DAKB’dan Döne Ana için başsağlığı: ‘Bir ananın acısı, bir halkın hafızası’

Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), 48 yıldır yaşadığı sürgünde hayatını kaybeden Döne Ana’yı anarak, Döne Ana’nın yaşadığı acılara ve bıraktığı hafızaya dikkat çekti.

DAKB yaptığı açıklamada “Bugün Döne Ana Hakk’a yürüdü. Ardında 48 yıllık sürgünü, dinmeyen bir acıyı ve adalet mücadelesini bıraktı” dedi.

Açıklamada şunlar ifade edildi: “1978 Maraş Katliamı’nı yaşayan acı dolu bir yürek iki gün önce bu dünyada yıldız olup kaydı. Maraş’ta Alevi halkını inancı ve kimliği nedeniyle yok etmeyi hedefleyen insanlık suçlarından birine tanık olan bir Ananın hafızası canlı olarak bizlere emanet edildi. 1978 de Maraş’ta Bağlarbaşı başta olmak üzere birçok mahallede eli sopalı, gerici ve dini nefret aracı olarak kullanan saldırganlar, Alevileri yeryüzünden silmek amacıyla kadın, çocuk, yaşlı demeden katliam gerçekleştirdi. O yıl bir inancın bir kimliğin geleceği hedef alındı. Hamile kadınlar, çocuklar ve savunmasız insanlar hunharca katledildi; insanlık vicdanında silinmeyecek derin yaralar açıldı.

Bu çocuklardan biri de henüz 14 yaşındaki Ali Traş idi. Katiller, Ali’yi bir kazanda yakarak öldürdü. Oğlu Ali’yi bulabilmek için günlerce karakollara giden annesi Döne Traş, katillerin eşkâllerini verdi, evlerde yaşanan vahşeti tek tek anlattı. Tecavüze uğrayan kadınları, öldürülen bebekleri, annelerinin kesilmiş göğüslerini emmek zorunda bırakılan çocukları, gözleri oyulmuş yaşlıları ve parçalanmış bedenleri yetkililere bildirdi. Israrlı mücadelesi sonucunda katiller, Ali’den geriye kalan parçaları teslim etmek zorunda kaldı. Döne Ana önce oğlunu tanıyamadı; ancak diş yapısından onun Ali olduğuna ikna oldu. Bir ananın yaşayabileceği en ağır acılardan birini omuzladı ve bir daha unutmadı.

Kendi acısının yanısıra de diğer anaların acısını da yüreğinde taşıdı. Yaşadığı mahallede tehditler ve hayati tehlikesi sonucu artık nefes alamayacağını anlayınca, daha önce işçi olarak Almanya’ya giden eşinin yanına gitmek zorunda kaldı. Böylece 48 yıl sürecek sürgün yaşamı başladı. Ne Maraş’ı ne de yaşanan vahşeti bir an olsun unutabildi. Sürgünde geçirdiği her gün, adalet arayışının ve hafızasının bir parçası oldu.

Maraş’ta yaşananlar ne ilkti ne de son oldu. Alevi halkı; Koçgiri’den Dersim’e, Maraş’tan Çorum’a, Sivas’tan Gazi’ye kadar sistematik katliamlar, sürgünler ve inkâr politikalarıyla karşı karşıya bırakıldı. Bu tarih, yalnızca geçmişin değil, yüzleşilmediği sürece bugünün de gerçeğidir.

Bugün Döne Ana Hakk’a yürüdü. Ardında 48 yıllık sürgünü, dinmeyen bir acıyı ve adalet mücadelesini bıraktı. Onun şahsında Maraş’ta yaşamını yitiren tüm canlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor; hakikat, adalet ve yüzleşme mücadelemizi sürdüreceğimizi yineliyoruz