Öğrenci Birliği: Asla kabul etmiyoruz

Yurtsever Öğrenciler Birliği, Yükseköğretim Bakanlığı'nın kararını reddederek, "Ana dilinde okutulan bölüm ve fakültelere yönelik müdahale girişimleri, akademik temellere bir darbe ve bilimsel geleceğimize tehdittir; bu kararı asla kabul etmiyoruz" dedi.

Yurtsever Öğrenciler Birliği, Suriye geçici hükümetinin Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığının Rojava Üniversitesi ile Kobanê Üniversitesine ilişkin aldığı son kararı reddeden bir açıklama yaptı.

Açıklama, Qamişlo kentindeki Rojava Üniversitesinde öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Açıklama Kürtçe öğrenci Ronya Luqman Heyder, Arapça ise Sımav Dirêî Mihemed tarafından okundu.

Açıklamanın içeriği şu şekildedir:

“Yükseköğrenim ile ana dilinde eğitim alma hakkı -ki bu hak, kültürümüzün ve akademik gelişimimizin temel kimliği olarak görülmekte ve toplumun taleplerini karşılayan bir çevre ile koşullar içerisinde yer almaktadır- parlak bir geleceğin inşası, toplumlarını geliştirebilecek bilgili ve yetkin nesillerin hazırlanması için her zaman temel bir taş olmuştur.

Bölgelerimizde yükseköğretim kurumlarının kurulması, son 10 yılda tarihi ve önemli bir adım gerçekleştirmiş; binlerce öğrencinin ve ailelerinin, kendi kentlerinde ve bölgelerinde sakin ve kesintisiz bir eğitimle doğal haklarına kavuşma umutlarını ortaya koymuştur. Bugün de bölgedeki tüm öğrenciler adına net bir sesle ve temel bir duruşla şu hususları vurguluyoruz:

Bu kararlardan çok ağır bir şekilde zarar göreceğiz; çünkü tüm öğrenim hayatımız boyunca ana dilimiz olan Kürtçe ile okuduk. Yüksek öğrenimimize ana dilimizle devam etmek en doğal ve akademik hakkımızdır. Ana dilinde okutulan bölüm ve fakültelere yönelik müdahale girişimleri, akademik temellere bir darbe ve bilimsel geleceğimize yönelik bir tehdittir; bu kararı asla kabul etmiyoruz.

Bölümlerin kaldırılması, entegre edilmesi veya bu şekilde yeniden yapılandırılması; ana dilinde eğitim hakkını ve halkların kendi eğitim kurumlarını özgür ve bağımsız bir şekilde yönetme hakkını güvence altına alan temel insan haklarının ve uluslararası sözleşmelerin açık bir ihlalidir. Bu karar, binlerce öğrenciyi haklarından mahrum bırakmaktadır.

Üniversitelerin geleceği idari kararlarla belirlenemez; akademik kurumlar tam bir bağımsızlığa sahip olmalıdır. Adil bir şekilde ve o üniversitenin kimliği temelinde gerçekleşecek geçiş aşaması olmalıdır.

Entegrasyon, asimilasyon (eritme) anlamına gelmez; entegrasyon sürecinde eğitim, lojistik, hukuki ve akademik kriterler şeffaf bir şekilde göz önünde bulundurulmalıdır. Aksi takdirde, öğrenci haklarına karşı bir haksızlık ve aldatma ile karşı karşıya kalacağız.

Bu bölgenin çocuklarının, bilimsel ve akademik ihtiyaçlarını karşılayan ve kimliklerini koruyan bağımsız bir üniversiteye sahip olmaları meşru ve tarihi haklarıdır. Bizim dileğimiz her zaman, on yıllık bir süre zarfında sadık bir emekle kurulan bu üniversitemizin tam bir tanınma elde etmesi ve içeriği eritilmeksizin görevini yerine getirmeye devam etmesiydi, halihazırda da öyledir.

Hiçbir adım veya yeniden yapılandırma kararı, ne yapılan fedakarlıklar pahasına ne de öğrencilerin seçtikleri bölümlerde eğitimlerine devam etme hakları pahasına olmalıdır.

Öğrenci Birliği olarak tutumumuzda tamamen ısrarcıyız ve hakkımızı talep etme konusunda her türlü yöntemi sürdüreceğiz. Bu nedenle geçici hükümete, ilgili tüm taraflara ve eğitim kurumlarına, üniversitemizin kazanımlarının güvence altına alınması ve bölge çocuklarının ana dilinde öğrenim görme hakkının korunması için son kararları yeniden gözden geçirmeleri çağrısında bulunuyoruz.”