Fransa’da kabin memurunun meme kanseri için emsal karar
Fransa’da bir kabin memurunun meme kanserinin mesleki kaynaklı olduğunun mahkeme tarafından resmen tanınması, havacılık sektöründe uzun süredir görmezden gelinen riskleri gün yüzüne çıkardı.
Fransa’da bir kabin memurunun meme kanserinin mesleki kaynaklı olduğunun mahkeme tarafından resmen tanınması, havacılık sektöründe uzun süredir görmezden gelinen riskleri gün yüzüne çıkardı.
Bayonne Adli Mahkemesi, Air France’ta (Fransa Havayolları) 30 yıl çalışan 59 yaşındaki Sophie Lainault’nun meme kanserini; gece vardiyalarının hormonal etkileri, kabin ekibinin kozmik radyasyona maruz kalması ve 2000’e kadar uçaklarda serbest olan sigaranın yarattığı pasif duman nedeniyle meslek hastalığı olarak kabul etti.
Mahkeme, Lainault’nun 12.600 saatlik uçuşunun yarısından fazlasını gece vardiyalarında geçirdiğini, kabin ekibinin her uçuşta kozmik radyasyona maruz kaldığını ve yıllarca pasif sigara dumanı soluduğunu dosyaya açık biçimde kaydetti.
Hastalığı açıklayacak herhangi bir genetik faktör bulunmaması da bu tabloya eklenince, meme kanserinin tesadüfi değil, doğrudan çalışma koşullarının sonucu olduğu yönünde güçlü bir kanaat oluştu. Lainault’nun hastalığı mesleki kökenli kabul edildi ve kendisine erken emeklilik hakkı tanındı. Bu karar, havacılık sektörünün yıllardır inkar ettiği risklerin artık hukuken inkar edilemeyeceğini gösteriyor.
SENDİKALAR: EMSAL KARAR
Sendikaların Emsal Uyarısı: Kartopu Etkisi Başladı
Meme kanserinin Fransa’nın resmi meslek hastalıkları listesinde yer almaması, bu tanımayı daha da kritik hale getiriyor. Bayonne’deki mahkeme, bilimsel verileri ve kabin ekiplerinin çalışma koşullarını merkeze alarak bu engeli fiilen aşmış oldu. Bu durum, ‘mesleki risk yok’ söylemiyle sürdürülen kurumsal inkarın artık sorgulanabilir hale geldiğini gösteriyor.
Fransa Demokratik İş Konfederasyonu (CFDT) kararın yalnızca bireysel bir kazanım değil, emsal niteliğinde bir kırılma olduğunu ve kartopu etkisi yaratacağını açıkça dile getirdi. Şu anda Fransa’da kabin memurları ve sağlık çalışanları tarafından açılmış yaklaşık 30-40 dosyanın inceleme aşamasında olması, bu etkinin çoktan başladığını gösteriyor.
Kabin ekipleri, uçuş sırasında kozmik radyasyona maruz kalan sayılı meslek gruplarından biri ve uluslararası araştırmalar bu maruziyetin normal popülasyona kıyasla 2 ila 5 kat daha yüksek olduğunu gösteriyor. Harvard Üniversitesi’nin 2018 tarihli çalışması, kabin memurlarında meme kanseri oranının genel nüfusa göre %50 daha yüksek olduğunu ortaya koymuştu. ABD’de CDC ve NIOSH tarafından yürütülen araştırmalar da kabin ekiplerinde melanom, rahim ve meme kanseri oranlarının anlamlı şekilde arttığını doğruluyor. Avrupa Havacılık Güvenliği Ajansı (EASA) ise kabin ekiplerinin radyasyon maruziyetinin düzenli takip edilmesi gerektiğini yıllardır vurguluyor. Bu veriler, mahkemenin kararının bilimsel zemininin son derece güçlü olduğuna işaret ediyor.
Gece çalışması da risk zincirinin kritik bir halkasını oluşturuyor. Gece vardiyası melatonin üretimini baskılıyor; melatonin düştüğünde östrojen seviyesi yükseliyor ve bu hormonal dengesizlik meme kanseri riskini artırıyor. Kabin memurlarının sık sık gece uçuşlarına çıkması bu biyolojik süreci kronik hale getiriyor. Buna yıllarca uçaklarda içilen sigaranın yarattığı pasif duman etkisi de eklenince, mahkemenin ‘mesleki etki’ vurgusu yalnızca bir ihtimal değil, sektörün uzun süre görmezden geldiği bir gerçek haline geliyor.
Bu kararın hukuki etkisi de geniş. Meslek hastalığı listesinde yer almayan bir hastalığın mahkeme tarafından tanınması, listeyi ve kriterleri yeniden tartışmaya açabilir. Kabin memurları için yeni bir tazminat yolu doğarken, havayolu şirketleri için yıllardır göz ardı edilen bir sorumluluk alanı hukuken görünür hale geliyor. Havayollarının gece uçuşu planlamalarını, radyasyon ölçüm ve kabin ekiplerine yönelik sağlık taramalarını yeniden düzenlemesi gerekebilir. Sigorta primlerinin artması ve kabin memurlarına düzenli mamografi taramalarının zorunlu hale gelmesi de bu sürecin olası sonuçları.
Kartopu etkisi insani bir boyut da taşıyor. Kabin memurları yıllardır yorgunluk, uyku bozuklukları, jet lag, radyasyon korkusu ve yetersiz sağlık taramalarıyla baş başa bırakıldı. Bu karar, onların çalışma koşullarının yeniden değerlendirilmesi için somut bir kapı aralıyor. Bu nedenle karar, yalnızca bir hostesin kişisel mücadelesi değil; havacılık sektöründe kadın sağlığı, gece çalışması ve radyasyon maruziyeti konusunda yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.
Fransa’daki kararın etkisi uluslararası havacılık sektörüne de yayılabilir. Kanada’da kabin ekiplerinin radyasyon maruziyeti resmi olarak mesleki risk kabul ediliyor. Almanya, 2019’da gece çalışması ile meme kanseri arasındaki ilişkiyi resmen tanıdı. ABD’de bazı eyaletlerde kabin memurlarının kanser riskleri kabul edilmiş durumda. Fransa’daki kararın Avrupa ve diğer ülkelerde benzer davaların önünü açabilecek uluslararası bir emsal niteliği taşıdığı ifade ediliyor.