Almanya'nın Ravensburg, Hamburg, Wesel, Saarbrücken kentleri ile İsviçre'nin Zürih Kantonu ve Chur kentlerinde Şengal Fermanı'nın 12. yıl dönümü dolayısıyla anma etkinlikleri düzenlendi. Programlarda, 3 Ağustos 2014'te Êzîdî halkına yönelik gerçekleştirilen katliamın unutulmaması ve sorumluların yargılanması çağrısı yapıldı.
RAVENSBURG
Almanya'nın Ravensburg kentinde bulunan Kürt Kültür Merkezi Derneği, Êzidî halkına yönelik gerçekleştirilen 74. Şengal Fermanı'nın yıl dönümü dolayısıyla anma etkinliği düzenledi. Anma programında dernek meclisi adına War Botan yaptığı açıklamada, Êzidî halkına kendi iradesine sahip çıkması çağrısı yapılırken, Şengal Fermanı'nın uluslararası düzeyde soykırım olarak tanınması talep edildi.
Bölgesel ve uluslararası güçlerin Kürt halkının geleceğine yönelik oluşturduğu tehlikelere dikkati çeken Botan, bu güçlerin Kürtlerin önümüzdeki 100 yıl boyunca da hak sahibi olmaması için çaba gösterdiğini ifade ederek Önder Apo tarafından başlatılan sürece sahip çıkılması çağrısında bulundu.
Êzidîler adına konuşan Birahîm Şengalî de Şengal'e sahip çıkılması ve Kürt halkının birliğinin sağlanması çağrısında bulundu.
Şengalî, özellikle soykırım sırasında halkı kurtaran gerilla birliğine teşekkür ederek, soykırımdan sonra akıbeti bilinmeyen binlerce Êzîdî için uluslararası topluma çağrıda bulundu.
HAMBURG
Almanya'nın Hamburg kentinde Rojbîn Kadın Meclisi öncülüğünde, St. Pauli semtinde bulunan Êzidî Soykırımı Anıtı önünde Şengal Soykırımı'nın 12. yıl dönümü dolayısıyla anma etkinliği düzenlendi.
Etkinlik, 3 Ağustos 2014'te Şengal'de DAİŞ saldırılarında katledilenler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı.
Rojbîn Kadın Meclisi adına konuşan Anja Flach, Şengal'de yaşanan katliamın hafızalardaki yerini koruduğunu belirterek, 2014 yılında ortaya çıkan görüntülerin hâlâ birçok kişinin zihninde canlı olduğunu söyledi.
Acımasız infazlar, Şengal Dağı'nda mahsur kalan aileler ve yaşanan insani trajediye dikkat çeken Flach, Êzîdîlerin yalnızca mağduriyetleriyle değil, aynı zamanda direnişleriyle de anılması gerektiğini vurguladı. Anja Flach, "Birçoğumuzun bilmediği şey ise, Şengal'da bugün bile yaşamaya ve mücadele etmeye devam eden dirençli kadınların, dirençli gençlerin ve dirençli toplumun varlığıdır" dedi.
Konuşmasının devamında Anja Flach, PKK, YPJ ve YPG savaşçılarının müdahaleleri sayesinde on binlerce insanın DAİŞ saldırılarından kurtarıldığını hatırlattı.
Etkinlikte daha sonra Êzîdî Kadın Meclisleri Birliği'nin (SMJÊ) bildirisi okundu. Bildiride, halen kayıp olan binlerce Êzîdî kadın ve çocuğun akıbetinin aydınlatılması, sorumluların yargılanması ve Şengal'in resmi statüsünün tanınması talep edildi.
Anma programında ayrıca PYD ve Zora Kadın Grubu temsilcileri de söz alarak Şengal halkıyla dayanışma mesajları verdi.
Etkinlik, Êzidî Soykırımı Anıtı önüne çiçek bırakılmasının ardından sona erdi.
ZÜRİH
İsviçre'nin Zürih Kantonu'nda yaşayan Kürdistanlılar, DEM-KURD tarafından düzenlenen etkinlikte Şengal Fermanı'nın 12. yıl dönümünde bir araya geldi.
Bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan etkinlikte, KCDK-E'nin Şengal Fermanı dolayısıyla yayımladığı bildiri okundu.
Kürt hareketi adına konuşan Şîlan Karakoçan, Şengal'de yaşananların Kürt tarihinin en vahşi katliamlarından biri olduğunu belirterek, saldırının amacının Êzidî halkının kadim yaşamını ortadan kaldırmak olduğunu söyledi.
Karakoçan, "Şengal'de yaşananlar, 21. yüzyılın insanlık vicdanında derin izler bırakan en büyük trajedilerden biridir. Tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşen bu katliam karşısında uluslararası güçlerin sessiz kalması, yaşanan acının büyüklüğünü daha da derinleştirmiştir" dedi.
Irak Hükümeti ile KDP yönetiminin saldırılar karşısında sessiz kaldığını ifade eden Karakoçan, PKK gerillalarının ise tüm engellemelere rağmen Şengal'e ulaşarak Êzidî halkını koruduğunu ve daha büyük bir katliamın önüne geçtiğini söyledi.
Aradan geçen 12 yıla rağmen çok sayıda Êzidî kadının akıbetinin hâlâ bilinmediğini belirten Karakoçan, toplu mezarların tamamının açılmadığını, çok sayıda çocuğun kayıp olduğunu ve binlerce Êzîdî'nin Federe Kürdistan Bölgesi'ndeki kamplarda yaşamını sürdürmek zorunda bırakıldığını ifade etti.
Karakoçan, Avrupa'da yürütülen dayanışma çalışmaları sonucunda birçok devlet ile Birleşmiş Milletler'in Şengal'de yaşananları soykırım olarak tanıdığını kaydetti.
Konuşmaların ardından Şengal Fermanı'nı konu alan belgeselin gösterimi yapıldı. Program, yaşamını yitirenlerin anılması ve Şengal halkıyla dayanışma mesajlarının paylaşılmasıyla sona erdi.
CHUR
İsviçre'nin Chur kentinde düzenlenen Şengal Soykırımı'nın 12. yıl dönümü anması, saat 14.00'te başlayıp 17.00'de sona erdi.
Eski HDP Milletvekili Ayşe Acar Başaran ile Chur Eş Sözcüsü Kureyş Doymaz'ın konuşmalarıyla başlayan programda, Şengal'de yaşananların yalnızca Êzîdî halkına değil, insanlığın ortak vicdanına karşı işlenmiş ağır bir suç olduğu vurgulandı.
Konuşmacılar, hafızayı canlı tutmanın, adalet mücadelesini sürdürmenin ve benzer felaketlerin tekrar yaşanmaması için dayanışmayı büyütmenin önemine dikkat çekti.
Program kapsamında gerçekleştirilen sinevizyon gösteriminde Şengal'de katledilenler anıldı, tanıklıklar ve hafızalar yeniden paylaşıldı. Anma etkinliği, "Unutmadık, unutturmayacağız" mesajının yinelenmesiyle sona erdi.
WESEL
Almanya'nın Wesel kentinde soykırımın 12. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, soykırımın unutulmaması, faillerin yargılanması ve Şengal halkının iradesinin tanınması çağrısı yapıldı.
Mala Êzdîyan Wesel ile Dachverband der Ezidischen Frauenräte e.V. öncülüğünde gerçekleştirilen anmaya çok sayıda Êzîdiler, demokratik kitle örgütü temsilcisi ve dostları katıldı. Anma programı, soykırımda yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Anmada yapılan sunumda, 3 Ağustos 2014'te DAİŞ'in Şengal'e yönelik saldırılarında binlerce Êzidî'nin katledildiği, on binlercesinin göçe zorlandığı, kadın ve çocukların ise köleleştirilerek ağır insanlık suçlarına maruz bırakıldığı hatırlatıldı. Aradan 12 yıl geçmesine rağmen kayıpların akıbetinin hâlâ tam olarak aydınlatılamadığı belirtilirken, adalet mücadelesinin süreceği vurgulandı.
Etkinlikte konuşan Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Parlamentosu milletvekili adayı ve Fırsat Eşitliği ile Entegrasyon Komitesi Başkanı Jihane Zerhouni, soykırımların inkâr edilmesinin yeni katliamların önünü açtığını belirterek, toplumların hakikatle yüzleşmesi ve uluslararası hukukun etkin işletilmesi gerektiğini ifade etti.
Fırsat Eşitliği ve Entegrasyon Komitesi Başkan Yardımcısı, sosyolog Gülistan Göktaş ise Êzidî kadınların yaşadığı ağır travmalara dikkat çekti. Kadınların yürüttüğü hafıza ve adalet mücadelesinin yalnızca Êzidîler için değil, tüm toplumlar açısından önemli olduğunu söyleyen Göktaş, kadınların direnişinin soykırımın unutulmamasında belirleyici rol oynadığını dile getirdi.
Anma programı kapsamında "Verfolgung – Vergessen – Nie Wieder / Erinnerung Bewahren – Gerechtigkeit Fordern" (Takip – Unutmak – Bir Daha Asla / Hafızayı Korumak – Adalet İstemek) şiarıyla hazırlanan ‘Mamoste Amele’ adlı tiyatro oyunu sahnelendi. TEV ÇAND Tiyatro Sanatçısı Amele, Şengal'de yaşananların toplumsal hafızadaki yerini ve direniş ruhunu sanat aracılığıyla sahneye taşıdı.
Anma programı, Şengal'de güvenli yaşam koşullarının sağlanması, Êzidî halkının iradesinin tanınması, statüsünün tanınması ve DAİŞ'in gerçekleştirdiği soykırımın uluslararası alanda daha geniş biçimde tanınması yönündeki taleplerle son buldu.
SAARBRÜCKEN
Almanya’nın Saarbrücken kentindeki DKTM'de DAİŞ çetelerinin 3 Ağustos 2014’te Şengal’e yönelik gerçekleştirdiği saldırının yıldönümü dolayısıyla anma programı düzenlendi. Êzidî Kadın Meclisi tarafından organize edilen etkinliğe çok sayıda Êzidî, Kürdistanlı ve dostları katıldı.
Program, Şengal Fermanı’nda katledilenler ile tüm özgürlük şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından yapılan konuşmalarda, DAİŞ’in Şengal’e yönelik saldırılarında Êzidî halkının büyük bir katliama uğradığı, kadın ve çocukların kaçırılarak köleleştirildiği hatırlatıldı.
Konuşmacılar, aradan geçen yıllara rağmen yüzlerce kadın ve çocuğun akıbetinin hâlâ bilinmediğine dikkat çekerek, yaşananların yalnızca Êzidî halkına değil tüm insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu vurguladı. Uluslararası kamuoyuna sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yapıldı.
Etkinlikte ayrıca, DAİŞ saldırıları sırasında KDP’ye bağlı pêşmerge güçlerinin bölgeden çekildiği ve Êzidî halkının savunmasız bırakıldığı ifade edilirken, gerilla güçleri ile bölge halkının direnişi sayesinde on binlerce kişinin kurtarıldığı ve Şengal’in tamamen yok olmasının önüne geçildiği belirtildi.
Konuşmalarda, “Şengal’de direniş gelişmeseydi bugün Êzidî halkının varlığını koruması çok daha zor olacaktı. Şengal’in özgürlüğü büyük bedellerle sağlandı. Bu nedenle fermanı unutmayacağız, unutturmayacağız” denildi.
Anmada, kayıp kadın ve çocukların bulunmasına yönelik çalışmaların desteklenmesi ve Şengal halkının kendi kendini yönetme ve savunma iradesine saygı gösterilmesi çağrıları da öne çıktı.
Program boyunca “Şehîd Namirin”, “Bijî Berxwedana Şengalê” ve “Jin, Jiyan, Azadî” sloganları atıldı. Etkinlik, Şengal’de yaşamını yitirenler başta olmak üzere tüm özgürlük şehitlerinin anılması ve mücadeleye bağlılık mesajlarının verilmesiyle sona erdi.