Avrupa Konseyi’nin İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele ve Cezayı Önleme Komitesi (CPT), Türkiye’ye yönelik Ocak 2021 ve Şubat 2024 tarihli ziyaretlerinin raporlarını ve Türkiye makamlarının yanıtlarını kamuoyuna açıkladı. Raporlar, Türkiye hükümetinin yayımlanmalarına izin vermesinin ardından yayımlandı.
CPT, Ankara, Amed ve İstanbul’daki merkez karakollar ve terörle mücadele birimleri de dahil olmak üzere on üç polis ve jandarma birimini ziyaret etti. Raporlara göre ayrıca, İstanbul-Bakırköy ve Kayseri’deki iki kadın cezaevi, İstanbul-Maltepe’deki bir çocuk tutukevi ve Amed'deki bir yüksek güvenlikli cezaevi dahil olmak üzere sekiz cezaevi de ziyaret edildi. Ziyaret sırasında, Covid-19 ile ilgili özel önlemler yürürlükteydi ve heyet, bu önlemlerin hem tutuklular hem de personel üzerindeki etkisini değerlendirebildiklerini belirtiyor.
2021 ziyaretinin sonuçları doğrultusunda, 2024 yılındaki özel ziyaretin, yüksek güvenlikli cezaevlerinde tutulan mahkumlara yönelik muameleye, özellikle de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış kişilere odaklandığı kaydediliyor. CPT, cezaevlerindeki kadınların ve LGBT+ bireylerin durumunu ve idari veya disiplin nedenleriyle tecrit hücresine yerleştirilen mahkumların durumunu da incelediklerini ifade ediyor. Bu amaçla CPT, Antalya, Îdir (Iğdır) ve Wan’daki dört yüksek güvenlikli cezaevinin yanı sıra Antalya ve İstanbul-Maltepe’deki iki L tipi cezaevini ziyaret ettiklerini aktarıyor.
CEZAEVİ NÜFUSU 338 BİNE YÜKSELDİ
CPT’nin en önemli tespitlerinden biri cezaevi nüfusundaki hızlı artış oldu. Komite, 2019 sonunda yaklaşık 290 bin olan cezaevi nüfusunun Ocak 2021'de yaklaşık 192 bine gerilediğini, ancak bu düşüşün ardından yeniden yükselişe geçtiğini belirtti.
Resmi verilere göre Haziran 2024’te Türkiye’deki cezaevi nüfusu yaklaşık 338 bine ulaştı. Bu, her 100 bin kişi başına yaklaşık 395 mahpus anlamına geliyor ve CPT’ye göre Avrupa Konseyi üyesi ülkeler arasındaki en yüksek oran.
CPT, Türkiye makamlarına cezaevi nüfusundaki artışı durdurmaya ve aşırı kalabalıklaşmanın temel nedenleriyle mücadele etmeye en yüksek önceliği verme çağrısında bulundu.
ANTALYA CEZAEVİ’NDE KÖTÜ MUAMELE
CPT, 2024 ziyaretinde Antalya S Tipi Cezaevi’nde mahpusların bazıları tarafından aktarılan tokat, yumruk, tekme ve copla vurma şeklindeki kötü muamele iddialarını “inandırıcı” olarak değerlendirdi.
İki vakada ayak tabanlarına copla vurulduğu, yani “falaka” uygulandığı yönünde iddialar aktarıldı. Komite, vakalardan birinde mahpusun vücudundaki yakın tarihli yaralanmaların anlatılan kötü muameleyle uyumlu olduğunu belirtti.
CPT, cezaevi yönetimi ve personeline fiziksel kötü muamelenin ve aşırı güç kullanımının yasadışı olduğu konusunda açık mesaj verilmesini ve güç kullanımı vakalarında savcıların daha dikkatli inceleme yapmasını istedi.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HÜKÜMLÜLERİNE UZUN SÜRELİ TECRİT
Raporda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan mahpusların koşulları da eleştirildi. CPT, ziyaret edilen yüksek güvenlikli cezaevlerinde bu mahpusların önemli bir bölümünün aylar hatta yıllar boyunca fiilen tek başına tutulduğunu belirtti.
Bazı mahpusların günde 21 saat veya daha fazla hücrelerinde yalnız kaldığı, hücre dışındaki düzenli faaliyetlerinin ise tek başına yapılan günlük açık hava egzersiziyle sınırlı olduğu kaydedildi.
Komite, uzun süreli tecridin ruhsal, fiziksel ve sosyal sağlık üzerinde son derece zararlı etkileri olabileceğini ve bazı durumlarda insanlık dışı veya onur kırıcı muamele niteliğine ulaşabileceğini belirterek, mahpuslara her gün en az iki saat anlamlı insan teması sağlanmasını istedi.
KADIN VE LGBT+ MAHPUSLARIN KOŞULLARI
CPT, Antalya L Tipi ve İstanbul-Maltepe L Tipi cezaevlerinde kadın ve LGBT+ mahpusların durumunu da inceledi. Her iki cezaevinde de ciddi aşırı kalabalıklaşma tespit edildi.
Antalya L Tipi Cezaevi’nde kadınların kaldığı bazı bölümlerin bakım ve hijyen koşullarının kötü olduğu, özellikle anneler ve çocuklarının uygun olmayan koşullarda tutulduğu belirtildi. Komite, anne ve çocuklar için özel bir birim oluşturulmasını ve annelerin çocuklarıyla birlikte cezalandırma amacıyla tek kişilik hücrelere konulmamasını istedi.
LGBT+ mahpuslarla ilgili olarak ise özellikle eşcinsel olduğunu beyan eden kişilerin, cinsel yönelimlerini belgeleyen bir sertifika alana kadar aylarca fiilen tek başına tutulmasına son verilmesi çağrısında bulunuldu.
CPT ayrıca cezaevlerindeki sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, psikolojik ve psikiyatrik desteğin iyileştirilmesi ve mahpusların tıbbi bilgilerinin gizliliğinin güvence altına alınması yönünde tavsiyelerde bulundu.
Avrupa Konseyi, Türkiye makamlarının raporlara verdiği yanıtlarda alınan veya planlanan önlemler hakkında bilgi sunduğunu ve CPT’nin tespit edilen sorunlar konusunda Türk makamlarıyla diyaloğunu sürdürdüğünü açıkladı.