Avukat Çimen: Gülistan Doku dosyasında kamu gücü araçsallaştırılarak örtbas yapıldı

Gülistan Doku dosyasında 6. dalga operasyonla 78 kişi hakkında işlem yapılırken, 38 kişi tutuklandı. Avukat Ali Çimen, soruşturmada kamu gücünün araçsallaştırıldığı bir örtbas süreci yaşandığını belirterek, soruşturmanın genişletilmesini istedi.

GÜLİSTAN DOKU DOSYASI

5 Ocak 2020’de Dersim’de kaybolan Munzur Üniversitesi Öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin soruşturmada son aylarda peş peşe yeni gelişmeler yaşandı. Soruşturma kapsamında çok sayıda şüpheli hakkında gözaltı ve tutuklama kararları verilirken, dosyaya yeni dijital kayıtlar, tanık ifadeleri ve deliller eklendi.

Eylül ayında tutuklu sayısının 38’e ulaştığı soruşturmada, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soru işaretleri ve ailesinin adalet talebi arayışı sürüyor.

Gülistan Doku soruşturmasında yaşanan son gelişmeleri Gülistan Doku ailesinin avukatlarından Ali Çimen, ANF’ye değerlendirdi.

‘DOSYA ORGANİZE BİR BİÇİMDE ÖRTBAS EDİLDİ’

Gülistan Doku dosyasında bugüne kadar altı ayrı dalga halinde operasyon gerçekleştirildiğini belirten Avukat Ali Çimen, bu operasyonlar kapsamında yaklaşık 78 kişi hakkında yasal işlem yapıldığını ve 38 kişinin tutuklandığını söyledi.

Soruşturmanın yaklaşık 7 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatan Çimen, dosyanın başından itibaren organize bir biçimde örtbas edilmeye çalışıldığını ifade etti. Bu nedenle bazı delillere ulaşılması konusunda ciddi güçlüklerle karşı karşıya olduklarını söyleyen Çimen, özellikle dijital verilerin zaman içerisinde silinmesinin soruşturmayı zorlaştırdığını kaydetti.

Çimen, dijital deliller konusunda yaşanan sorunları şöyle anlattı:

“Gülistan Doku dosyasında altı tane dalga şeklinde operasyon yapıldı. Bu operasyonlarda şu ana kadar 78 kişiye yakın yasal işlem yapıldı. 38 tane tutuklu söz konusu. Tabii 7 yıllık bir soruşturma olduğu için ve organize bir şekilde örtbas edilen bir soruşturmadan bahsettiğimiz için bazı delillere ulaşmada, yani verilerin silinmesiyle ilgili zorluklar söz konusu.

Mesela KGYS görüntüleri 3 ayda siliniyor. PTS’ler 2 yılda siliniyor. Dolayısıyla bunların ana sunucularına yazılar yazıldı. Yani ana sunuculardan bunlar kurtarılabilir mi diye. Bu tür zorluklarımız söz konusu. Dosyamızdaki en önemli eksik Gülistan’a ulaşamamamızdır. Gülistan’a ulaşılamama yönünde de ben şuna inanıyorum ki Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülistan’ı soruşturmanın sonucunda aileye teslim edecektir.”

‘ÖRTBAS ETMEK İSTEDİLER FAKAT GERÇEK ORTAYA ÇIKTI’

Soruşturmanın yalnızca mevcut şüphelilerle sınırlı tutulmaması gerektiğine dikkat eden Çimen, şunları vurguladı:

“Dosya farklı boyutlarla araştırılmalı. Dosyada, yeni bir mal varlığına el koyma şeklinde operasyon bekliyoruz. Yine soruşturmanın genişletilmesi, yani soruşturma dışı gibi görünen İl Emniyet Müdürü, biliyorsunuz, açığa alınmıştı. Ona ilişkin de soruşturma işlemlerinin genişleyerek devam etmesini bekliyoruz. Özellikle Gülistan’ın kaybolmasının ardından geçen yıllara rağmen ailenin yas hakkı dahi tanınmadı.

Gülistan’ın bedenine ulaşılacağına inanıyorum. Erzurum ve Tunceli valilikleri Gülistan’ın bedenini ailesine teslim edecek. Koruyamadıkları Gülistan’ın, koruyamadıkları bir yaşamın bedenini de vermiyorlar. Yas hakkı tanınmıyor. Altı yıl boyunca organize bir örtbas yapıldı.”

‘TUNCAY SONEL’İN TELEFONU SUÇ MAKİNESİ GİBİ’

Gülistan Doku dosyasında 6 yıl boyunca organize bir örtbas yürütüldüğüne işaret eden Ali Çimen, kamu gücünün bu süreçte araçsallaştırıldığını ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:

“Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in telefonu soruşturma kapsamında incelenmeli. Tuncay Sonel’in telefonu suç makinesi gibi. Yeni şeyler çıkacaktır. Bunların devlet sırrı niteliğinde olduğunu düşünmüyorum. Suçla ilgili detayların kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor. Çok ciddi iddialar var. Gerekli tahkikat yapılmalı. Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturmanın mal varlığına ilişkin boyutunun da araştırılması gerekiyor. Mal varlığının kamuya teslim edilmesi gerekir.”