8 Aralık’ta Baas rejiminin devrilmesinin ardından, Suriye Geçici Hükümeti Başkanı Ahmed el Şara (Colani) komutasındaki Heyet Tahrir uş Şam (HTŞ) ve bağlı paramiliter grupların, başta Aleviler ve Dürziler olmak üzere farklı halklara yönelik ağır saldırılar gerçekleştirdiği belirtilmişti. Tüm dünyanın gözü önünde yaşanan bu katliamlara karşı uluslararası tepkiler yükselirken, İngiltere de yaptırım kararı alan ülkeler arasına katıldı.
İngiltere hükümeti, Suriye geçiş yönetiminin yeni “ordu” yapısına dahil ettiği Sultan Süleyman Şah Tugayı, Hamza Tümeni ve Sultan Murad Tümeni ile bu yapıların komutanlarına yaptırım uygulandığını duyurdu. Gerekçe olarak, iç savaş sürecinde işlenen uluslararası insancıl hukuk ihlalleri ile Mart ayında Suriye kıyı bölgelerinde Alevilere yönelik gerçekleştirilen katliamlar gösterildi.
Reuter's ajansının geçtiği haberde, söz konusu grupların yaklaşık 700 Alevi’nin öldürülmesinden sorumlu olduğu belirtilirken, Birleşmiş Milletler’in de bu yapılar hakkında daha önce yaptırım kararı aldığı hatırlatıldı.
YAPTIRIM UYGULANAN TÜMENLER
İngiltere’nin yaptırım listesine aldığı, bugün kuzey ve orta Suriye’de Suriye ordusunun ana gövdesini oluşturan Türkiye destekli üç SMO tümeni şöyle sıralandı:
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper imzasıyla yayımlanan kararda, Suriye kıyı bölgelerinde Alevilere yönelik ihlaller nedeniyle, Suriye geçiş hükümeti başkanı Ahmed el Şara yönetimindeki bazı yetkililere yaptırım uygulandığı belirtildi. Kararın, Esad döneminden bazı yetkililer ve iş insanlarını da kapsadığı ifade edildi.
TÜRKİYE DESTEKLİ SİLAHLI GRUPLAR
Yaptırım listesinde yer alan isimler ve haklarındaki suçlamalar ise şöyle aktarıldı:
Ebu Emşe (Muhammed Hüseyin el Casim): Yeni Suriye yönetiminde en üst rütbeli generallerden biri olan Ebu Emşe, 62. Tümen Komutanı olarak görev yapıyor. Daha önce Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu (SMO) ve Sultan Süleyman Şah Tugayı’nın komutanıydı. El Casim komutasındaki grubun, Mart 2025’te Suriye sahil bölgesindeki şiddet olaylarına katıldığı, sivilleri ve özellikle Alevi topluluğunu hedef alan keyfi infazlar gerçekleştirdiği belirtildi.
Seyf Bulad Ebu Bekir (Seyf Polat): Yeni Suriye ordusunda 76. Tümen Komutanı olarak atanan Seyf Polat, daha önce Türkiye destekli SMO bünyesinde görev yaptı ve Hamza Tümeni komutanıydı. “Türklerin komutanı” olarak da bilinen Seyf Polat’ın komutasındaki grubun, iç savaş boyunca işkence, haraç, zorla yerinden etme ve özellikle Afrin ile Halep bölgelerinde sivillere yönelik ağır ihlallerden sorumlu olduğu kaydedildi.
Her iki komutanın da liderliğini yaptığı grupların, Türkiye destekli silahlı yapılar arasında yer aldığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’de yürüttüğü askeri operasyonlara katıldığı hatırlatıldı. Esad ailesinin 53 yıllık iktidarının sona ermesinin ardından kurulan yeni yönetimin, bu isimleri tümen komutanı olarak atadığı ve tuğgeneral rütbesi verdiği belirtildi.
SULTAN MURAD TÜMENİ’NİN SİCİLİ
Sultan Murad Tümeni’nin ise Esad yönetiminin sona ermesinden önce Kürtlere ve Suriye Demokratik Güçleri’ne (QSD) yönelik operasyonlara katıldığı, bu süreçte işkence, keyfi tutuklamalar, zorla kaybetmeler ve tutuklulara kötü muamele uygulamalarında bulunduğu kaydedildi. Ayrıca grubun Libya, Dağlık Karabağ ve Nijer’deki askeri faaliyetlere de dahil olduğu, Suriye sahil bölgesinde keyfi infazlar dahil olmak üzere ciddi insan hakları ihlallerinden sorumlu olduğu vurgulandı.
GEREKÇE: ALEVİ KATLİAMLARI
İngiltere hükümetinin resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamada, yaptırımların hem Suriye iç savaşının en yoğun döneminde işlenen suçlar hem de bu yılın başlarında Lazkiye ve Tartus vilayetleri ile Suriye kıyı bölgelerinde yaşanan şiddet olayları nedeniyle uygulandığı belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bu yaptırımlar, İngiliz hükümetinin hem eski Esad rejimi hem de diğer aktörler tarafından Suriye halkına karşı işlenen suistimallerden sorumlu tutulacak kişilerin hesap vermesini sağlamaya yönelik süregelen taahhüdünün bir parçasıdır.”
İNGİLTERE: AÇIK BİR MESAJ
Açıklamada görüşlerine yer verilen Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, yaptırımların net bir mesaj taşıdığını belirterek şunları söyledi:
“Suriye’de başarılı ve sürdürülebilir bir siyasi çözüm için tüm Suriyeliler açısından hesap verebilirlik ve adalet hayati önemdedir. Bugün, sivil halka karşı işlenen korkunç şiddet olaylarına karışan kişi ve kuruluşlara yaptırım uyguluyoruz. Bu yaptırımlar, tüm Suriyelilerin barışçıl ve müreffeh bir geleceğini baltalamaya çalışanlara açık bir mesajdır.”