GÖRÜNTÜLÜ

“Önder Apo’ya Özgürlük” nöbeti 299. haftasında

Cenevre'deki Birleşmiş Milletler (BM) Ofisi önünde Kürdistanlılar tarafından yürütülen “Önder Apo’ya Özgürlük” çadırı nöbeti, 299. haftasında sürdü.

İsviçre’nin Cenevre kentinde BM Ofisi önünde Kürdistanlılar tarafından 25 Ocak 2021’den bu yana her çarşamba günü sürdürülen “Önder Apo’ya Özgürlük” çadırı nöbeti, 299. haftasında devam etti.

Kürdistanlılar, bu hafta da uluslararası kurumlara Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü konusunda sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulundu.

Eylem, PKK’nin öncü komutanlarından Gülnaz Karataş (Bêrîtan) şahsında tüm Kürdistan özgürlük şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.

Ardından “Önder Apo’ya Özgürlük, Kürt Sorununa Demokratik Çözüm Hamlesi" Komite Sözcüsü Xebat Veysel Kuşkanadı açıklama yaptı.

ÖNDER APO ÖZGÜR OLMALI

Açıklamada şunlar belirtildi:

"Bizler Cenevre eylemcileri olarak, 25 Ocak 2021 tarihinden bu yana Cenevre’de Birleşmiş Milletler (BM) önünde her hafta düzenli olarak nöbet eylemi gerçekleştiriyoruz. Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün sağlanması talebiyle sürdürdüğümüz bu eylemin 299. haftasında, Kürt halkı ve dostları olarak çağrımızı bir kez daha yineliyoruz: Önder Apo özgür olmalıdır!

Bu vesileyle başta Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, Avrupa Parlamentosu ve Birleşmiş Milletler olmak üzere ilgili tüm uluslararası kurum ve kuruluşları, görev ve sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.

Önder Apo’nun 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı tarihi çağrı, Türkiye ve Ortadoğu’da yeni bir demokratik çözüm ve barış sürecinin önünü açmıştır. Demokratik toplum ve barış temelinde yapılan bu çağrı, halklar arasında büyük bir umut yaratmış ve birçok çevrede olumlu karşılanmıştır.

Ancak aradan geçen süreye rağmen Türkiye devletinin bu sürecin gerektirdiği adımları atmadığı görülmektedir. Önder Apo’nun 27 Şubat çağrısıyla birlikte ortaya koyduğu irade doğrultusunda, özgürlük mücadelesi açısından atılması gereken adımların tek taraflı olarak atıldığını görüyoruz. Sürecin ilerleyebilmesi için Türkiye’nin de sorumluluk üstlenmesi, somut adımlar atması ve Önder Apo’nun özgür çalışma ve yaşam koşullarının sağlanması gerekmektedir. Önder Apo’nun sürecin ilerletilmesinde rolünü ve misyonunu yerine getirebilmesi için gerekli hukuki ve demokratik koşullar bir an önce oluşturulmalıdır.

Buna karşın Türkiye devleti ve AKP hükümetinin son dönemdeki açıklama ve yaklaşımları, sürecin gereklerini yerine getirmekten uzak bir tablo ortaya koymaktadır. Sürece ilişkin bazı açıklamaların kamuoyunda farklı algılar yaratmaya hizmet ettiğini düşünüyoruz. Özellikle Mehmet Uçum’un son dönemdeki açıklamalarının, sürecin ruhu ve hedefleri açısından gölgeleyici bir nitelik taşıdığını belirtiyoruz.

Önder Apo’nun ortaya koyduğu çözüm perspektifi, yalnızca Kürt halkı için değil, bütün Ortadoğu halkları için ortak ve demokratik bir yaşamın mümkün olduğunu göstermektedir. Kürtlerin, Arapların, Türklerin ve Farsların; din, dil ve kimlik farklılıklarına rağmen bir arada, eşit ve özgür yaşayabileceği bir toplumsal yaşam anlayışı savunulmaktadır. Bu anlayışın temelinde ölüm yerine yaşam, çatışma yerine barış, kaos yerine huzur ve halklar arasında düşmanlık yerine demokratik birlik bulunmaktadır.

Önder Apo’nun üstlendiği rol ve misyon konusunda ve bugüne kadar atılan adımlar açıktır: Önder Apo özgür olmalıdır! Demokratik ve barışçıl bir sürecin sağlıklı biçimde ilerleyebilmesi için Önder Apo’nun özgür koşullara kavuşması ve sürecin demokratik bir zeminde ilerlemesine öncülük edebilmesi gerekmektedir.

Demokrasiye, barışa ve halkların özgür bir arada yaşamına giden yolun bu koşulların sağlanmasından geçtiğini belirtiyoruz. Bu nedenle uluslararası kurumları, Türkiye devletini ve ilgili tüm çevreleri sorumluluk almaya, gerekli adımları atmaya ve halkların barış, özgürlük ve demokrasi taleplerine yanıt vermeye çağırıyoruz.

Cenevre’de Birleşmiş Milletler önünde sürdürdüğümüz nöbet eylemimizin 299. haftasında bir kez daha vurguluyoruz:

Önder Apo’ya özgürlük!

Demokratik toplum ve onurlu barış için somut adımlar atılsın!

Halkların özgür ve eşit yaşamının önündeki engeller kaldırılsın!"