Mektup, Êzidî Özgür Kadın Hareketi (TAJÊ), Almanya Êzidî Kadınlar Birliği, Rojava Êzidî Kadınlar Birliği ile Moskova ve Ermenistan Êzidî Kadınlar Birliği tarafından gönderildi.
Barış ve demokratik toplum sürecine dikkat çekerek bu sürecin Önder Apo tarafından başlatıldığını belirten kadın örgütleri, mektupta şunları ifade etti:
“Biz Êzidî kadın kurumları, örgütleri ve hareketleri olarak bu mektubu Avrupa Konseyi’ne sunuyoruz. Dünyanın birçok bölgesinde ağır savaşlar yaşanıyor, binlerce insan, kadın ve çocuk bu savaşların kurbanı oluyor. Üçüncü dünya savaşının konuşulduğu böylesi bir dönemde çözüm ve barış için bir kapı aralanmıştır. Türkiye’de barış ve demokratik toplum süreci Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatılmıştır. Bu süreç, Ortadoğu’nun ve dünyanın her alanında etkisini göstermektedir. Başarıya ulaşması halinde, birçok halk ve toplum bundan olumlu şekilde yararlanacaktır.”
‘27 YILDIR İMRALI’DA AĞIR TECRİT ALTINDA TUTULUYOR’
“27 yıldır Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan İmralı Adası’nda ağır baskı ve tecrit koşulları altında tutulmaktadır. Abdullah Öcalan milyonlarca insanın temsilcisidir. Biz Êzidî toplumu olarak da onu kendi önderimiz ve öncümüz olarak görüyoruz. Aynı şekilde milyonlarca insan onun fikir ve paradigması doğrultusunda hareket ediyor. Kalıcı bir çözümün muhatabı Önder Öcalan’dır. Onun fikirleri ve felsefesi olmadan Ortadoğu’da ve dünyada kalıcı bir barış mümkün değildir.”
‘TÜRK DEVLETİ HİÇBİR ADIM ATMIYOR’
Mektupta Türkiye’de binlerce tutsağın bulunduğu, hepsinin umut hakkından yoksun bırakıldığı da vurgulandı: “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, hiçbir tutsağın yaşamının sonuna kadar cezaevinde tutulamayacağını belirtmektedir. Türkiye devleti bu yasayı kabul etmiş olmasına rağmen uygulamıyor. Avrupa Konseyi, birçok kez Türk devletine Önder Öcalan ve tüm tutsaklar için umut hakkının uygulanması çağrısında bulunmuştur. Ancak Türkiye devleti bu konuda hiçbir adım atmıyor ve hiçbir değişiklik yapmıyor.”
UMUT HAKKININ UYGULANMASI ÇAĞRISI
Mektubun sonunda Êzidî kadın örgütleri, 3 Ağustos 2014 tarihli fermanı hatırlatarak Êzidî halkının, özellikle de Êzidî kadınların, 74 ferman yaşadığını belirtti.
Kadın örgütleri son ferman olan 3 Ağustos 2014’teki soykırımdan Önder Apo’nun fikir ve düşünceleri sayesinde kurtulduklarını ifade ettiler: “Biz Êzidî toplumu olarak Önder Abdullah Öcalan’ı koruyucu ve kurtarıcımız olarak görüyoruz. Bir toplumu soykırımdan kurtaran ve onu koruyan biri cezaevinde tutulmamalıdır. Bu nedenle biz de kendi önderimizin fiziksel özgürlüğünü talep ediyoruz. Sizlerden de umut hakkının uygulanmasını istiyoruz. Hiçbir tutsak, ömrü boyunca ağır baskılar altında cezaevinde tutulmamalıdır. Êzidî toplumu olarak sizden, Önder Abdullah Öcalan ve tüm tutsaklar için umut hakkının uygulanmasını talep ediyoruz. Ayrıca Avrupa Konseyi’nin 18 Eylül’de aldığı umut hakkı kararını uygulamanızı ve Türkiye devletine bu konuda baskı yapmanızı istiyoruz.”