Uyuşturucu kullanımıyla mücadele edilmiyor
300 bin nüfuslu Sêrt’te uyuşturucu madde kullanımı artıyor, yaş ortalaması giderek düşüyor ama bağımlılığa karşı sadece Yeşilay'a bağlı YEDAM merkezi bulunuyor.
300 bin nüfuslu Sêrt’te uyuşturucu madde kullanımı artıyor, yaş ortalaması giderek düşüyor ama bağımlılığa karşı sadece Yeşilay'a bağlı YEDAM merkezi bulunuyor.
Sêrt'te artan madde kullanımına dair görüştüğümüz tanıklar, hem yetersiz tedavi alanları hem de gerekli önlemlerinin alınmaması nedeniyle gençlerin bu durumdan kurtulamadığına dikkat çekti.
Toplumsal bir sorun haline madde kullanımı yaşı, birçok kentte 9'a düştü. Bağımlılık sürecinde destek alamadıkları, desteğe erişemedikleri ya da desteği kabul etmedikleri gerekçesiyle tedavi süreçlerini de zorlaştıran bu kişiler, aile üyelerine de büyük zararlar veriyor. Bu durumun son örneği ise Sêrt’ın Kurtalan ilçesinde yaşandı. Madde bağımlısı olduğu belirtilen Onur Arı, eşini ve amcasını ateşli silahla katletti, annesi ile iki kişiyi ise ağır yaraladı. Onur Arı'nın daha önce tedavi olduğu ve kısa bir aradan sonra madde kullanımına yeniden başladığı öğrenildi. Olaydan üç gün önce madde kullandığı tespit edilen Onur Arı gibi sayısız örneklerin olduğu Sêrt'te etkili bir mücadele yöntemi ise bulunmuyor.
NE MERKEZ NE DE TEDAVİ VAR
300 bin nüfuslu kentte madde bağımlılığına karşı sadece Yeşilay'a bağlı YEDAM merkezi bulunuyor. Bu maddeden kurtulmak isteyen gençler tedavi olmak için İzmir ve Elazığ gibi kentlere gönderiliyor. Tedavi merkezlerinin uzak olması nedeniyle gittikleri yerlerde ya kalmayan ya da tedavi olmaktan vazgeçen kişiler, Sêrt'te kaldıkları süre boyunca hem kendilerine hem de ailelerine zarar vermeye devam ediyor. DEM Parti Sêrt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş'ın konuya dair verdiği iki soru önergesi yanıtsız kaldı.
ÇEVRELERİ İÇİN TEHDİT OLDULAR
Konuya dair konuştuğumuz tanıklardan biri, kardeşinin madde bağımlılığı sürecinde yaşadıkları mağduriyeti ve zorlukları anlattı. Gittikleri her kapıdan döndüklerini ve en son kardeşinin annesine bıçak çekerek katletme girişiminde bulunduğunu belirten yurttaş, bu duruma kalıcı çözüm bulunması gerektiğini söyledi. Uyuşturucu bağımlısı kardeşini kurtarmak için yıllarca mücadele ettiğini belirten yurttaş, “Devletin tüm kapılarını çaldım ama hiçbirinden yardım göremedim. Yasalar bağımlıyı tedavi etmiyor, suça itiyor” dedi. Uzun süredir madde bağımlısı olan kardeşinin zaman içerisinde çevre için bir tehdide dönüştüğünü belirten yurttaş, durumu kontrol altına almak için en son adliyeye giderek zorla tedavi edilmesi talebinde bulunduğunu söyledi. Kardeşinin kayıp olduğunu ve o süreçte bulunamadığına dikkat çeken yurttaş, şunları ifade etti: “Mahkeme, kardeşim için yakalama kararı çıkardı. Yazıda açıkça ‘yakalanıp hastaneye götürülmesi ve mahkemeye çıkarılması’ gerekiyordu. Bu karar, Emniyet’e gitmesine rağmen kardeşim yakalanmadı. Ben çevresine sordum, herkes ‘Polisin yanında’ diyordu. Yani polis sözde onu arıyor ama gerçekte beraber geziyorlardı. Hastaneye gittim, polis odasına götürdüm. Yakalama kararını gösterdim. ‘Ben hastane polisiyim, ilgilenmem’ dedi. Doktor mesai bitmek üzere olduğu için işlem yapmak istemedi. Kardeşimi polisin odasında bekletip doktorla konuştum, tüm işlemleri ben hallettim. Polisler geldiğinde bana hesap sormaya başladılar. ‘Sen kardeşini nasıl getirdin?’ dediler. Ben de ‘Sizin yapmadığınız görevi ben yaptım’ dedim.”
TEDAVİ YERİNE KULLANIYORLAR
Mahkemede ilk olarak kardeşinin tedavi sürecinin reddedildiğini belirterek yurttaş, "Doktora ve mahkemeye ‘Bu kişi uyuşturucu etkisinde, kendini kontrol edemiyor’ dedim. ‘Akli melekeleri yerinde’ diyerek zorla tedavi kararı verilmedi. Ben, ‘Tedavi edilebilmesi için aklını tamamen mi kaybetmesi gerekiyor?’ diye sordum ama cevap alamadım. Kardeşim polislerle ‘kanka’ gibiydi. İnsanlar bana ‘Kardeşini önce polislerden kurtar’ diyordu. Düşünebiliyor musunuz, uyuşturucu bağımlısı biri tedavi edilmek yerine kullanılıyor. Bu çok büyük bir vicdansızlık, ahlaksızlık. Kurtarılması gereken biri, devlet eliyle harcanıyor.”
AMATEM BİZİ KABUL ETMEDİ
Kardeşini sonunda ikna edip Diyarbakır AMATEM’e götürdüğünü ama orada da benzer bir tabloyla karşılaştığını belirten yurttaş, "Kardeşim gönüllüydü, tedavi olmak istiyordu. Doktora ‘Lütfen hemen yatış yapın, vazgeçmeden’ dedim. Ama bana ‘Mesai bitti, pazartesi gelin’ dediler. Ben ısrar edince güvenliği çağırıp bizi dışarı attılar. Hatta oranın müdürü bana ‘Her tedavi olmak isteyeni tedavi edersek olur mu?’ dedi. Bu söz bir hastane müdüründen duyulacak şey mi?” diye sordu.
PARA İÇİN ANNESİNE BIÇAK ÇEKTİ
O gün tedavi gerçekleşmediği için kardeşinin tekrar ortadan kaybolduğunu, günler sonra annesine bıçak çekip para istemesi üzerine tutuklandığını söyledi. Kardeşinin yaklaşık 5–6 ay cezaevinde kaldığını belirten yurttaş, “Cezaevinde uyuşturucudan uzak kaldı. Şimdi temiz ama hâlâ korkuyoruz. Türkiye’de uyuşturucuyla mücadele programı yok. Uyuşturucu kullananları ıslah etmiyorlar, cezalandırıyorlar. Bu sistem suçu engellemiyor, suç üretiyor. Eğer tedavi merkezleri açılsa cezaevleri bu kadar dolmaz” şeklinde konuştu.
CEZAEVİ DEĞİL, AMATEM MÜJDESİ VERİLMELİ
Yurttaş, özellikle Kürt kentlerinde tedavi merkezlerinin yetersiz olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “20 milyona yakın nüfusa karşı sadece iki AMATEM var. Diyarbakır ve Van’daki merkezlerde 40–50 yatak var. Her ile en az bir AMATEM açılmalı. Gençler kaderine terk edilmiş durumda. Cezaevine müjde verenler, bize AMATEM müjdesi versin.”