Demokratik Modernite’nin ikinci sayısı ‘Komün’ başlığıyla çıktı
Sosyal Bilim Akademisi’nin yayımladığı Demokratik Modernite dergisinin ikinci sayısı “Komün” başlığıyla okurla buluştu.
Sosyal Bilim Akademisi’nin yayımladığı Demokratik Modernite dergisinin ikinci sayısı “Komün” başlığıyla okurla buluştu.
Sosyal Bilim Akademisi tarafından İngilizce yayımlanan Demokratik Modernite dergisinin ikinci sayısı “Komün” başlığıyla çıktı.
“Özgürlük Sosyolojisine Doğru” sloganıyla yayımlanan Demokratik Modernite, sosyal bilimi yalnızca akademik bir çalışma alanı olarak değil, toplumsal özgürleşmenin bir yöntemi olarak yeniden düşünmeyi amaçlıyor. Önder Apo’nun Demokratik Uygarlık paradigması ve demokratik modernite kavramının yanı sıra Rojava Devrimi ve Kürt Kadın Özgürlük Hareketi’nin deneyimlerinden de beslenen dergi, farklı toplumsal mücadeleler arasında düşünsel bir zemin oluşturmayı hedefliyor.
Siyaset teorisi, sosyoloji, sanat, gıda sistemleri, jineolojî, bilgi ve toplumsal örgütlenme üzerine çalışmalara yer veren dergi; akademisyenleri, aktivistleri, farklı toplumsal hareketleri ve siyasal düşünürleri bir araya getiriyor.
İlk sayısı “Özgürlük Sosyolojisine Doğru” başlığıyla yayımlanan Demokratik Modernite’nin ikinci sayısı ise komün kavramına odaklanıyor.
KOMÜN TARİHSEL VE GÜNCEL BOYUTLARIYLA ELE ALINIYOR
“Komün-1” başlığına ayrılan ikinci sayı, komünü tarihsel bir deneyim, siyasi bir biçim, ekonomik bir alternatif ve yaşayan bir toplumsal pratik olarak inceleyen yazıları bir araya getiriyor.
Derginin editoryal kolektifi adına Nick Mattheou, komünal biçimlerin özgür ve demokratik bir toplumun şekillenmesine nasıl katkıda bulunabileceğini ele alıyor.
Mustafa Karasu ise “Kürdistan, Komün ve Demokratik Bir Ortadoğu’nun Şekillenmesi” başlıklı yazısında kadın özgürlüğü, tabandan demokrasi ve demokratik konfederalizmi merkeze alan Demokratik Modernite paradigmasını Ortadoğu açısından değerlendiriyor.
Mechthild Exo, “Barış, Komün ve Devlet” başlıklı yazısında kadın öncülüğü, taban demokrasisi ve özgürlüğün kolektif olarak şekillendirilmesinin kalıcı ve adil bir barışa nasıl katkıda bulunabileceğini tartışıyor.
Mathijs van de Sande ve Gaard Kets ise “Komünün Çeşitli Anlamları” başlıklı çalışmalarında Paris Komünü’ne ilişkin farklı tarihsel yorumları inceliyor ve komünün mücadele içerisinde sürekli yeniden şekillendirilebilen özgürleştirici potansiyeline odaklanıyor.
ÖNDER APO’DAN DERGİYE ÖZEL YAZI
Demokratik Modernite’nin ikinci sayısında Önder Apo’nun dergi için kaleme aldığı “Komün: Demokratik Toplumun Kurucu Birimi” başlıklı özel yazısı da yer alıyor.
Önder Apo, yazısında komünü özgürlüğe dayalı ortak yaşamın kurucu birimi olarak ele alıyor. Yazıya, Önder Apo’nun 2000 yılında kaleme aldığı bir şiirin çevirisi de eşlik ediyor.
Shahrzad Arshadi ise “Hepimizin Anlatacak Bir Hikâyesi Var” başlıklı yazısında Kürt kadınlarının direnişi ve komün felsefesinden hareketle sanatın bireyciliği aşma ve kolektif yaşamı güçlendirmedeki rolünü değerlendiriyor.
EKONOMİDEN EKOLOJİYE KOMÜN
Dergide komün tartışması ekonomi, ekoloji, gıda sistemleri ve yerli halkların mücadeleleri üzerinden de ele alınıyor.
Bengi Akbulut, “Ekonomik Form Olarak Komün” başlıklı yazısında komünal örgütlenmenin üretim ile yeniden üretimi buluşturarak toplumsal ihtiyaçlara cevap veren ve sistematik sömürüye karşı ataerkil olmayan bir ekonomik alternatif oluşturma potansiyelini inceliyor.
Targol Mesbah, “Mutfak Deneyleri: Demokratik Gıda Yolları Komünü’ne Bir Davet” başlıklı yazısında komünal gıda pratikleri ve geleneksel bilginin sürdürülebilirliğini ele alırken, yazısını eski bir Kürt yemek tarifiyle tamamlıyor.
Ana Paula Morel de “Latin Amerika ile Ortadoğu Arasında: ÇokluDoğacı Ekolojiler ve Ortak Mülkiyet” başlıklı çalışmasında Latin Amerika ile Ortadoğu’daki radikal ekolojik perspektifler arasında bağ kurarak ulus-devletin ötesindeki demokratik bölgeleri tartışıyor.
KADIN MÜCADELESİ VE YERLİ HALKLARIN DİRENİŞİ
İkinci sayıda, Munduruku Wakoborun’un 2013 yılında Hamburg’da düzenlenen Alternatif Arayış Ağı etkinliğinde yaptığı “Mücadele İçindeki Kadınlar: Öz Savunma, Direniş ve Toprak Koruma” başlıklı konuşma da bulunuyor.
Houzan Mahmoud’un derlediği 2021 tarihli “Kürt Kadınların Öyküleri” kitabı ise Pat Huff ve Salima Tasdemir tarafından değerlendiriliyor.
Derginin kapak ve iç sayfalarında Mona Caron’un sanat çalışmalarına yer verilirken, Caron’un çalışmaları üzerinden şehirlerde de komünal yaşam biçimlerinin mümkün olduğu vurgulanıyor.
KOLEKTİF ARAŞTIRMA VE ÜRETİME ÇAĞRI
Paris Komünü’nün mirasından kadın özgürlüğüne, ekonomik alternatiflerden ekolojik mücadelelere ve yerli halkların ortak alanları koruma mücadelelerine kadar geniş bir çerçeve sunan ikinci sayı, aynı zamanda Sosyal Bilim Akademisi bünyesindeki araştırma komünlerine katılım çağrısı yapıyor.
Okuyucular, kolektif araştırma, tartışma ve üretim süreçlerine katılmaya davet edilirken, Demokratik Modernite’nin yalnızca özgürlük üzerine düşünsel tartışmalar yürüten bir dergi değil, bu düşüncelerin toplumsal yaşamda hayata geçirilmesine yönelik bir çağrı olduğu belirtiliyor.
Demokratik Modernite’ye abonelik ve dergiye ilişkin ayrıntılı bilgiye Sosyal Bilim Akademisi’nin abonelik sayfasından ulaşılabiliyor.