TAJÊ: Tutsak Êzidî kadının görüntülerinin yayımlanması planlı bir özel savaş saldırısıdır

TAJÊ, sanal medyada tutsak bir Êzidî kadının görüntülerinin yayımlanmasının "Ferman'ın yıl dönümüne denk getirilen planlı bir özel savaş saldırısı" olduğunu belirtti; "Tutsaklara yönelik hiçbir kirli plan karşısında sessiz kalmayacağız" vurgusunu yaptı.

Dijital medyada özel savaş medyasına bağlı bazı yayın organları tarafından tutsak bir Êzidî kadına ait görüntülerin yayımlanmasına Êzidî Kadın Özgürlük Hareketi (TAJÊ) yazılı bir açıklamayla tepki gösterdi. Açıklamada, söz konusu yayınların Êzidî toplumunu hedef alan psikolojik savaşın bir parçası olduğu vurgulanarak, bu duruma sert tepki gösterildi.

TAJÊ, kurtarılan Êzidî kadınlara ilişkin dosyalar üzerinden yürütülen girişimleri yakından takip ettiklerini belirterek, "Kurtarılan kadınlara ilişkin dosya üzerinden yürütülen kirli oyun ve planları, özellikle de 'Umm Wasfi' davası adı altında sürdürülen özel savaş faaliyetlerini yakından takip ediyoruz. Bu girişimlere karşı en güçlü tepki ve tutumumuzu ortaya koyuyoruz" ifadelerini kullandı.

Açıklamada, Êzidî halkına yönelik saldırıların halen sürdüğü vurgulanarak, "Bizden bir kadın ya da erkek esir, katillerin ve çetelerin elinde olduğu sürece toplumumuza yönelik ferman devam etmektedir. Hiçbir güç bizi durduramaz; kadınlarımızın, çocuklarımızın ve halkımızın hesabını soracağız" denildi.

Yayımlanan görüntülerin zamanlamasına dikkat çekilen TAJÊ açıklamasında, "Bu özel savaş yayınının Ferman'ın yıl dönümüne denk getirilmesi tesadüf değil, planlı ve kasıtlı bir saldırıdır. Amaçları, kızlarımızın kendi iradeleriyle İslam'ı seçtiği yönünde bir mesaj vermektir. Bu büyük bir yalandır ve fermana ilişkin gerçeği karartmaya yönelik bir girişimdir" değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada, DAİŞ'in 2014'te Şengal'e yönelik saldırıları sırasında yaşananlara işaret edilerek, dünya kamuoyunun kadın ve çocuklara yönelik vahşete tanıklık ettiği hatırlatıldı. Son 12 yılda kurtarılan kadın ve çocukların bu suçların doğrudan tanıkları olduğu belirtilen açıklamada, Hol Kampı'ndan ayrılan DAİŞ mensuplarının aileleri sonrasında çok sayıda Êzidî kadının sahte kimliklerle Irak'ın farklı bölgelerinde zorla tutulduğuna inanıldığı ifade edildi.

TAJÊ, bu tablo karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini belirterek, "Bu duruma karşı sessiz kalmak, buna ortak olmak anlamına gelir" dedi.

Tutsak Êzidî kadın ve kız çocuklarına da seslenen TAJÊ, "Siz bizim onurumuz ve varlığımızsınız. Hiçbir baskıdan, korkudan, tehditten ve özel savaş politikalarından çekinmeyin. Direnen Êzidî toplumu, büyük bir sevgi ve onurla dönüşünüzü beklemektedir" mesajını verdi.

Açıklamanın sonunda uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunan TAJÊ, "Tüm insan hakları örgütlerine, uluslararası kuruluşlara ve dünya kamuoyuna çağrıda bulunuyoruz: Toplumumuza karşı yürütülen kültürel kırım ve 'beyaz ferman' karşısında sessiz kalmayın. Êzidî kadınlarının onurunu hedef alan bu saldırılar durdurulmalıdır. Sessizlik suçtur" ifadeleriyle çağrısını yineledi.