İsviçre’de her yıl 14 Haziran’da cinsiyete dayalı şiddete karşı ve eşitlik için düzenlenen Kadın Grevi kapsamında bu yıl da Zürih, Basel, Cenevre, Lozan, Bern, Biel, St. Gallen, Bellinzona, Luzern ve Winterthur başta olmak üzere birçok kentte kitlesel eylemler gerçekleştirildi.
İlk kez 1991 yılında yaklaşık 500 bin kadının katılımıyla düzenlenen ulusal kadın grevi, eşit işe eşit ücret, fırsat eşitliği ve ayrımcılığın sona erdirilmesi talepleriyle başlamıştı. 2019’daki ikinci büyük ulusal grevin ardından kadınlar, 2020’den bu yana her yıl 14 Haziran’da greve çıkıyor.
LOZAN’DA ON BİNLER TOPLANDI
Lozan’da kadın örgütlerinin çağrısıyla on binlerce kadın Riponne Meydanı’nda bir araya geldi. Kadın Grevi İnisiyatifi adına yapılan açıklamada, kamu hizmetlerindeki kesintiler, artan sağlık sigortası primleri, kadınların emeklilik yaşının yükseltilmesi ve çocuk bakım hizmetlerindeki yetersizlikler eleştirildi.
Açıklamada, “Bugün Lozan sokaklarını işgal ediyoruz çünkü hayatlarımız onların kârlarından daha değerli” denildi.
KADINLARIN GÜNDEMİNDE REFERANDUM VE AŞIRI SAĞ
Kadın Cinayetlerine Karşı Mücadele Kolektifi adına konuşan Carmen, aşırı sağın göçmen karşıtı ve ayrımcı politikalarla toplumu bölmeye çalıştığını belirtti.
Carmen, “Faşizm her zaman önce kadınların ve farklı kimliklerin haklarına saldırır” ifadelerini kullandı.
‘HEPİMİZ YPJ’YİZ’

Lozan Lajin Kürt Kadın Meclisi adına konuşan Lozan Belediye Meclisi Üyesi Tanya Işık, Kürt kadınlarının özgürlük mücadelesine dikkat çekti.
Konuşmada, “Hepimiz YPJ’yiz” kampanyasının kadın özgürlüğü, demokrasi, ekoloji ve halkların kendi kaderini tayin hakkı mücadelesinin ortak bir sembolü olduğu vurgulandı.
G7 ZİRVESİ PROTESTO EDİLDİ
Kadın örgütleri, Fransa’nın Évian kentinde düzenlenen G7 Zirvesi’ni de protesto etti. Yapılan açıklamalarda savaş politikaları, sömürgecilik ve kapitalist sistem eleştirilirken, anti-emperyalist feminist mücadele çağrısı yapıldı.
CENEVRE’DE KADIN GREVİ İLE G7 KARŞITI EYLEMLER BİRLEŞTİ
Cenevre’de Kadın Grevi ile G7 karşıtı koalisyonun çağrısıyla düzenlenen ortak gösteriye binlerce kişi katıldı. Mon Repos Meydanı’nda başlayan yürüyüş sırasında zaman zaman polis ile göstericiler arasında gerginlik yaşandı.
Eyleme Kürt kadınları ve çok sayıda dayanışma grubu da katıldı. YPJ bayrakları taşıyan katılımcılar sık sık kadın özgürlüğü lehine sloganlar attı.
YJK-S adına okunan bildiride, Rojava’daki kadın devriminin kadın özgürlüğü, demokrasi ve ekoloji temelinde alternatif bir toplumsal model sunduğu belirtilerek, “Bu alternatif mümkündür ve halkların birliği temelinde inşa edilecektir” denildi.
BERN’DE ‘HALA ÖFKELİYİZ’ MESAJI
Bern’de 14 Haziran Kadın Grevi kapsamında Schützenmatte'de "Kadına Yönelik Şiddet ve Sağlık" başlıklı yaklaşık iki saat süren bir atölye düzenlendi. Atölyenin ardından alanda stantlar kuruldu ve etkinlikler devam etti.
Program kapsamında YJK-S adına Şîlan Dersim bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında Dersim İsviçre genelinde kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesini büyütmek için alanlarda olduğu vurgulayarak “Ataerkil sistemin sömürü, savaş ve baskı üzerine kuruludur. Buna karşı kadınların ve halkların ortak direnişinin büyütülmesi gerekir” dedi.
"Hepimiz YPJ'yiz” (Em hemû YPJ ne) şiarıyla Rojava’da ki kadın direnişi ve uluslararası kadın dayanışmasının önemi dile getiren Şîlan Dersim, “Rojava’daki kadın mücadelesi önemli bir süreçte geçiyor. Başlatılan ‘Hepimiz YPJ’yiz kampanyasını desteklemek önem arz ediyor. Herkes YPJ’yi sahiplenmelidir” dedi.
Şîlan Dersim konuşmasını G7 ülkelerinin savaş politikaları, militarizmi, kemer sıkma politikaları ve kapitalist sömürü düzeni eleştirerek “Irkçı ve göçmen karşıtı siyasetler gümümüzde büyük tehlike ar ediyor. G7 zirvesi yapılıyor. Bu devletler kendi çıkarlarını esas alıyorlar. İsviçre'nin uluslararası politikaları, silah sanayisiyle ilişkileri devam ediyor. Bunun Kürdistan üzerindeki ekonomik ve siyasi etkileri vardır.
Kadına yönelik şiddete karşı öz örgütlenmenin, kolektif öz savunmanın ve toplum temelli sağlık çalışmaları yaşamsaldır. Biz kadınlar birlik olursak mutlaka başaracağız” dedi.
Etkinlik gece geç saatlere kadar devam etti.
Mor renkli kıyafetler giyen ve sloganlar atan binlerce kadın, Bern’de Federal Parlamento binası önünde de bir araya geldi. Giderek kalabalıklaşan Parlamento Meydanı’nda açılan pankartlarda “Hâlâ öfkeliyiz” mesajı öne çıktı. Eylemde cinsiyete dayalı şiddete karşı mücadele ve herkes için eşit haklar talebi dile getirildi.
BASEL’DE KADIN CİNAYETLERİNE VE ATAERKİL SİSTEME TEPKİ
Basel’de düzenlenen feminist greve binlerce kişi katıldı. Petersplatz’da başlayan izinli yürüyüşte mor tişörtler giyen göstericiler, pankartlar ve dövizlerle kent merkezinde yürüdü. Eylemde kadın cinayetleri ve ataerkil yönetim anlayışları protesto edildi.
ZÜRİH’TE BAKIM EMEĞİNİN TANINMASI TALEBİ
Zürih’te binlerce kadın, bakım emeğinin görünür hale getirilmesi ve tanınması talebiyle sokağa çıktı. Göstericiler, çoğunlukla kadınların üstlendiği ücretsiz ve görünmeyen bakım işlerinin daha adil paylaşılmasını istedi.
Feminist Grev Kolektifi, herkese ücretsiz sağlık hizmeti sağlanması, haftalık çalışma süresinin tam ücretle 25 saate düşürülmesi ve konutların toplumsallaştırılması taleplerini dile getirdi.
LUZERN’DE VÖGELIGÄRTLI’DEN GÖL KIYISINA YÜRÜYÜŞ
Luzern’deki grev öncesinde Vögeligärtli Parkı saatler öncesinden dolmaya başladı. Mor tişörtler, bayraklar ve pankartların hakim olduğu alanda siyasi partiler, kadın örgütleri ve çeşitli inisiyatifler stantlar açtı.
“Utanç taraf değiştirmeli” sloganının öne çıktığı etkinlikte müzik dinletileri ve konuşmalar gerçekleştirildi. Gösteri daha sonra Vögeligärtli’den başlayarak Bundesplatz ve Seebrücke üzerinden göl kıyısındaki pavyona kadar devam etti.
Gün boyu süren etkinlikler, konuşmalar, müzik dinletileri ve kültürel programlarla sona erdi.