Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) Meclis Üyesi Ehwen Çiyako, Norveç’in başkenti Oslo’da düzenlenen “İran’daki İnsan Hakları Krizi; İşbirliğine Dayalı Ortak Bir Girişime Doğru” konferansında konuştu. Çiyako, İran’daki idam, işkence ve keyfi tutuklamaların sistematik insan hakları ihlallerinin göstergesi olduğunu belirtti.
25-26 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenen konferansta konuşan Çiyako, İran’daki insan hakları durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘KÜRDİSTAN VE BELUCİSTAN CİDDİ İHLALLERE MARUZ KALIYOR’
İdamlar, işkence ve keyfi tutuklamaların münferit sorunlar olarak ele alınamayacağını belirten Çiyako, bunların sistematik bir yapının göstergesi olduğunu söyledi.
Çiyako, “Güvenlik ve ekonomik baskılar bölge genelinde aynı düzeyde değil; ancak Kürdistan ve Belucistan gibi bölgeler, siyasi, etnik, ulusal, dilsel ve dini farklılıklarla iç içe geçmiş birçok açıdan ciddi ayrımcılığa ve ihlallere maruz kalmaktadır” dedi.
Farklı siyasi ve sivil güçler arasındaki işbirliğinin insan hakları temelinde geliştirilmesinin önemine dikkat çeken Çiyako, “Gelecek için siyasal düşünce ve yönetim biçimi konusunda farklı görüşlere sahip olabiliriz, ancak yaşam, özgürlük, insan onuru, adalet ve siyasi katılım hakkı konusunda birleşmeliyiz” ifadelerini kullandı.
‘ÖZGÜR VE ÇOK ULUSLU YURTTAŞLIĞI DESTEKLİYORUZ’
Çiyako, tüm insanların kanun önünde eşit olması gerektiğini belirterek, devletlerin kimlik, din, cinsiyet, dil veya sosyal ilişkiler temelinde kişilerin haklarını ihlal etmemesi gerektiğini söyledi.
Demokratik toplumun farklılıkların ortadan kaldırılması anlamına gelmediğini ifade eden Çiyako, PJAK’ın bireysel hakların yanı sıra ulus ve toplulukların kimlik ve haklarının kamusal alanda tanınmasını savunduğunu belirtti.
Çiyako, “PJAK olarak bireysel hakları koşulsuz olarak koruyan, ulusların ve toplulukların kimliğini ve haklarını kamusal alanda tanıyan özgür ve çok uluslu bir yurttaşlık türünü destekliyoruz” dedi.
‘TEK MODEL DAYATMAK ADALETSİZLİĞİ DERİNLEŞTİRİR’
Özgür ve eşit yurttaşlığın önemine vurgu yapan Çiyako, demokratik toplumun farklı kimliklerin özgür ve eşit biçimde bir arada yaşamasına olanak sağlayan ortak bir zemin üzerine kurulması gerektiğini söyledi.
Çiyako, “Yabancı bir topluma tek bir siyasi veya kültürel model dayatmak, adaletsizliği derinleştirir” ifadelerini kullandı.
Çiyako konuşmasının sonunda, adalet ve insan haklarının siyasi değişikliklerin sonrasına bırakılmaması gerektiğini belirterek, ihlallerin durdurulması ve ülkenin geleceğine ilişkin kararların farklı siyasi güçler ve halkların gerçek katılımıyla alınması çağrısında bulundu.