YENİLENDİ

Colemêrg’de Barış ve Demokratik Toplum şöleni: Öcalan’ın hayallerini gerçekleştireceğiz

DBP Eş Genel Başkanı Bayındır, Önder Apo’nun dışarı çıkması halinde Cîlo’ya yönelip demokratik yaşam inşa edeceğine ilişkin sözünü aktardı ve bu hedef için mücadele edeceklerini söyledi. Tülay Hatimoğulları , “Bu sürecin garantisi halktır" dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır’ın katılımıyla Colemêrg’de “Barış ve Demokratik Toplum” şöleni düzenlendi. Öğle saatlerinde kentteki kortej ve coşkulu karşılama ile başlayan program, DEM Parti il binasının açılışı ve ardından eski belediye garajındaki halka açık şölenle sürdü.

Bir dakikalık saygı duruşunun ardından, görevi gasp edilerek hapsedilen Colemêrg Belediye Eşbaşkanı Mehmet Sıddık Akış’ın gönderdiği mesaj okundu; ardından DEM Parti İl Eşbaşkanı Behçet Kanat halkı selamladı.

Şölen alanını dolduran on binler sık sık “Bijî Serok Apo”, “Şehîd namirin” ve “Bijî berxwedana zindanan” sloganlarını attı.

DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, 1 Kasım Dünya Kobanê Günü vesilesiyle özgürlük için direnen ve “Kobanê düşmeyecek” diyenleri selamladı.

Önder Apo’ya binlerce selam gönderdiklerini belirten Bayındır, Önder Apo’nun son görüşmesinde “Ben bir gün dışarı çıkarsam yönümü Cîlo’ya çevireceğim ve demokratik bir yaşam kuracağım” dediğini aktardı. Bayındır, “O yaşam mutlaka kurulacak ve biz Sayın Öcalan’ın hayallerini gerçekleştirmek için mücadele edeceğiz” dedi.

‘İRADEMİZ SÜMBÜL GİBİDİR, DİZ ÇÖKMEZ’

Ayrıca bölgede özel savaş politikalarının arttığına işaret eden Bayındır, “Bu topraklarda buna izin vermememiz gerekiyor. Biz buradan halkımıza söz veriyoruz; biz özel savaş politikalarına izin vermeyeceğiz. Kimse iki paket sigara satamazken onların gözü önünde bu işler dönüyor. Biz yeni bir yaşam kurmak zorundayız ve bunu başaracağız. Bu kirliliğin önünü mutlaka kapatmamız gerekiyor. Bizim irademiz Sümbül gibidir ve diz çökmez” ifadelerini kullandı.

Son yıllarda bölgede aşiretçiliğin de geliştirildiğini söyleyen Bayındır, “Aşiretçilik; halkını, dilini, kültürünü savunuyorsa başımız üzerine yeri var ama başka yola meyledilmesini kabul etmiyoruz. Burada büyüklük; halkını ne kadar savunduğu, onların mücadelesine ne kadar destek verdiğiyle ölçülür. Yoksa siyah takım elbise ve kırmızı kravatla bu işler olmaz. Bu kadim halk yıllardır burada direniyor ve direnmeye devam ediyor. Burada toplumu birbirine düşürmek ve geri bir kültür yaratmak istiyorlar. Biz Kürt’üz ve Kürdistan’da yaşıyoruz” uyarısında bulundu.

Bayındır, konuşmasını “Herkesin bu sürece destek vermesi gerekiyor. Sayın Öcalan, ‘bu halk artık özgürlüğü hak ediyor’ diyor. Biz özgürlüğümüze yakınız ve bunun taşları örülüyor. Ama bunun için çalışmak ve örgütlenmek gerekiyor” diyerek sonlandırdı.

TÜLAY HATİMOĞULLARI: BU SÜRECİN GARANTİSİ HALKTIR

Ardından  konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 1 Kasım Dünya Kobanê Günü’nü kutlayarak, “Kobanê, sadece Rojava’da değil, tüm Ortadoğu ve dünya için onurlu bir direnişin simgesidir. Selam olsun Kobanê’de direnenlere, selam olsun IŞİD karanlığına karşı mücadele edenlere, selam olsun kadın özgürlük mücadelesinin sembolü olan Kobanêli kadınlara” dedi.

Önder Apo’nun 27 Şubat’ta İmralı’dan yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısı sonrası Kürt Özgürlük Hareketi’nin bu çağrıya binaen somut adımlar attığını ve 26 Ekim’de Türkiye’den çekilerek tarihi bir açıklama yaptığını hatırlatan Tülay Hatimoğulları, şunları kaydetti: “Kürt Özgürlük Hareketi, Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun barışı için somut, tarihi adımlar atıyor. Bugün savaşların, yıkımların, nükleer tehditlerin gölgesinde bir dünyada yaşıyoruz. Kürt hareketi, halkların güvenliği ve barışı için tarihi bir sorumluluk üstlenmiştir. Bu sorumluluğa herkesin ortak olması gerekir. İktidar da muhalefet de bu sürecin başarıya ulaşması için üzerine düşeni yapmalıdır.”

Tülay Hatimoğulları, sürecin ilerleyebilmesi için acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı: “Komisyonun acilen İmralı’ya gitmesi, Sayın Öcalan ile görüşmesi gerekiyor. Demokratik entegrasyon ve özgürlük yasaları çıkarılmalı, silahsızlanmanın önünü açacak özel yasa acilen gündeme alınmalıdır. Kaybedilen her an, provokasyonlara zemin hazırlıyor. Hapishanelerdeki hasta mahpuslar ve infazı yakılan tutsaklar derhal serbest bırakılmalıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulanmalıdır. Barış ve demokrasi bize altın tepsiyle sunulmayacak; bu sürecin garantisi halkın kendisidir, örgütlü mücadeledir.”

Kentin iradesinin gasp edilmesine tepki gösteren Hatimoğulları, “Hakkari’ye atanan kayyum derhal geri çekilmelidir. Hakkari halkının iradesi Mehmet Sıddık Akış ve Viyan Tekçe’dir. Onları siz seçtiniz, onlar sizin iradenizdir” dedi.

Tülay Hatimoğulları, Colemêrg’in sosyoekonomik durumuna dikkat çekerek, “81 il içinde en yoksul kentlerden biriyiz. İşsizlik en yüksek seviyede. Biz barış mücadelesi kadar ekmek mücadelesi de veriyoruz. Barışın yolu aynı zamanda ekmek mücadelesinden geçiyor” ifadelerini kullandı.

Tülay Hatimoğulları, gençler arasında yayılan uyuşturucu kullanımına da dikkat çekerek, bunun özel harp politikalarının bir sonucu olduğunu belirtti.

Konuşmaların ardından Xêro Abbas sahne aldı.