GÖRÜNTÜLÜ

Sakine Cansız Festivali: Kürt kadınları her alanda umudu büyütüyor

Zürih’te düzenlenen 13. Sakine Cansız Festivali’nde Kürt kadın mücadelesinin küresel etkisi ve Sakine Cansız’ın mirası öne çıktı. Konuşmalarda barış, demokratik toplum ve kadın öncülüğünde dayanışma vurgulanırken, “Şimdi kadın zamanı” mesajı verildi.

9 Ocak 2013'te Fransa'nın başkenti Paris'te katledilen PKK'nin kurucu kadrolarından Sakine Cansız anısına geleneksel olarak düzenlenen Sakine Cansız Festivali'nin 13'üncüsü, İsviçre'nin Zürih kentinde büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi.

İsviçre Kürt Kadın Birliği (YJK-S) öncülüğünde, 20'den fazla kadın örgütü ve inisiyatifinin katkısıyla düzenlenen festivalde bu yıl, Kürt kadın özgürlük mücadelesinin küresel etkisi ile Sakine Cansız'ın dünya kadınlarına bıraktığı mirasın önemine vurgu yapıldı. Festival alanı, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren kadın devrimcilerin ve Önder Apo'nun posterleriyle donatıldı. Gün boyunca sık sık "Jin, Jiyan, Azadî" sloganı yükselirken, sahnede "Jin, Jiyan, Azadî" ve "Hepimiz YPJ'yiz" pankartları yer aldı.

"Şimdi kadın zamanı" sloganıyla gerçekleştirilen festivalde, her yıl olduğu gibi bu yıl da geleneksel kadın dengbêj çadırı ile kitap stantları kuruldu. Çocuklar için oyun alanlarının da oluşturulduğu festivalde, kadın mücadelesi yürüten çok sayıda örgüt ve inisiyatif bilgilendirme stantları açtı. Bu stantlarda, Önder Apo'nun kadın özgürlükçü paradigmasının önemine dikkat çekildi.

Festival, organizasyonda yer alan kadın kurumları ve inisiyatiflerinin konuşmalarıyla başladı. Gün boyunca sahne alan sanatçıların seslendirdiği ezgiler eşliğinde halaya duran kadınlar, attıkları sloganlarla kadın kırımına karşı tepkilerini dile getirirken, kadın mücadelesini daha da büyütme çağrısında bulundu.

‘ÖNDER APO ÖZGÜR OLMALI’

Festival de TJK-E adına bir konuşma yapan Pero Dündar, Önder Apo öncülüğünde yürütülen Barış ve Demokratik Toplum sürecinin önemine değindi. Önder Apo’nun ağır şartlar altında barışta ısrar ettiğini dile getiren Dündar, Türk devletinin bugüne kadar somut adımlar atmamasını eleştirdi. Dündar, kalıcı ve onurlu bir barışın inşası açısından Önder Apo'nun fiziki özgürlüğünün belirleyici önemde olduğunu belirterek, sürecin ilerleyebilmesi için gerekli hukuki ve siyasi adımların atılması gerektiğini söyledi. Barış ve Demokratik Toplum sürecine yönelik eleştirilere de değinen Dündar, yürütülen çabaların herhangi bir taviz değil, halkların ortak geleceğini inşa etmeyi hedefleyen demokratik bir çözüm iradesi olduğunu ifade etti. Sürecin başarısının ancak toplumun aktif sahiplenmesi ve örgütlü mücadelesiyle mümkün olacağını vurgulayan Dündar, kadınların bu dönemde öncü rolünü daha da güçlendirmesi çağrısında bulundu.

Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerden kaynaklı Kürt halkı olarak önemli bir süreçten geçildiğinin altını da çizen Dündar, bu süreçte ulusal birliğin sağlanmasının hayati önemde olduğuna vurgu yaptı.

 ‘SAKİNE’NİN MÜCADELESİ İLHAM VERİYOR’

Konuşmasında Sakine Cansız'ın kadın özgürlük mücadelesine bıraktığı mirasa da değinen Pero Dündar, Cansız'ın yaşamı ve direnişinin yalnızca Kürt kadınları için değil, dünyanın dört bir yanında özgürlük mücadelesi yürüten kadınlar için de güçlü bir ilham kaynağı olduğunu söyledi. Kadınların örgütlü mücadelesinin demokratik toplumun inşasının temel gücü olduğunu vurgulayan Pero Dündar, "Sakine Cansız'ın mirasını yaşatmanın yolu, kadın özgürlüğü mücadelesini büyütmekten ve her alanda kadın öncülüğünü güçlendirmekten geçiyor" mesajını verdi. Kadınların barışın, demokrasinin ve toplumsal dönüşümün en güçlü öznesi olmaya devam edeceğini ifade ederek, mücadeleyi ortaklaştırma çağrısında bulundu.

SEILLER GRAF: KÜRT KADINLARI UMUDU BÜYÜTÜYOR

Festivalde konuşan İsviçre Sosyalist Parti Federal Parlamento Milletvekili Priska Seiller Graf, Kürt kadınlarının direnişinin ve örgütlü mücadelesinin dünya kadın hareketi açısından önemli bir örnek oluşturduğunu söyledi. Festivalin yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda "direnişi, dayanışmayı ve daha adil bir geleceği birlikte kurma iradesini görünür kılan bir buluşma" olduğunu belirten Graf, "Kürt kadınları yalnızca baskıya karşı direnmedi; aynı zamanda umudu ve toplumsal yeniden inşayı da örgütledi" dedi.

BM'nin 1325 sayılı Kadın, Barış ve Güvenlik Kararı'nı hatırlatan Priska Seiller Graf, kadınların barış süreçleri ve karar alma mekanizmalarında eşit temsiline dikkat çekti. Rojava deneyiminin kadın öncülüğünde demokratik örgütlenmenin önemli örneklerinden biri olduğunu ifade eden Priska Seiller Graf, "Kürt kadınları sadece kendi hakları için değil; özgürlük, eşitlik, kendi kaderini tayin hakkı ve insan onuru için mücadele ediyor" diye konuştu.

İsviçre'de yaşayanların da bu mücadeleyle dayanışma sorumluluğu taşıdığını vurgulayan Priska Seiller Graf, kadınların örgütlendiği ve öncülük ettiği her yerde barışın ve demokratik toplumun güçlendiğini belirterek, Kürt kadınlarının mücadelesinin uluslararası dayanışmayla büyütülmesi çağrısında bulundu.

Festival yapılan konuşmaların ardından, gün boyunca, sanatçılar Ayfer Düzdaş, Nûbûn, Nazê Ezîzî, Eylül Nazlıer, Berfin Demir, Nûarîn, Koma Stranan a Jinan (Hunera Mizgîn Swîsre) seslendirdiği ezgiler eşliğinde çekilen halaylarla geç saatlere kadar devam etti.