Şehit Elaa Hesekê: Demokratik Ulus’un komutanı ve fedai savaşçısı

Rojava Devrimi saflarında mücadele eden ve 17 Ocak 2026’da Reqa kırsalındaki Heqil El-Sewara direnişinde şehit düşen Elaa Hesekê, Demokratik Ulus fikrine bağlılığı, fedai kişiliği ve öncü duruşuyla hafızalara kazındı.

Tarih, kendi kendini yönetme ve kendini savunmanın insanlığın en temel haklarından biri olduğunu defalarca ortaya koydu. Rojava Devrimi de bu anlayışın somutlaştığı bir deneyim olarak yalnızca Kürt halkına değil, farklı uluslardan, inançlardan ve kültürlerden halklara da ortak yaşam ve demokratik birlik zemini sundu. Demokratik Ulus fikri, demokratik toplum sistemi, kadın özgürlük mücadelesi ve halkların birlikte yaşamı Rojava topraklarında önemli bir gelişim alanı buldu.

Mezopotamya ve Ortadoğu tarihinde direnişleriyle iz bırakan birçok öncü şahsiyet yetişti. Bu isimlerden biri de Demokratik Ulus fikrinin takipçisi ve öncülerinden olan şehit Ezîz Ereb’di. Tıpkı Ömer Muhtar gibi teslimiyeti kabul etmeyen duruşuyla sonraki kuşaklara örnek oldu.

Rojava Kürdistanı’nda işgale ve iktidarcı anlayışlara karşı mücadele eden çok sayıda direnişçi, fedai ve öncü bulunuyor. Halk, dil ve kimlik ayrımı gözetmeksizin kendi topraklarını savunan bu savaşçılar, son ana kadar halklarını ve ülkelerini korumak için mücadele etti. İşte bu isimlerden biri de devrim saflarında Xidir Hisên adıyla tanınan şehit Elaa Hesekê (Xidir Hisên) oldu.

FEDAİLİK VE İNANCIN SEMBOLÜYDÜ

Şehit Elaa Hesekê, 17 Ocak 2026’da Reqa’ya bağlı Heqil El-Sewara bölgesinde Şam yönetimine bağlı silahlı çetelerin saldırılarına karşı yürütülen direnişte şehit düştü. Yoldaşları, onun şehadetini fedailik, yoldaşlık ve inanç sembolü olarak değerlendiriyor.

Şehit Elaa Hesekê’nin yoldaşlarından Rizgar Tiltemir, onunla olan arkadaşlığını şu sözlerle anlattı:

“2024 yılında Şehit Adar Taburu’na katıldım. Tişrîn Barajı direnişinde görev yaparken kısa süre sonra Elaa Hesekê yoldaş tabur komutanı olarak yanımıza geldi. İlk tanıştığımız günden itibaren aramızda güçlü bir dostluk oluştu.

Elaa yoldaş Arap halkındandı ve Hesekê kentindendi. Onu tanıyan herkes kısa sürede özel bir insan olduğunu fark ediyordu. Davranışları, konuşma tarzı ve insanlara yaklaşımı farklıydı. Devrime tüm kalbiyle inanıyordu. Komutan olmasına rağmen kendisini hiçbir zaman savaşçılardan üstün görmedi. Aynı koşullarda yaşadı, aynı yerde uyudu ve her zaman savaşçıların arasında yer aldı. Bu nedenle bütün yoldaşları tarafından sevildi ve saygı gördü.”

DEVRİME OLAN İNANCI

Evli ve çocuk sahibi olan Elaa Hesekê’nin ailesine olan bağlılığı da yoldaşlarının hafızasında yer etti. Çocuklarının fotoğraflarını sık sık arkadaşlarına gösterdiğini anlatan Tiltemir, çocuklarını özleyip özlemediği sorulduğunda verdiği cevabı şöyle aktardı:

“Her şeyi o çocukların geleceği ve özgürlükleri için yapıyoruz.”

Yoldaşları, Elaa Hesekê’nin devrim saflarına derin bir bilinç ve inançla katıldığını belirterek, Önder Apo’nun fikirlerini öğrenmeye ve yaşamında uygulamaya büyük önem verdiğini ifade etti. Arap halkından olmasına rağmen Demokratik Ulus paradigmasını daha iyi anlamak ve hayata geçirmek için yoğun çaba gösterdiği vurgulandı.

HEQIL EL SEWARA DİRENİŞİ

Çatışmaların Heqil El-Sewara’da başlamasının ardından Elaa Hesekê ve beraberindeki savaşçılar bölgede direniş mevzilerini aldı. Yoldaşlarının aktardığına göre, direniş öncesinde komutanlığa hitaben, “Ömer Muhtar gibi burada savaşacağız. Teslimiyeti kabul etmeyeceğiz ve geri adım atmayacağız” dedi.

Bir gün boyunca süren çatışmalarda savaşçılar yoğun saldırılara karşı direndi. Daha sonra silahlı gruplar tarafından Elaa Hesekê’ye ait görüntüler yayımlandı. Yoldaşlarının anlatımına göre, saldırganlar onun Hesekêli ve Arap halkından olduğunu öğrendikten sonra telefonla ulaşarak teslim olmasını istedi. Ancak Elaa Hesekê bu çağrıları reddetti.

Rizgar Tiltemir, onun bu tavrını şu sözlerle anlattı:

“Teslim olma çağrılarına karşı, ‘Siz Apocu ruhu ve fedakârlığı tanımıyorsunuz’ diyerek cevap verdi. Onuru, varlığı ve Demokratik Ulus’a olan inancı için silahını bırakmadı ve teslimiyeti kabul etmedi.”

‘ÖLÜMSÜZ BİR MİRAS BIRAKTI’

Tiltemir, Elaa Hesekê’nin şehadetinin büyük bir kayıp olmasına rağmen aynı zamanda önemli bir güç ve irade kaynağı olduğunu belirtti.

Toplum içinde de sevilen bir kişi olduğunu ifade eden Tiltemir, ziyaret ettiği ailelerin sık sık “Evimize bir melek geldi” sözleriyle onu karşıladığını aktardı. Samimiyeti, mütevazılığı ve insanlara yaklaşımıyla halkın gönlünde özel bir yer edindiğini söyledi.

Rizgar Tiltemir, birçok kişinin onun şahsında Şehit Ezîz Ereb’in duruşunu gördüğünü belirterek, Elaa Hesekê’nin fedakârlığı, paylaşımcılığı ve yoldaşlık değerlerine bağlılığıyla öne çıktığını ifade etti.

Balık tutmayı çok sevdiğini anlatan Tiltemir, “Balık tuttuğunda hepsini yoldaşlarıyla paylaşırdı. Her zaman yeni savaşçılara da gönderilmesini isterdi” dedi.

Şehit Elaa Hesekê ile geçirdikleri sürenin kısa olmasına rağmen onun kişiliğinin hafızalarında daima yaşayacağını belirten Tiltemir, “Şehit Elaa Hesekê, halkının ve yoldaşlarının hafızasında öncülüğün, fedakârlığın ve direnişin sembolü olarak yaşamaya devam edecek” ifadelerini kullandı.