KOMAW’dan uluslararası topluma ‘süreç’ çağrısı
Mağdur ve Kayıp Aileleri Derneği, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde uluslararası toplumu sorumluluk almaya çağırdı.
Mağdur ve Kayıp Aileleri Derneği, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde uluslararası toplumu sorumluluk almaya çağırdı.
Şehit aileleri ile birlikte sürecin takipçisi ve müdahil olduklarını ifade eden KOMAW, Avrupa devletlerinin adalet ve dışişleri bakanlıkları ile Avrupa Parlamentosu, Birleşmiş Milletler ve Kızılhaç başta olmak üzere uluslararası organizasyonlara sürece ilişkin dosya gönderdi.
TARİHİ VE İNSANİ ZORUNLULUK
KOMAW’ın uluslararası kurumlara ve devletlere gönderdiği mektupta şunlar ifada edildi:
“Bizler mağdur ve kayıp aileleri kurumu Komaw olarak, yaklaşık yarım asrı aşkın süredir Türkiye ile Kürt halkı arasında devam eden çatışmalı sürecin sona ermesini tarihi ve insani bir zorunluluk olarak görmekteyiz.
Sayın Abdullah Öcalan tarafından başlatılan ‘Demokratik Toplum ve Barış Süreci’ halklar arasında demokratik bir zeminde ortak yaşamın gelişmesi adına önemli bir adım olmuştur. Bu süreç kapsamında silahlı çatışmaların sona ermesi, demokratik siyasetin esas alınması ve barışçıl çözüm yollarının geliştirilmesi yönünde önemli çağrılar yapılmıştır.
Bu çerçevede;
1. Gerilla güçlerinin Türkiye sınırları dışına çekilmesi,
2. PKK'nin örgütsel fesih kararı,
3. Silahlı mücadelenin sonlandırılması ve demokratik siyaset yöntemlerinin esas alınması gibi tarihi önemde adımlar ilgili yapılar tarafından yerine getirilmiştir.
TÜRK DEVLETİ GÜVEN VERİCİ ADIM ATMIYOR
Ancak aradan geçen uzun zamana rağmen, Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından kalıcı barışı tesis edecek kapsamlı ve güven verici demokratik adımların yeterli düzeyde atılmadığı görülmektedir. Bu durum, çatışmalardan ağır bedeller ödemiş Kürt toplumunda ve mağdur ailelerde ciddi bir umutsuzluğun gelişmesine neden olmaktadır.
Bizler Komaw kurumu olarak çok iyi biliyoruz ki; savaşın gerçek yükünü anneler, aileler ve toplum taşımaktadır. Binlerce insan yaşamını yitirmiş, çok sayıda aile çocuklarını kaybetmiş, ağır sosyal ve psikolojik travmalar yaşanmıştır. Kurumumuzun üyeleri de yıllardır bu savaşın doğrudan mağduru olmuş, büyük maddi ve manevi bedeller ödemiş ailelerden oluşmaktadır.
TALEPLER
Bu nedenle bizler için barış meselesi yalnızca siyasi değil, aynı zamanda insani ve vicdani bir meseledir.
Komaw kurumu olarak;
- Çatışmaların tamamen sona erdirilmesini,
- Demokratik ve siyasi çözüm yollarının geliştirilmesini,
- Halklar arasında eşit, özgür ve kardeşçe yaşamın güçlendirilmesini,
- İnsan hakları ve demokratik hukuk ilkeleri temelinde kalıcı bir diyalog sürecinin başlatılmasını hayati derecede önemli görmekteyiz.
DEMOKRATİK ADIMLAR TEŞVİK EDİLMELİ
Aynı zamanda Avrupa devletleri başta olmak üzere uluslararası toplumun, demokratik çözüm ve barış sürecinin gelişmesi için daha aktif sorumluluk üstlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Uluslararası kurumlar ve demokratik çevreler, taraflar arasında diyalog kanallarının güçlendirilmesi ve demokratik adımların teşvik edilmesi konusunda yapıcı rol oynamalıdır.
Komaw kurumu her ne kadar uluslararası düzeyde resmi olarak tanınan bir yapı olmasa da, 2013 yılından bu yana insani değerler temelinde faaliyet yürütmektedir. Çalışmalarımızın merkezinde savaş mağduru ailelerin acılarının hafifletilmesi, toplumsal barışın geliştirilmesi ve yeni acıların yaşanmaması bulunmaktadır.
UMUT HAKKI TANINMALI
Bizler savaşın mağdurları olarak; artık annelerin ağlamadığı, gençlerin yaşamını yitirmediği, halkların demokratik bir ortamda birlikte yaşayabildiği bir gelecek talep ediyoruz.aynı zamanda bu süreci başlatan ve büyük rol oynayan ve en önemli muhatap sayın Öcalan’ın çalışma koşullarının iyileştirmesi ve umut hakkının tanınması kuşkusuz sürecin başarıya ulaşmasında önemli rol oynar.
Bu nedenle tüm demokratik kamuoyunu, insan hakları kuruluşlarını, Avrupa kurumlarını ve ilgili devlet yetkililerini barış sürecine destek vermeye, demokratik çözüm için sorumluluk almaya davet ediyoruz.”