Hewler katliamı dört parça için yürütülen çalışmalara karşıydı

Hewler katliamı dört parça için yürütülen çalışmalara karşıydı

Mayıs ayı Kürdistan Özgürlük Mücadelesi için “şehitler ayı”. Özgürlük hareketinin birçok öncü kadrosu Mayıs ayında yaşamını yitirdi. Mayıs ayı ayının Kürt halkı açısından ayrı bir acısı daha var. 16 Mayıs 1997’de  Güney Kürdistan’ın Hewlêr kentinde Türk ordusunun desteğiyle KDP güçleri, Özgürlük Hareketi üyelerine ve halka saldırdı ve birçok insan katledildi. Bu katliamın bilançosu, birçok insanın akibetinin meçhul olmasından dolayı bilinmiyor. Hewler katliamının dört parça Kürdistan için yürütülen çalışmalara yönelik olduğunu söyleyen PAJK Koordinasyon üyesi Rojger Zagros, “Güney Kürdistan halkının hiçbir zaman ulusal birliğe olan inancını yitirmediğini kaydetti. Kürdistan Özgür Kadın Partisi (PAJK) koordinasyon üyesi Rojger Zagros Hewlêr Katliamı’nı ANF’ye değerlendirdi.

Zagros, egemen ve sömürgeci güçlerin Ortadoğu üzerindeki çıkar hesaplarını gerçekleştirmek için son 200 yıldır halkları birbirine kırdırıp savaştırdığını belirtti. Bu siyasetlerin merkezinde de Kürdistan’ın olduğunu kaydeden Zagros, “Bu güçler Kürt halkı şahsında Ortadoğu halklarını parçalayarak emellerine ulaşmak istiyor. Ancak Kürt halkı, ulusal birlik ve halkların kardeşliğini esas alan PKK öncülüğünde aydınlandıkça egemen güçler, Kürdistan’da egemen olan devlet güçleriyle komplo planları geliştirdi. Özellikle Kürt halkının çok güçlü ulusal birlik adımları attığı ve egemen güçlere karşı mücadelesinde serhıllanlaştığı 1992, 95 ve 97 yıllarında komplo girişimleri arttı. Özellikle 1996 yılında Zilan arkadaşın şahadeti sonrası Güney Kürdistan’da çok büyük katılımlar gerçekleşti. Halk ulusal birlik çerçevesinde birliktelik istemlerini güçlendirdi. Güney Kürdistanlı kadınlar da Leyla Qasım’ın başlatmış olduğu özgürlük mücadelesini PKK içersinde yaşamsallaştırmak için mücadeleye katıldı. Kadınların, ulusal birlik ve kadın özgürlük mücadelesine sımsıkı sarılması bölgedeki egemen güçleri korkuttu. Özgürlük Mücadelesi’ne darbe vurmak amacıyla bir iç savaş çıkarma girişimleri geliştiren egemen güçlerin desteğiyle KDP ve Türk ordu güçleri 14 Mayıs 1997’de ortak bir operasyon gerçekleşti” dedi.

14 Mayıs’ta Medya Savunma Alanları’na bağlı Gare Alanı’nda başlayan operasyonun 16 Mayıs günü Güney Kürdistan’ın Hewler kentine ulaştığını söyeleyen PAJK Koordinasyon üyesi Rojger Zagros şunları belirtti: “Türk ordusu tankları ve ağır silahları ile KDP güçleriyle birlikte Hewlêr’i kuşattı. Yekitiya Neteweyi Demokratik ya Kürdistan (YNDK), Navenda Çanda Mezopotamya (NÇM), Welat Gazetesi merkezi, Heyva Sor a Kürdistan, YNDK’nin dış ilişkiler bürosu, YAJK Güney Bürosu, Yekitiya Xwendevanên Welatparêz ya Kurdistan (YXWK) merkezine ve hastaneye saldırdı. Bu kurumlar ve dernekler Güney Kürdistan’da çok örgütlüydü ve ulusal birlik çizgisinde mücadelelerini gün geçtikçe geliştiriyorlardı. Saldırılar başlayınca arkadaşlar sonuna kadar direndi.”

Hiçbir savaş kuralında sivil insanlara saldırının olmadığını hatırlatan Zagros, “Sivil ve savunmasız insanlara saldırmak hiçbir ahlaka ve uluslararası hukuka sığmaz. Hewler’de yaşamını yitirenlerin hepsi sivildi ve birçoğu yaralı, hasta insanlardı. Bu derneklerde yurtsever Güney Kürdistan halkıyla birlikle dört parça Kürdistan’dan birçok öncü kadro ve çalışan yer alıyordu. Bu katliam sonrasında yaklaşık yüz kişi hakkında hiçbir bilgi alınamadı. Bu insanlara ne olduğuna dair KDP tarafından hiçbir açıklama yapılmadı” dedi.

Bu savaşın yalnızca egemen güçlere hizmet ettiğini vurgulayan PAJK Koordinasyon üyesi Rojger Zagros şunları söyledi: “Güney Kürdistan halkı bu katliamın acısını hala yüreğinde taşıyor ve geçmişte ne kadar mücadele etmiş olsa bile şimdi bölgede egemen olan güçlerin kendi çıkarları için böyle bir savaşa girdiğini biliyor. Güney halkı hiçbir zaman ulusal birliğe olan inancını yitirmedi ve hala bunun için mücadele ediyor. Bu gibi komplolar karşısında halk, ulusal birlik sloganını daha güçlü atmaya devam ediyor. Bu çatışmada yaşamını yitiren arkadaşlarımız Kürt halkının birliği ve özgürlüğü için sonuna kadar mücadele etti. Helin ve Bermal arkadaşlar Kuzey Kürdistanlı iki yoldaşımızdı ve Güney Kürdistan’da ulusal birlik mücadelesi veriyorlardı ve buna canı gönülden inanıyorlardı. Leyla, Ronahi ve Roza arkadaşlar Rojavalıydılar. Roza arkadaş Welat Gazetesi’nin Arapça olan Watan-ı Şems bölümünde çalışıyordu. Rewşen, Aram, Berxwedan, Ruken ve Peyman arkadaşlar Güney Kürdistanlı arkadaşlardı. Ve adını sayamadığım birçok arkadaşımız bu saldırıda şehit düştüler. Şehitlerimizin anıları karşısında saygıyla eğiliyor ve anılarına bağlılık sözümüzü yeniliyoruz.”

Çok önemli bir süreçten geçildiğini ve dört parça Kürdistan’da özgürlük mücadelesinin çok önemli bir aşamaya geldiğini de belirten Zagros, “Böylesi bir süreçte buradan KDP güçlerine çağrıda bulunmak istiyoruz. Kürt halkı bu katliam karşısında hala öfkelidir. Halk çocuklarının akıbetini öğrenmek istiyor. Kaybolan insanlara ne olduğunu açıklamalıdır. Güney Kürdistan halkı çok açık bir şekilde ulusal birlik mesajını veriyor. Çünkü ne kadar parçalanırsa o kadar dış güçlerin güçlendiğini yaşayarak gördü. Ulusal birliği geliştirme zihniyeti yüksek bir düzey kazandı. Halkta açılan yaraların tedavi edilmesi için, bu süreçte rol oynayan bölgesel güçler özeleştiri vermelidir. Bu acıları dindirmek için başlatılan çözüm sürecine destek vermeli ve ulusal birliği güçlendirmelidirler. Ayrıca Önderliğin çağrısıyla yapılması planlanan Ulusal Birlik Kongresi çalışmalarına katılmalıdır.

Mayıs şehitlerine sahip çıkmak ve Kürtler üzerinde yürütülen komploları boşa çıkarmak için Kürt kadınları ve Ortadoğu kadınlarının bu sürece öncülük etmesi gerekiyor. Böylece ulusal birlik ve halkların kardeşliğini güçlendirip, mücadele edebiliriz. Bu süreci kadın ve gençlerin katılımı başarıya ulaştıracaktır. Bizler de bu bilinç ve iddiayla katılalım, başarıyı garantileyelim ve halkların baharını Ortadoğu’da gerçekleştirelim” dedi.