DİK’ten Düzgün Baba Mekânı’na yönelik saldırıya tepki

Dersim İnşa Kongresi (DİK), Qislê’de bulunan ve Alevi inancı açısından kutsal kabul edilen Düzgün Baba Mekanı’na yönelik saldırının, “bir halkın hafızasına ve inanç değerlerine yapılmış ağır bir saldırı” olduğunu belirtti.

Dersim’in Qislê (Nazimiye) ilçesinde bulunan ve Alevi inancı açısından en önemli ziyaret yerlerinden biri kabul edilen Düzgün Baba Mekânı’na yönelik saldırıya tepkiler sürüyor. Mekanda “Ayak İzleri” olarak bilinen kutsal nişanelerin kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce kazınarak tahrip edilmesi üzerine Dersim İnşa Kongresi (DİK) yazılı açıklama yayımladı.

DİK açıklamasında, saldırının yalnızca fiziksel bir müdahale olmadığı belirtilerek, “Bir halkın belleğine, inanç değerlerine ve kültürel sürekliliğine yönelmiş ağır bir saldırıdır” denildi.

DİK’in açıklaması şöyle:

“Düzgün Baba Cem Evi Yönetimi’nin yaptığı açıklamayla, bu kutsal mekana yönelik alçakça bir saldırının gerçekleştiğini dehşet içinde öğrenmiş bulunuyoruz.

Öncelikle belirtmek isteriz ki; bu saldırı, cumhuriyet tarihi boyunca inkâr ve asimilasyon politikalarıyla baskı altında tutulan inancımızın can damarlarını bütünüyle kesme girişimidir. Özellikle AKP iktidarının inancımızı başkalaştırma yönündeki uygulamalarına hız verdiği, bu kapsamda Dersim’de “Dedeler Buluşması”nın tertiplendiği günlerde yaşanmasını tesadüf olarak görmüyoruz.

Düzgün Baba, yalnızca bir ziyaret mekanı değil; Rea Haq Kürt Alevi Kızılbaş toplumunun kolektif hafızasının, inanç dünyasının ve tarihsel varoluşunun taşıyıcılarından biridir. Bu kutsal dağda Evliya Düzgün Baba’ya ait olduğuna inanılan ayak izi nişanesinin tahrip edilmesi, yalnızca fiziksel bir müdahale değil; bir halkın belleğine, inanç değerlerine ve kültürel sürekliliğine yönelmiş ağır bir saldırıdır.

Hafıza mekânları toplumların geçmişle kurduğu bağı canlı tutar. Kuşaklar boyunca aktarılan anlatılar, ritüeller ve kutsal nişaneler; toplulukların kendisini tanıma, hatırlama ve geleceğe taşıma biçimidir. Bu nedenle kutsal mekânlara yönelik her türlü tahribatı, toplumsal hafızaya ve kültürel kimliğe yönelmiş bir yok etme girişimi olarak değerlendiriyoruz.

Düzgün Baba, Dersim coğrafyasında ezelden beri hakikat, adalet, vicdan ve maneviyatın sembollerinden biri olarak görülmektedir. Rea Haq inancı açısından bu mekân, doğayla kurulan kutsal ilişkinin ayrılmaz bir parçasıdır. Dağ, taş, su ve ziyaret yerleri; yalnızca doğal unsurlar değil, aynı zamanda canlı hafıza alanlarıdır.

Bu kutsal mekân aynı zamanda insanlığın somut olmayan kültürel mirasının bir parçasıdır. UNESCO’nun kültürel miras anlayışında da vurgulandığı üzere, kuşaktan kuşağa aktarılan inançlar, ritüeller ve kutsal mekânlar korunması gereken ortak insanlık değerleridir. Bu nedenle Düzgün Baba’ya yönelik her saldırı, yalnızca bir inanç topluluğunu değil, insanlığın ortak kültürel mirasını da hedef almaktadır.

Yetkilileri bu saldırıyı aydınlatmaya, sorumluları ortaya çıkarmaya ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için gerekli önlemleri almaya çağırıyoruz.

Aynı zamanda ulusal ve uluslararası kültürel miras kurumlarını, Dersim’in inançsal ve kültürel hafıza mekânlarına yönelik tehditler karşısında duyarlılık göstermeye davet ediyoruz.

Bir halkın hafızasına yapılan saldırı yalnızca geçmişe değil, geleceğe de yöneliktir. Çünkü hafızasını kaybeden toplumlar köklerinden koparılmak istenir. Düzgün Baba’ya sahip çıkmak; hafızaya, inanca, kültüre ve gelecek iradesine sahip çıkmaktır.

Başta Dersim toplumu ve kurumları olmak üzere Alevi toplumunu ve tüm demokratik güçleri bu saldırıya karşı duyarlılık göstermeye çağırıyoruz.”