Esenyurt pazarında yurttaşlar isyan etti: ‘Temel ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamıyoruz’

Enflasyon ve artan yaşam maliyetleri pazar alışverişini küçültürken, yurttaşlar temel ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını, pazarcılar ise artan giderler nedeniyle satış ve kârlarının düştüğünü belirtti.

ESENYURT PAZARI

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı son verilere göre ağustos ayında enflasyon aylık bazda yüzde 1,84 artarken, yıllık bazda yüzde 31,51 olarak gerçekleşti. TÜİK verileri üzerinden yapılan hesaplamalar, yılın ilk sekiz ayında enflasyonun asgari ücretlinin cebinden net 6 bin 196 TL erittiğini ortaya koydu.

Yıl ortasında ara zam yapılmaması nedeniyle enflasyon karşısında gelir kaybı yaşayan yurttaşlar, her geçen gün eriyen maaşlar ve artan işsizlik karşısında gıda ve barınma başta olmak üzere temel ihtiyaç harcamalarını kısmak zorunda kalıyor.

Ekonomik krizin gündelik yaşama etkilerini görmek için Esenyurt’taki bir semt pazarında yurttaşlara ve esnafa mikrofon uzattık. Yurttaşlar, artan fiyatlar ve ağır kira yükü nedeniyle geçim sıkıntısının derinleştiğini anlatırken, esnaf da satışların düştüğünü ve yurttaşların alışveriş yapamadığını belirtti.

Esenyurt semt pazarındaki tablo, açıklanan enflasyon verilerinin ötesinde, ekonomik krizin yurttaşların gündelik yaşamına nasıl yansıdığını da ortaya koydu.

TEZGAHTA FİYATLAR YÜKSEK, TORBALAR BOŞ

Pazarda temel gıda ürünlerinin fiyatları da yurttaşların alım gücündeki düşüşü gözler önüne seriyor. Domatesin kilosu 40 ila 100 TL, salatalık 70 TL, biber 150 TL, kabak ve patlıcan ise 60 TL’den satılıyor. Meyve fiyatları ise kilo başına 50 ila 120 TL arasında değişiyor.

Ailesini asgari ücretle geçindirmeye çalışan bir yurttaş, yüksek fiyatlar nedeniyle temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını belirtti. “Burada kim ihtiyaçlarını tam olarak alabiliyor ki? Hiç kimse. Asgari ücretle geçiniyorum; pazarda ürün çok ama alabildiğimiz çok az. Gelirin 20 bin lirası zaten kiraya gidiyor, kalanıyla da hiçbir şey alınamıyor” diyen yurttaş, geçim sıkıntısının boyutuna dikkat çekti.

İşsizlik nedeniyle günübirlik işlerde çalıştığını belirten 67 yaşındaki bir başka yurttaş ise elindeki iki domatesi göstererek, “İş olsa çalışacağız ama iş yok. Günlük işlerle geçinmeye çalışıyorum, en temel ihtiyaçlarımı bile karşılayamıyorum” dedi.

Asgari ücretin üzerinde geliri bulunan yurttaşlar da artan fiyatlar karşısında harcamalarını kısmak zorunda kaldıklarını anlattı. Bir yurttaş, “Fiyatlar astronomik düzeyde. Bu hafta balık alabildim, yanına kırmızı soğan alayım dedim ama kilosu 80 liradan başlıyor. Marketle pazar arasında mekik dokuyoruz, sürekli hesap yapmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Bir başka yurttaş ise eşi ve çocuklarının eve ekmek getirdiğini belirterek, kendi durumlarının görece daha iyi olduğunu ancak çevresindeki insanların temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını söyledi. Yoksulluğun giderek derinleştiğine dikkat çeken yurttaş, “Bizim halimize bin şükür. Ama çevreye bakıyoruz. İnsanlar geçinemiyor, halk geçinemiyor. Komşum… Kadın süt bile götüremiyor bebelerine” dedi.

EMEKLİLER TEPKİLİ: ‘MEHMET ŞİMŞEK ÇIKSIN SOKAKTA MİLLETİN HALİNİ GÖRSÜN’

Emekliler açısından da tablo değişmiyor. “Para için değil, onurumuz için” diyerek sokağa çıkan ve ardından yaşamına son veren emekli memur Ali Şekeroğlu’nu hatırlatan bir emekli yurttaş, emekli maaşlarının temel ihtiyaçları karşılamaya yetmediğini belirtti. “Günde bir çay içip bir simit yense bile bu para yetmez. O maaşı emekliye layık görenler gelip bir ay bu parayla yaşamayı denesinler” diyen yurttaş, emekli maaşlarına tepki gösterdi.

Ev sahibi olmalarına rağmen geçinmekte zorlandıklarını belirten emekli bir çift ise artan faturalar ve diğer giderler nedeniyle sürekli harcama kısmak zorunda kaldıklarını söyledi. Çift, “Çok şükür kirada değiliz ama gelen faturalar ve diğer masraflar yüzünden her şeyden kısmak zorunda kalıyoruz” dedi.

66 yaşında olmasına rağmen geçinebilmek için pazarda tezgah açmak zorunda kalan bir başka emekli yurttaş ise ekonomik tabloya tepki gösterdi. Yıllarca çalıştıktan sonra emeklilik döneminde de çalışmak zorunda kaldığını belirten yurttaş, emeklilerin temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını ifade etti.

“Ekonomi çok güzel! Ekonomi ah ah! Almış kafasını gidiyor. Milletin alım gücü yok. Adam 50-60 bin kira veriyor, kirasını ödeyemiyor. Bilhassa ben kiracıyım, 50-60 bin kira veriyorum. Ben emekliyim de zor geçiniyorum, pazara çıkıyorum” diyen yurttaş, geçim sıkıntısının ağırlaştığını söyledi.

Emekli bir yurttaşın intihar etmesine de değinen yurttaş, “İntihar eden emekli niye intihar etti? Geçinememeyi gururuna yediremedi artık da ondan. ‘Ben yok olayım, gideyim’ dedi. ‘En iyisi Tayyip Erdoğan’dan kurtulup gideyim’ anlamına geldi bu. Anlatabildim mi?” ifadelerini kullandı.

Pazarda yaşanan yoksulluğa da dikkat çeken yurttaş, “Biraz sonra gelim. Bu tezgahın altındaki çöpleri toplayıp çoluk çocuğuna götürüp yedirenler var” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e de tepki gösteren emekli yurttaş, ekonomik politikaların halkın yaşam koşullarını yansıtmadığına işaret ederek şunları söyledi:

“Mehmet Şimşek Efendi! Sen Batmanlısın sözde! Ekonominin ne halde olduğunu biliyor musun? Hayır! 400 bin maaş alıyorsun, diyorsun ‘Ekonomi güzeldir’. Neresi güzeldir? Çık milletin halini gör, git dolaş! O koltukta oturma, oturma. Mazotun litresi 100 lira! Hesabını siz yapın artık. Hangi ülkede mazot 100 lira? Hangi ülkede?”

Ekonomik sorunların savaş gerekçesiyle açıklanmasına da tepki gösteren yurttaş, “Diyorlar ki savaş… Savaşla ne alakası var? O İran'da, sen Türkiye’desin” ifadelerini kullandı.

İktidarın Gabar’da yürüttüğü petrol arama çalışmalarına da değinen emekli yurttaş, açıklanan petrol üretimi ile halkın yaşam koşulları arasında bağlantı kurulmasına tepki gösterdi.

“Mehmet Şimşek diyor Gabar'da petrol çıkıyor. Nerede petrol çıkıyor Gabar'da, Gabar'da nerede çıkıyor?” diye soran yurttaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mahvettiler orayı. Gabar Dağı'nda petrol çıkıyorsa ben elimi burada keserim sana! Millet keriz değil, millet enayi değil, millet aptal değil!”

PAZARCILAR: ‘GİRDİ MALİYETLERİ KÂRI YUTUYOR’

Ekonomik kriz yalnızca tüketicileri değil, satış yapmaya çalışan pazarcı esnafı da etkiliyor. Akaryakıt, nakliye, ambalaj ve tezgah giderlerindeki artıştan şikayet eden esnaf, yükselen maliyetleri ürün fiyatlarına tam olarak yansıtamadıklarını ve kâr marjlarının yok olduğunu ifade etti.

Bir pazarcı, ürünlerin halden pazara ulaşana kadar çok sayıda ek maliyetle karşı karşıya kaldığını belirterek, “Mazot, döviz ve ambalaj fiyatları sürekli artıyor. Halden buraya gelene kadar binen masraflar yüzünden fiyatlar yükseliyor. Vatandaş bunu bizden kaynaklı sanıyor ama bizim kazancımız her geçen gün düşüyor” dedi.

Maliyet kalemlerinin ürün fiyatları üzerindeki etkisine dikkat çeken pazarcı, “Ürünler halden buraya gelene kadar masraflar üst üste biniyor. Halin KDV’si, tezgah parası, eleman parası, nakliyesi... Artı içinden çıkan ıskartalar... Bunların hepsi maliyet olarak kârı siliyor. Kâr marjı bayağı düşüyor” ifadelerini kullandı.

Maliyet artışlarının fiyatlara yansıtılması durumunda tüketicilerin bunu esnaftan kaynaklanan bir zam olarak gördüğünü belirten pazarcı, “Bunları ürünlere yansıttığımız zaman da insanlar bunu bizden kaynaklı sanıyor. Ama bugün burada bir elemanı çalıştırmak için 3-4 bin lira verebiliyoruz ancak ve çalıştıramıyoruz, kimse yok. Kimse çalışmıyor bu meslekte. Yani öyle zor bir meslek olmuş ki artık. Babadan kalan kültürümüz pazarcılık, yoksa bizden sonraki nesil bu işi yapmaz” diye konuştu.

Yurttaşların alışveriş miktarının da yıllar içinde ciddi biçimde azaldığını ifade eden pazarcı, “Eskiden insanlar üçer kilo sebze alırdı. Şimdi tek bir tane kereviz veya 3-4 tane havuç alıp gidiyorlar. Müşterinin alım gücü tamamen bitti” dedi.