Londra’da Şehit Aileleri Komünü öncülüğünde Kürdistan Özgürlük Şehitleri için KCC binasında görkemli bir anma etkinliği düzenlendi. ‘Şehit hakikattir’ şiarı ile düzenlenen anmaya Kürdistanlılar akın ederken, şehit aileleri, demokratik kitle örgütleri temsilcileri anmada yerini aldı.
KCC binası girişine efsanevi komutan Mahsum Korkmaz ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın dev posterleri ile ‘Şehitlerin çizgisi hakitattir ve özgürlük yoludur” pankartı asıldı.
Kürdistan özgürlük mücadelesinde şehit düşen yüzlerce gerillanın fotoğraflarının yer aldığı “Şehîd Heqîqet in” (Şehitler Hakikattir) adıyla bir bellek alanı oluşturdu. Şehit ailelerinin karanfiller bıraktığı mumlar yaktığı alan, duygusal anlara yol açtı.
Londra KCC binasındaki anma “Çerxa Şoreşê” marşı eşliğinde bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Kitle dakikalarca alkışlarla “Şehîd namirin” sloganları atarken, şehit annelerinin zılgıtları sloganlara karıştı.
Ardından Civaka Azad adına Baran Karakoçan bir konuşma yaptı. Karakoçan, Kürt halkının tarih boyunca özgürlüğü için ödediği en büyük bedelin en değerli evlatlarını toprağa vermek olduğunu söyleyerek, “Şehit Haki Karer’den bugünün şehitlerine kadar özgürlük mücadelesinde yaşamını feda edenler, Kürt halkının yok edilmek istenen tarihine karşı direnişin ve özgür yaşamın en büyük kanıtıdır. Onlar hakikatin şehitleri, özgür yaşamın fedaileridir. Onların düşleri, hayalleri ve uğruna yaşamlarını verdikleri özgürlük bizim için yalnızca bir miras değil, yerine getirilmesi gereken tarihsel bir görevdir. Kürt halkının bugün dünyanın her yerinde varlığını sürdürmesi, onların direnişinin sonucudur. Şehitlere layık olmak, onların düşüncelerini yaşatmak ve özgürlük yürüyüşünü sürdürmekten geçer” dedi.
Önder Apo’nun öncülüğünde ortaya konulan demokratik toplum ve demokratik ulus çizgisinde Kürdistan’ı ve Ortadoğu’yu insanlığın cenneti haline getireceğini vurgulayan Karakoçan, “Bu şehitlerimizin bize emridir. Şehitler ‘yürü’ diyor. Her Kürt, şehitlerin düşlerine sahip çıkmalı, onların mirasını yaşamda gerçekleştirmeli ve zafer bayrağını yükseltmelidir. Çünkü Kürt halkının özgürlüğü, şehitlerin yaşamlarıyla ödediği bedelin boşa gitmemesine bağlıdır” diye kaydetti. Karakoçan, sözlerini “Şehîd namirin” ve “Bijî Serok Apo” sloganı ile sonlandırdı.
Ardından, Halk Savunma Merkezi Komutanlık üyesi Murat Karayılan’ın şehitlere ilişkin videolu mesajı gösterildi. Şehitleri konu alan sinevizyon gösterimi yapılırken, kitle hem duygusal anlar yaşadı hem dakikalarca ayakta “Şehîd “namirin” sloganı attı.
ARKAŞ: ŞEHİTLER TOPLUMSAL HAKİKATİN TA KENDİSİ
Sinevizyon gösteriminin ardından İmralı Sekretaryası üyesi Çetin Arkaş, video konferans yoluyla etkinliğe katıldı. Kitle Arkaş’ı “Bijî Serok Apo” sloganı ile selamladı.
Çetin Arkaş, tüm katılımcıları Önder Apo ve İmralı Sekretaryası adına selamladı. Arkaş, Kürdistan’dan ve Kürtlerin yaşadığı birçok coğrafyadan şehitlerin kendilerini ortak bir acıda buluşturduğunu belirterek, “Bugün Kürt halkı dimdik ayaktaysa, şehitlerine sahip çıkıyorsa, Önderliğine sahip çıkıyorsa ve bugün müzakere masası kurulmuş, barışın kapısı kısmen de olsa aralanmış durumdaysa, bu süreçte kahramanca, yiğitçe canını ve her şeyini ortaya koyan bu kahraman, yiğit şehitlerimiz sayesindedir” dedi.
Şehitlerin yalnızca kahraman savaşçılar olmadığını vurgulayan Arkaş, “Onlar aynı zamanda bu toplumun en güzel, en fedakâr, en onurlu, en ahlaklı, çevresine karşı en büyük sorumluluk duygusuyla kuşanmış insanlardı. Yani toplumsallığın özüydüler. Toplumsal hakikatin ta kendisiydiler” ifadelerini kullandı.
Arkaş, şehitlerin sadece özgür ülkenin yolunu açmadığını, aynı zamanda demokratik toplumun nasıl yaratılabileceğinin yolunu gösterdiğini belirterek, “Şehitler bu açıdan birer kutup yıldızıdırlar. Onları izlediğimiz zaman başarı da kesindir, özgür yaşam da kesindir, onurlu yaşam da kesindir” dedi.
‘HER YER BİZLER AÇISINDAN MÜCADELE ALANIDIR’
Mevcut sürece ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Arkaş, sürecin geri dönüşsüz ve kesin bir noktaya ulaştığını söylemenin mümkün olmadığını belirterek, “Tedbirli, temkinli olmak hepimizin asli görevi olmalı. Kendimizi barışçıl bir sürece de hazırlamalıyız. Ama aksi bir durumun olmasını asla istemeyiz. Yine de gerçekçi olmak durumundayız. Ne iyimser olalım ne kötümser; gerçekçi olalım” diye konuştu.
Avrupa’da yaşayanlara da çağrıda bulunan Arkaş, mücadelenin yalnızca Kürdistan’a dönüş üzerinden ele alınmaması gerektiğini vurguladı. “Bizler dağlara yeniden dönmek için çıkmadık. Bizler hapislere dışarı çıkmak için girmedik. Bizler Avrupa’ya yeniden ülkeye dönme amacıyla gitmek zorunda kalmadık. Bir amacımız vardı; bir idealin insanlarıydık. Dolayısıyla her nerede olursak olalım, orası bizler açısından bir mücadele alanıdır” diyen Arkaş, Avrupa’daki Kürtlerin bulundukları alanları güçlü bir mücadele alanına dönüştürmeleri gerektiğini söyledi.
‘KÜRT’ÜN ÖZGÜR YAŞAM İRADESİNDEN VAZGEÇMEDİK’
Arkaş, yeni dönemde mücadele yönteminin değişmesinin amaçlardan vazgeçmek anlamına gelmediğini belirterek, “Biz mücadeleden vazgeçmedik. Biz silahlı mücadeleyi bir yöntem olarak bir köşeye bıraktık. Amaçlarımızdan vazgeçmedik. Kürt’ün onurundan, gururundan, özgür yaşam iradesinden asla vazgeçmedik. Bunları sürdüreceğiz. Bunu yeni mücadele yöntemiyle sürdüreceğiz, geliştireceğiz” dedi.
Şehitlerin anısına bağlılığın, onların uğruna mücadele ettiği değerleri ileri taşımaktan geçtiğini vurgulayan Arkaş, “Ne zaman ki özgür toplumda çocuklarımızın özgürce bu coğrafyanın diğer halklarıyla yaşayabileceği bir demokratik ortam yaratabilirsek, işte o gün diyeceğiz ki; şehitlerimiz, rahat uyuyun. Yarıda bıraktığınız meşaleyi biz zafere ve zirveye taşıdık. Bu bizim asli sorumluluğumuzdur” ifadelerini kullandı.
Arkaş’ın konuşmasının ardından şehit aileleri söz aldı. Şehit aileleri, Kürt halkının, şehitlerin anısının yasla değil, onların bıraktığı değerlerin sahiplenilmesiyle yaşatılabileceğini vurguladı. Şehitlerin mirasının geleceğe taşınması çağrısı yapan Hadle Ana, “Nerede bir şehidimizin mezarı, nerede bir şehidimizin hatırası varsa, orada onları yaşatmalıyız” mesajını verdi. Kobanê’de mücadele eden, yaralanan ve şehit olanların da aynı tarihsel mirasın parçası olduğu belirten Hadle Ana, gençlere ve özellikle kadınlara sahip çıkılması gerektiğini ifade etti.
İki şehit kardeşi olduğunu belirten bir şehit yakını ise, Kürdistan devrimcilerini ve gerillaları, halkın en büyük değerleri ve yol göstericileri olarak tanımladı. Şehitlerin yok olmadığını vurgulayan, onların halkın kimliği, dili ve geleceği için yaşamlarını feda ettiğini belirterek, “En güzel değerlerimiz gittiler ama yok olmadılar. Onların onurlu duruşu karşısında saygıyla eğiliyorum” dedi.
Kürt halkının mücadelesinin yöntem değiştirse de sona ermediğine dikkat çeken şehit ablası Öznur Aksoy da “Silahlı mücadele dönemi bitmiş olabilir ancak mücadelemiz devam ediyor” ifadelerini kullandı. Kürt halkı kendi kimliği, dili ve topraklarında özgür, demokratik bir yaşam kuruncaya kadar mücadelenin süreceğini belirten Öznur Aksoy, Kürdistan’ın dört parçasında ve sürgünde verilen mücadelenin ortak bir tarih olduğunu vurgulayarak, konuşmasını “Şehîd namirin” sözleriyle tamamladı.
Sanatçıların şehitler üzerine kilamlar seslendirdiği anmada Kürecikliler, Alxaslılar ve Karakoçanlılar derneklerinden de anma etkinliğine ilişkin mesajlar paylaşıldı. Kürecikliler Derneği Yönetim Kurulu tarafından yayımlanan mesajda, “Halkının öz savunmasını üstlenen, yaşamını bu mücadeleye adayan tüm şehitlerimizin anısı mücadelemizde yaşayacaktır” ifadeleri geçti.
MLKP adına gönderilen mesajda da Kürdistan özgürlük mücadelesinde şehit düşenler saygı ve minnetle anılarak, onların Kürt halkının özgürlük savaşçıları olduğu ve Kürdistan ve Türkiye halklarının yolunu aydınlattığı ifade edildi.
Anma, şehit aileleri ile halkın kucaklaşması ile sona erdi.