DFG’den medya raporu: ‘Barışın toplumsallaşması için özgür ve çoğulcu medya gerekli’

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), 27 Şubat–1 Ekim 2025 tarihleri arasında Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında yürüttüğü medya izleme çalışmasının sonuçlarını açıkladı.

DFG’nin yayımladığı raporda, süreç haberlerinde kullanılan dil, başlıklar, haber kaynakları ve görünür kılınan aktörler incelendi. Raporda, iktidara yakın medya kuruluşlarında sürecin ağırlıklı olarak “güvenlik”, “terör”, “fesih” ve “tasfiye” kavramları üzerinden çerçevelendiği; muhalif medyada ise siyasi iktidarın politikaları, geçmiş çözüm deneyimleri ve sürecin siyasi amaçlarının daha fazla öne çıkarıldığı ifade edildi.

DFG, bazı yayın organlarında doğrulanmamış iddiaların haberleştirilmesinin sürece ilişkin tartışmaları etkilediğini ifade ederken, Özgür Basın içerisinde yer alan yayınlarda ise gelişmelerin daha çok “barış”, “müzakere”, “demokratik çözüm” ve “yeni bir siyasal dönem” kavramları üzerinden ele alındığını belirtti.

‘KİM KONUŞUYOR, KİM GÖRÜNMÜYOR?’

Raporda medya kuruluşlarının kullandığı kaynakların çeşitliliğine de dikkat çekildi. DFG, süreç haberlerinde devlet kurumları, hükümet temsilcileri ve siyasi parti yöneticilerinin açıklamalarının ağırlıkta olduğunu; Kürt siyasi aktörleri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, gazeteciler ve toplumun farklı kesimlerinin görüşlerinin ise daha sınırlı biçimde yer aldığını belirtti.

DFG, medya analizinde yalnızca haberin hangi çerçevede sunulduğunun değil, “kim konuşuyor?” ve “kim görünmüyor?” sorularının da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

‘GÜVENLİK MERKEZLİ DİL TEK ÇERÇEVE OLMAMALI’

Raporda, Kürt meselesi ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin yalnızca güvenlik, terör ve silah bırakma başlıkları üzerinden ele alınmaması gerektiği vurgulandı. DFG; demokratikleşme, hukuk, siyasal katılım, haklar ve toplumsal barış gibi başlıkların da haberlerde görünür olması gerektiğini belirtti.

Dernek ayrıca haber dilinin ayrımcı ve dışlayıcı ifadelerden arındırılması, haber ile yorum arasındaki sınırın korunması ve kullanılan nitelemelerin kaynağının açıkça belirtilmesi çağrısında bulundu.

GAZETECİLERİN DOĞRUDAN BİLGİYE ERİŞİMİ

DFG, gazetecilerin sürecin temel aktörleriyle doğrudan görüşebilmesinin önemine dikkat çekerek, özellikle Önder Apo’nun görüşlerinin gazeteciler tarafından doğrudan sorular yöneltilerek kamuoyuna aktarılabilmesi gerektiğini kaydetti. 

Raporda ayrıca medya kuruluşlarının kaynak ve aktör çeşitliliğini artırması, süreçle ilgili doğrudan bilgiye erişimin önündeki kısıtlamaların kaldırılması ve toplumun farklı kesimlerinin beklenti ve deneyimlerine daha fazla yer verilmesi önerildi.

MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI

Raporda medya kuruluşlarının kendi dil ve yayın politikalarını gözden geçirmesi gerektiği belirtilerek, başlıkların haber içeriğini doğru yansıtması ve siyasi gelişmelerin tek bir çerçeveye indirgenmemesi çağrısı yapıldı.

Raporda, “Medya kuruluşları kendi dil ve yayın politikalarını gözden geçirmelidir. Barış ve Demokratik Toplum Süreci gibi toplumsal etkisi yüksek dönemlerde medya kuruluşlarının kullandığı kavramları, haber kaynaklarını, başlıklandırma biçimlerini ve görünürlük politikalarını düzenli olarak değerlendirmesi gerekmektedir. DFG olarak bu değerlendirmenin gazetecilik meslek ilkeleri temelinde yapılmasını önemsiyoruz” diye belirtildi. 

ÖZGÜR, ÇOĞULCU VE HAK TEMELLİ GAZETECİLİK

DFG, “Barışın toplumsallaşması için medyanın da özgür, çoğulcu ve hak temelli bir gazetecilik anlayışıyla hareket etmesi gerekmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

Raporda ayrıca, “DFG olarak gazetecilerin bilgiye erişiminin önündeki tüm engellerin kaldırılması ve medyanın bu süreçte kendi sorumluluğuyla yüzleşerek dönüşmesi çağrısında bulunuyoruz” denildi.