Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) "Adalet Kurultayı"nın ikinci oturumu, "Yaşamda Adalet" paneli ile devam etti. "Yaşanmış olaylar" adı altında adaletsizliğe uğrayanların söz aldığı oturumda, konuşmacıları, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yanı sıra yüzlerce kişi dinledi. Salonda, sık sık "Hak, hukuk ve adalet" sloganları atıldı.
Cumartesi insanlarından Cemil Kırbayır'ın ağabeyi Mikail Kırbayır, 37 yıldır adalet istediklerini belirterek, "Kimden istiyorum, devletten. Neden devletten. Çünkü, evrensel dünya düzeninde adalet ile devlet iç içedir. Devlet eşittir adalet. Adaletsiz devlet, devletsiz adalet olamaz. 37 yıl önce kardeşim Cemil Kırbayır'ın 26 yaşında bu dünyada yaşamaya hakkı bu topraklarda payı vardı. Kardeşim katledildi. Yaşamına keyfi ve yargısız infaz sonucu son verildi" dedi.
'KÖY İHTİYARI HEYETİ OLMUŞ...'
Kardeşinin ölümünün ardından başsağlığı dileğinde bulunanların gözaltına alındığını belirten Kırbayır, "Adalet bu mu? Adına firar dediler. Öldürdünüz ve katlettiniz. Devletten adalet istiyoruz. Derdimize çare olunmadı. Verilen mücadele sonucu 2011 TBMM'de İnsan Hakları Komisyonu kuruldu. Yurtiçi ve yurtdışında tanıkları dinlediler. Sorgulamada yapılan işkence sonucu yaşamına son verilmiş. Köy ihtiyarı heyeti raporu olsaydı mutlaka bir şey yapılırdı. Halen iddianame hazırlanmış değil" diye konuştu.
'UTANDIM'
Kardeşini öldürenlerin cezalandırılması bir yana cenazesini isteyen Kırbayır,"Benim kardeşimin cenazesini verin bana. Türkiye AİHM'e savunma yapmış. Utandım. Ar sayıyorum kendimi. Demiş ki, 'Davayı takip eden Berfo Kırbayır öldüğü için davanın düşürülsün'. Bu bireysel bir durumdur. Ben isteksiz isem Cumartesi Anneleri'nde ne işimiz var" dedi.
'ADALETSİZLİK DEĞİL DE NEDİR?'
Yıllardan beri yaptıkları mücadele sonucu herhangi bir sonuç alamadıklarını kaydeden Kırbayır, "Bu adaletsizlik değil de nedir? 37 yıldır bu psikolojik baskı devam ediyor. 12 Eylül zihniyeti aynen devam ediyor. Bizim derdimiz, amacımız, ülkeye zifiri karanlığa çeviren 12 Eylül zihniyetini hiç olmazsa geriye çevrilmesi. Yetki var; ama sorumluluk yok. Savcı, bu ülkeyi sana teslim etseler ne olacak. Demokrasi ve özgürlük için zindanda ve mahpuslarda direnenlere selam olsun. Hukukun üstünlüğü için adalet için yollara düşenlere bin selam olsun.
'DOSYA ZAMAN AŞIMINA UĞRADI'
20 Kasım 1980 yılında gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren'in ablası İkbal Eren, kardeşinin gözaltına kaybedilişine ilişkin bilgilendirmede bulundu. Mücadelelerine rağmen herhangi bir sonuç alamadıklarını belirten Eren, "2015'te dosya zaman aşımına uğradı. İşte adalet. Tarihte devlet eliyle yüzlerce kişi katledildi. 1990'da bin 200'den fazla kişi kolluk kuvvetleri tarafından kaybedildiğini biliyoruz" dedi.
'HERKES SORUMLU'
Kardeşinin kaybedilişinden bugüne kadar Meclis'teki sosyal demokrat partilere dikkat çeken Eren, "Hayrettin Eren'in kaybedilişinden hükümet ortağı olmuş partiler, sosyal demokrat dediğimiz HDP, CHP, SHP herkes sorumludur. Hükümet ortaklığı yaptılar. Kayıp yakınlarının aileleri göz ardı edildiler. Kayıp yakınlarının yanında olmadı. Hukuk mücadelelerinde yanımızda olmadı. Katkı sunmadılar. Zorla kaybetmek insanlık suçudur. Bu suçu işleyenler cezasızlık zırhı ile korunmaktadır. Açtığımız davalar zaman aşımıyla düşürüyorlar. Sonuç bildirgesinde gözaltında kayıpları ekleyin. Eklemezseniz suç işlemiş olacaksınız. Geç kalınmış olsa bile devamının çok daha iyi geleceğine inanıyorum.