Avrupa’da yayımlanan aylık ideolojik, teorik ve politik gazete Komînal, “İnkar zihniyetinde değişim yok” manşetiyle çıktı.
Komînal gazetesinin bu sayısında, Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi Üyesi Duran Kalkan ile gerçekleştirilen röportaj manşete taşındı. Kalkan, Türk devlet zihniyetinin yanı sıra Barış ve Demokratik Toplum Süreci, PKK’lilere yönelik yasal düzenlemeler, Önder Apo’nun süreçteki rolü ve Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Röportajda il olarak şehit ilanları ve anmalara değinen Kalkan, “Bu halkı hiç kimse şehitlerinin izinden, davasından koparamaz. Karşıtları ne olursa olsun, ne kadar saldırıya uğrarsa uğrasın her zaman kendi yolunu bulur, doğru yolda yürür, her türlü saldırıyı kırar, özgür ve demokratik yaşamı mutlaka yaratır” ifadelerini kullandı.
‘İNKAR EDEN ZİHNİYETTE CİDDİ BİR DEĞİŞİKLİK YOK’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde de bulunan Duran Kalkan, mevcut sistemde demokratik cumhuriyet ve demokratik siyasetin bulunmadığına işaret etti. Tekçi, Türkçü, Sünni İslam ve ulus-devlet odaklı bir zihniyetin sürdüğünü belirten Kalkan, “Değiştirelim, dönüştürelim deniliyor ama değişim-dönüşüm yapacak bir zihniyet ve siyaset yok. Henüz Kürdü inkar eden zihniyet ve siyasette ciddi bir değişiklik ortaya çıkmış değildir” dedi.
Kalkan, Kürtlerin varlığının yalnızca söylem düzeyinde kabul edilmesinin yeterli olmadığını belirterek, “Dil ucuyla Kürdün var olduğu söyleniyor ama nasıl bir Kürt? Kürt halkı tanımlanmıyor. Halksa, hakları verilmek istenmiyor, görülmek istenmiyor. Bu yaklaşım hala devam ediyor” ifadelerini kullandı.
‘YASA ÇOK BÜYÜK ORANDA PKK’Yİ KAPSAMIYOR’
Çerçeve Yasa’ya ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kalkan, yasanın PKK’lileri ve Önder Apo’yu kapsamadığına dikkat çekerek “Yasa çok büyük oranda PKK’yi içermiyor. Önder Apo’yu içermiyor. 800 kadrosunu içermiyor. PKK için çıkarılmış bir yasa olarak tanımlanıyor ama aslında PKK’liler için çıkarılmış bir yasa değil. PKK’nin taraftarları için çıkarılmış bir yasa gibi duruyor” dedi.
İmralı’ya ilişkin kamuoyuna yansıyan tartışmalara da değinen Kalkan, “İmralı’da ‘villa yapıldığını’ söyleyenler oldu. ‘İmkanlarla dolu bir evin yapıldığını’ da söyleyenler var. Öyle yapacaklarına İmralı’nın kapılarını açsınlar, basın ve diğer kurumlar gitsin. Villa mı yapılmış, ünite mi oluşturulmuş, ne yaratılmışsa görsünler” ifadelerini kullandı.
‘SÜREÇ, BARIŞ VE SİYASALLAŞMA TEMELİNDE YÜRÜTÜLMELİ’
Sürecin “silahsızlanma” ve “strateji” gibi anlamsız kavramlarla yürütülemeyeceğini söyleyen Kalkan, sürecin temel karakterinin “Barış ve Siyasallaşma” olduğunu belirtti. Kalkan, “Dolayısıyla bu süreci yürütecek kurulun ismi de ‘Barış ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ olmak durumundadır. Koordinatörlük görevini de Önder Apo’nun yürütmesi gereklidir” dedi.
Kalkan, röportajda ayrıca Rojava, Rojhilat ve Şengal’deki gelişmelerin yanı sıra Ortadoğu’daki hegemonya savaşı ve Türkiye’nin bölgedeki pozisyonuna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Gazetenin Ekim sayısında Demokratik Komünal Toplum Manifestosu’ndan “Tarihte Kürt-Türk ilişkileri” başlıklı bölümün yanı sıra Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi imzalı “Sorun-sorunsal ve sorunsallık” başlıklı yazı ile Şehit Çalışmaları Komünü’nün “Şehit yaşamın sözüdür” başlıklı çalışması yer aldı.
Hêlîn Ümit’in “Komployu boşa çıkaran Önderlik paradigmasıdır”, Cihan Eren’in “İnançların demokratik ittifakı başarıya götürür” ve Cemal Şerik’in “Pozitif Devrim” başlıklı yazıları da gazetenin bu sayısında yayımlandı.
Gazetenin arka kapağında ise Şehit Zamanî’nin (Mustafa Gezgör) “Gotin egîdek şehîd ketiye” isimli Kürtçe şiiri, Zamanî’nin fotoğrafıyla birlikte yer aldı.
Komînal gazetesi, Avrupa’daki Demokratik Kültür Merkezleri ile Mala Kurda’lardan temin edilebiliyor.
Gazete ayrıca her ayın 15’inde Kürtçe ve Türkçe olarak kominalgazete.com sitesinden okunabiliyor.