ABD Başkanı Donald Trump’ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya, “Iraklı silahlı grupların silahsızlanma yönünde attığı adımlar memnuniyet verici ve cesaretlendirici bir gelişmedir” dedi. Temsilci, bu adımın ülkenin dini otoritelerinin çağrılarına yanıt niteliğinde olduğunu belirtti.
“Niyet beyanları tek başına yeterli değildir. Silahsızlanma kapsamlı, geri döndürülemez ve açık ve bağlayıcı bir ulusal çerçeve içinde uygulanmalıdır” diyen Savaya, sürecin tüm grupların “tamamen ortadan kaldırılmasını” ve üyelerinin sivil hayata geçişini içermesi gerektiğini vurguladı.
Diplomat, hiçbir siyasi parti, örgüt veya bireyin devletin yetkisi dışında silahlı bir gruba sahip olmaması gerektiğini belirterek, yalnızca “meşru federal ve bölgesel kurumların” silah taşıma hakkına sahip olması gerektiğini sözlerine ekledi.
Irak Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faiq Zidan cumartesi günü yaptığı açıklamada bazı silahlı grupların liderlerinin askeri eylemleri durdurma ve silahları devlete teslim etme çağrısına uyduklarını açıklamıştı.
Bu gelişme, Washington'un Irak'a İran'ın etkisini sınırlandırması yönündeki çağrılarının yoğunlaştığı ve Irak'ı devletle bütünleşmiş Halk Seferberlik Güçleri dahil tüm silahlı grupları feshetmeye zorladığı bir dönemde gerçekleşti.
ABD'nin İran destekli Irak milisleri olarak tanımladığı Kataib Hizbullah ve Hareket el-Nujaba, ülkede yabancı güçler bulunduğu sürece “direniş” hakkını koruduklarını belirterek silahsızlanma çağrılarını reddetti.
Silahlı Şii gruplar, Savaya'nın açıklamalarını ve çağrılarını Irak siyasetine “yabancı müdahale” olarak nitelendirerek karşı çıkıyor.
15 MİLYON SİLAH
Resmi olmayan verilere göre, Irak toplumunda yaklaşık 15 milyon orta ve hafif silah bulunuyor ve bunların çoğu silahlı gruplar ve aşiretlerin elinde.
Savaya, “Irak bugün belirleyici bir dönüm noktasında bulunuyor. Egemenlik, istikrar, refah, birlik ve hukukun üstünlüğü yolunda ilerleyebilir ya da yasadışı silahlı grupların kişisel çıkarları ve dış gündemleri için ulusal kaynakları sömürdüğü, devletin otoritesini daha da zayıflatan parçalanma ve güvensizlik döngüsünde sıkışıp kalabilir” diye konuştu.
Savaya’nın açıklaması ayrıca İsrail’in Irak’taki gruplara saldırı düzenleyebileceği yönündeki iddialardan sonra geldi. Şarkül Avsat birkaç gün önce Iraklı yetkililere dayandırdığı haberinde, ‘dost’ bir ülkenin Bağdat’ı uyardığını ve muhtemel hedefler arasında Şii gruplarla bağlantılı devlet kurumları, Haşdi Şabi, askeri isimler, füze ve insansız hava aracı depolarının ve eğitim kamplarının bulunduğunu bildirmişti. Haberde ayrıca İsrail’in Irak’a operasyon düzenlemek için ABD’den izin aldığı iddia edilmişti.
Irak Ulusal İstihbarat Servisi, pazar günü yaptığı bir açıklamayla Bağdat’ın büyük ölçekli askeri saldırılar konusunda uyarıldığı yönündeki haberleri yalanladı.