İttifak, bu dönemde ortak çalışmaları geliştirmek ve iç birliği güçlendirmek için çaba göstereceklerini vurguladı.
Rojhilat Siyasi Güçler İttifakı, 16 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirdiği toplantının ardından Kürdistan özgürlük hareketinin durumu ve ittifakın tarihsel sorumlulukları hakkında bir açıklama yayımladı.
Açıklamanın içeriği şöyle:
“Mücadeleci Kürdistan halkı, kamuoyu ve özgürlük yanlıları!
İran Kürdistanı Siyasi Güçler İttifakı, 16 Haziran 2026 tarihinde Kürdistan özgürlük hareketinin mevcut durumunu ve bu aşamadaki tarihsel görevlerini değerlendirmek amacıyla bir toplantı gerçekleştirdi.
Toplantıda son gelişmeler, ABD ve İsrail’in İran’la yürüttüğü savaşın sonuçları, ardından ateşkes ve ABD ile İran arasında bir anlaşma imzalanmasına yönelik girişimler değerlendirildi. İran’ın siyasi geleceği üzerine yapılan değerlendirmeler sonucunda şu sonuca varıldı: Kürdistan ve İran halklarının toplumsal kesimleri, kendi mücadelelerini ve hak taleplerini sürdürerek İslam Cumhuriyeti rejimine son verecek temel güçtür. Gerçekte rejimin en büyük korkusu da İran içindeki halkların hak mücadelesidir; bu hareketler bugüne kadar ağır baskı ve kanlı uygulamalarla karşı karşıya kalmıştır.
Rojhilat Siyasi Güçler İttifakı, Kürt halkının meşru davasının ve özgürlük mücadelesinin uzun ve köklü bir geçmişe sahip olduğuna inanmaktadır. Bu mücadele herhangi bir savaşın ya da bölgesel rekabetin etkisi altında değildir. Bize göre, uluslararası düzeyde yaygın olan bazı değerlendirmelerin aksine, İslam Cumhuriyeti öyle bir yapıya sahiptir ki, bu tür anlaşmalar ve hatta kapsamlı mutabakatlar bile rejimin özünü ve karakterini değiştiremez. Bu nedenle gerçek değişim ancak halkın iç dinamiklerine dayanan güç, Kürt güçleri ile İran’daki demokrasi yanlısı kesimlerin birliği ve sivil mücadelelerin sürdürülmesiyle mümkün olacaktır. Gelecekte yaşanacak her değişimin temel dayanağı, Kürt halkının ve İran’daki diğer halkların iradesi, çalışması ve ulusal direnişi olacaktır.
İttifakımız, İslam Cumhuriyeti’nin çatışma ve savaşlar sonucunda zayıflamasının İran’daki halkların hak mücadelelerine katkı sağlayabileceğine inanmakla birlikte, esas olarak kendi iradesine ve çalışma gücüne dayanmaktadır. Mücadelenin kaderini dış güçlerle veya İslam Cumhuriyeti arasındaki savaşlara bağlamamaktadır. İran İslam Cumhuriyeti bu savaşın ardından siyasi ve sivil aktivistlere yönelik tutuklama ve idam dalgalarını artırmış, toplum üzerindeki baskıları yoğunlaştırmış ve Başûrê Kürdistan’daki Kürt partilerine yönelik sürekli terör saldırılarıyla bu hareketi zayıflatmaya çalışmıştır. Ancak Kürt hareketi bu baskılar ve zulümler karşısında geri adım atmamıştır.
Rojhilat Siyasi Güçler İttifakı, bu dönemde halkın taleplerine ve Kürdistan hareketinin ihtiyaçlarına saygının bir gereği olarak ortak çalışmaları geliştirmeye, iç birliği sürdürüp güçlendirmeye, basın faaliyetlerinin düzeyini yükseltmeye ve ortak karar alma süreçlerine etkin ve güven verici biçimde katılmaya önem vermektedir. Ayrıca ortak söylem geliştirme, ortak saha çalışmaları yürütme ve umutsuzluk yaratan her türlü yanlış yaklaşımla mücadele etme yönündeki çabalarını sürdürecektir. Kürdistan özgürlük hareketinin meşru hakları elde edilinceye kadar da mücadelesine devam edecektir.”