamına sürüklediğine dikkat çekti.

Açıklamada ayrıca Orta Doğu, Ukrayna ve Latin Amerika’daki çatışmalara değinilerek, mevcut uluslararası sistemin “derin bir kriz içinde olduğu” değerlendirmesi yapıldı. Emperyalist güçler arasındaki rekabetin yeni savaş risklerini artırdığı belirtilirken, devrimci ve ilerici hareketlere yönelik baskıların da küresel ölçekte yoğunlaştığı ifade edildi.

ICOR, açıklamasının sonunda NATO’nun dağıtılması çağrısını yineleyerek, “emperyalist savaşlara karşı enternasyonal dayanışmanın yükseltilmesi” gerektiğini vurguladı. Ayrıca NATO karşıtı eylemler kapsamında gözaltına alınan siyasi aktivistlerin serbest bırakılması istendi.

ICOR, dünya genelindeki işçi sınıfını ve ezilen halkları “emperyalist savaş politikalarına karşı birleşik mücadeleye” çağırdı.