İklim krizi Afrika’da sıtmayı yaygınlaştırıyor
Güney Afrika’da sıtma vakaları son bir yılda katlanarak artarken, uzmanlar iklim değişikliğinin hastalığın yayılmasını hızlandırdığı uyarısında bulunuyor.
Güney Afrika’da sıtma vakaları son bir yılda katlanarak artarken, uzmanlar iklim değişikliğinin hastalığın yayılmasını hızlandırdığı uyarısında bulunuyor.
AFP'nin aktardığına göre, iklim değişikliğinin yol açtığı sıcaklık artışları ve yağış rejimindeki değişiklikler, Afrika'nın güneyinde sıtma vakalarının hızla çoğalmasına neden oluyor.
Uzmanlar, yoğun yağışların sivrisineklerin üreme alanlarını genişlettiğini, yükselen sıcaklıkların ise hem sivrisineklerin gelişimini hızlandırdığını hem de sıtmaya neden olan parazitin kuluçka süresini kısalttığını belirtiyor. Böylece hastalığın bulaşma kapasitesi önemli ölçüde artıyor.
GÜNEY AFRİKA’DA VAKALAR DÖRT KATINA ÇIKTI
Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü (NICD) verilerine göre, Güney Afrika'nın sıtmanın görüldüğü üç eyaletinden biri olan Mpumalanga'da ocak ayında tespit edilen vaka sayısı geçen yılın aynı dönemine göre dört kat arttı.
Bu artış, ülkenin 2029 yılına kadar sıtmayı tamamen ortadan kaldırma hedefini tehlikeye sokuyor.
Normalde sıtmanın yaygın olmadığı Gauteng eyaletinde ise 2026'nın ilk üç ayında 400'den fazla vaka ve 11 ölüm kaydedildi. Bölge, ülkenin en büyük kentleri olan Johannesburg ve Pretoria'ya ev sahipliği yapıyor.
NICD, vakaların büyük bölümünün başka bölgelerden taşınmış olmasına rağmen ortaya çıkan tablonun "endişe verici" olduğunu vurguluyor.
SELLER, SİVRİSİNEKLERİN YAYILMASINI KOLAYLAŞTIRIYOR
Bilim insanlarına göre insan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliği, aşırı hava olaylarının sıklığını ve şiddetini artırıyor.
2026'nın ilk aylarında etkili olan La Niña hava olayı nedeniyle Güney Afrika'nın birçok bölgesinde normalin üzerinde yağış görüldü. Bu durum geniş çaplı sellere yol açarken, sivrisineklerin çoğalması için elverişli ortamlar oluşturdu.
BÖLGE GENELİNDE ARTIŞ EĞİLİMİ
Bölge genelindeki veriler de bu eğilimi doğruluyor:
- Namibya'da 2026'nın ilk dört haftasında 8 bin 760 sıtma vakası kaydedildi. Bu sayı geçen yıla göre yüzde 68 artış anlamına geliyor.
- Mozambik'te ise sellerin ardından yılın ilk altı ayında 1,35 milyondan fazla vaka görüldü. Bu da yüzde 55'lik bir artışa işaret ediyor. Onlarca kişi hayatını kaybetti.
Stellenbosch Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü Başkanı Jantjie Taljaard, artan vaka sayılarının sıtmanın tamamen yeni bölgelere yayıldığı anlamına gelmediğini belirtiyor.
Taljaard'a göre iklim değişikliği, mevcut sıtma odaklarını güçlendiriyor ve hastalığın bulaşma dönemlerini uzatıyor. Özellikle kırsal bölgeler ile sıtma risk haritalarının sınırlarında bulunan yerleşimlerin daha büyük tehlike altında olduğu ifade ediliyor.
ARTIK SADECE YAZ AYLARININ HASTALIĞI DEĞİL
Mpumalanga Sağlık Departmanı Sıtma Programı Sorumlusu Sharon Lindiwe Nyoni, iklim değişikliğinin sağlık planlamasını zorlaştırdığını söylüyor.
Uzun yıllar boyunca sıtmanın yalnızca yaz aylarında görülen mevsimsel bir hastalık olarak değerlendirildiğini hatırlatan Nyoni, artık bu durumun değiştiğini belirtiyor.
"Artık kış aylarında da bulaşmanın devam ettiğini görüyoruz" diyen Nyoni, sağlık kurumlarının öngörülebilir mevsimsel döngülere göre hareket etmekte zorlandığını ifade ediyor.
SAĞLIK SİSTEMLERİ BASKI ALTINDA
Uzmanlara göre iklim değişikliği yalnızca vaka sayılarını artırmakla kalmıyor, mücadele çalışmalarını da zorlaştırıyor.
Virolog Edina Amponsah-Dacosta, AFP'ye yaptığı değerlendirmede seller nedeniyle bazı bölgelere ulaşmanın imkânsız hale geldiğini belirtti. Ayrıca aşırı sıcaklıkların, aşı ve ilaçların taşınmasında kritik öneme sahip soğuk zincir sistemlerini tehdit ettiğine dikkat çekti.
KÜRESEL BİR SAĞLIK TEHDİDİ
Sıtma, her yıl dünya genelinde 250 binden fazla kişinin ölümüne neden oluyor. Uzmanlar, iklim krizinin etkilerinin derinleşmesiyle birlikte hastalığın özellikle Afrika'nın güneyindeki mevcut odaklarda daha yaygın ve daha uzun süreli hale geleceği uyarısında bulunuyor.
Bilim insanlarına göre iklim değişikliğiyle mücadele edilmediği sürece, sıtmanın kontrol altına alınmasına yönelik onlarca yıllık kazanımların risk altına girmesi ihtimali giderek güçleniyor.