Hakkında açılan bir soruşturmadan dolayı yakalama kararı bulunan 28 yaşındaki Mikail Ekinci, 1 Nisan 2023 tarihinde Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde bulunan Aynalı (Bîstîn) mahallesine bağlı Gulabaxça mezrasına baskın yapan polisler tarafından “dur ihtarına” uymadığı bahanesiyle silahla vurularak öldürüldü. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, şüpheli kolluk görevlileri Aybars Pusat (Mazlum) İnan, İlyas Koçaş ve Lokman Karakılçık hakkında “olası kast ile öldürme” suçundan iddianame hazırladı. Hazırlanan iddianameye rağmen sanık polislerin hala görevde olmaya devam ettikleri öğrenildi. Son duruşmada 1 Nisan günü yapılan keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporu dosyaya eklenirken, raporda yer alan ifadeler sanıkların bütün savunmasını çürüttü. Raporda, "ateş etti" denilen Ekinci'nin elinde svap izine rastlanmadığı ve Ekinci'ye ait olduğu iddia edilen suda bulunan ikinci silahın ona ait olmadığı açığa çıktı.
AİLE ÜYELERİ İŞKENCEYE MARUZ KALMIŞTI!
Olay günü bahsi geçen köyde baskın yapan polisler, motorsiklet ile köyden ayrılan Ekinci'yi hem havadan hem de karadan takip etti. Ekinci'nin yanı sıra köyde de ev baskını düzenleyen özel hareket polisleri, aile fertlerine karşı, kadın, yaşlı ve çocuk ayırt etmeksizin aşırı güç kullanarak, darp ve hakaretlerde bulunmuştu. Eve giren polisler, aile üyelerine uzun namlulu silahlar doğrultmuş, kendilerini darp etmiş, yüzü koyun bir biçimde zorla yere yatırmış ve uzun süre o şekilde bekletilmişlerdi. Bu anın görüntülerini çeken çocukların elinde bulunan telefonlar alınarak görüntüler silinmiş ve telefonları kırılmıştı.
ATEŞ ETME ANI GÖRÜNTÜLERDE YOK!
Baskının ardından polislerin takip ettiği Ekinci'nin kısa süre sonra yaşamını yitirdiği bilgisini alan aile üyeleri, polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. Başlatılan soruşturma sonrası hazırlanan iddianamede şüpheli olarak yargılanan polisler, "Olayın heyecanı ile ateş ettim" savunmasında bulunurken, polislerin ifadesinde yer alan "sanık bize ateş etti" beyanı da hem görüntü kayıtlarında hem de bilirkişi raporları tarafından yalanlandı. Olayda Ekinci'nin iki silah taşıdığını beyan eden polisler, silahı dere yatağında bulunurken konuya dair hazırlanan raporda silahın Ekinci'ye ait olduğu iddiasının ise kesin olmadığı tespit edildi.
EKİNCİ'NİN ELİNDE SVAP İZİNE RASTLANMADI!
Başlatılan yargılama sonrası çelişkili ifadelerin doğrulanması için 1 Nisan 2026 tarihinde olay yerinde bir keşif yapıldı. Keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporlarında ise sanık olarak yargılanan polislerin verdiği beyanlar doğruluk kazanmadı. Alanın açık ve düz olması nedeniyle müdahale imkanlarının teknik olarak mevcut olduğunun belirtilen raporda, drone kayıtlarında ise olayın en kritik noktası olan ateş etme anının kayda alınmadığı ya da silindiği bilgisine yer verildi. Raporda yine 112 ekiplerinin olay anına uzak bir yerde bekletildiği ve silah sesinden dakikalar sonra Ekinci'nin yanına götürüldüğü bilgisi yer aldı.
BİLİRKİŞİ RAPORUNDA SANIK İFADELERİ DOĞRULANMADI!
Hazırlanan 8 sayfalık raporda olay anına dair görüntüler ve fotoğraflar yer alırken, raporun sonuç kısmında ise şu ifadeler yer aldı: "Olay yerinin (Kolluk en son görülme yeri ile Maktulün bulunduğu yer) açık ve görüşe elverişli olması nedeniyle alternatif müdahale seçeneklerinin teknik olarak mümkün olabileceği, drone görüntülerinde Maktul ile Sanıklar (en son görüldükleri yer)arasında eğim ve fiziki engel bulunmadığı görüldü.
Drone kayıtlarında zaman kesintisi (gap) bulunduğundan kritik ateş etme ve vurulma anının görüntülerde yer almadığı, kesinti öncesinde maktulün bir bölgede saklandığının görüldüğü, kesinti sonrasında maktulün yerde olduğu ve olay yerinde görevli polis memurları tarafından kalp masajı uygulandığı anların kayıt altına alındığı yine 112 acil sağlık ekiplerine ait personelin görüntülerde yer almadığı, iddia konusu çatışma ve ateş etme anının görüntülerde bulunmadığı görüldü. 112 sağlık ekiplerinin görüntülerde yer almamasının müdahale zaman çizelgesi açısından ek bir veri oluşturduğu, ayrıca '112 Görevlilerinin bekletildiği esnada silah seslerinin geldiği' beyanın Maktul vurulduktan sonra gerçekleştiği bu sebeple bu hususun balistik incelemeye haiz bir durum olduğu yani 112 görevlilerinin olay yerine maktul vurulduktan sonra çağırıldığı ancak alana güvenlik nedeni ile yaklaştırılmadığı ve bu bekleme esnasında gelen silah seslerinin Sanık beyanları ile teknik olarak çeliştiği anlaşıldı. Bu nedenle sanıklar ile maktul arasındaki mesafenin olay anında doğrudan ölçülemediği, maktulün sırtından vurulmuş olmasının kaçma yönünde hareket ettiğini gösterdiği ve maktulün ateş ettiğine ilişkin iddianın el svabı ve kriminal bulgularla tam desteklenmediği, belirlendi.
İki farklı silah iddiasına rağmen yalnızca birinin görsel olarak doğrulandığı, dereden çıkartılan tabancanın aidiyetine ilişkin somut delil bulunmadığı, merminin atış mesafesine ilişkin kriminal raporlarda net bir tespit bulunmadığı, atış mesafesini belirleyebilecek maktulün isabet alan elbisesi üzerinde Kriminal İnceleme verilerin raporlarda belirtilmediği, olayın oluş şekline ilişkin beyanlar ile teknik ve kriminal bulgular arasında uyumsuzluklar bulunduğu, olayın meşru müdafaa ve orantılılık açısından teknik olarak tartışmalı unsurlar içerdiği görüldü."
KARAR 24 KASIM'DA VERİLECEK!
Raporu değerlendiren Diyarbakır 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi mütalaa kararı verdiği duruşmasını 24 Kasım gününe erteledi. 24 Kasım'da görülecek duruşmada kararın verilmesi bekleniyor.