YPJ: Şengal’i savunmak ortak geleceğe sahip çıkmaktır

YPJ Genel Komutanlığı, "Şengal’in direnişini ve özgür iradesini savunmak, tüm özgür halkların ortak özüne ve geleceğine sahip çıkmaktır" dedi.

YPJ Genel Komutanlığı, internet sitesinde, DAİŞ çeteleri tarafından Şengal’deki Êzidî toplumuna yönelik sistematik bir soykırım olarak gerçekleştirilen 3 Ağustos 2014 Fermanı’nın 12. yıl dönümü vesilesiyle yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklama şöyle:

“Son fermanın şehitlerinin şahsında, vahşete karşı bedenini siper eden tüm canlarımızı saygı ve hürmetle anıyoruz. Şengal halkımızın kalbinde ve bilincinde açılan derin yara, ancak mücadelenin büyütülmesi, özerkliğin inşası ve toplumsal örgütlenme ile sarılabilir.

Barbar DAİŞ çeteleri, işgalci Türk devletinin desteği ve planlamasıyla kadim Êzidî toplumumuza karşı başlattığı soykırımı, tüm Kürt halkına yönelik genel bir soykırım aşamasına taşımaya çalıştı.

Bu karanlık stratejiyi hayata geçirmek için Kobanê’den Şengal ve Maxmur’a kadar kadınlarımıza, çocuklarımıza ve yaşlılarımıza en vahşi ve kirli saldırıları gerçekleştirdiler. Daha önce savunma iddiasında bulunan KDP gibi güçler, bu tarihi anda sorumluluklarını reddederek Êzidî toplumunu vahşetin pençesinde bıraktı ve amansız bir katliamla yüz yüze getirdi. Ancak bu karanlık senaryo, 12 savaşçının destansı direnişiyle tarihi bir yenilgiye uğratıldı. İnanç dolu ve savaşçı kadınların şahsında, özgür iradeyi esir almak isteyen o ataerkil ve tecavüzcü zihniyet tamamen çökertildi. Bu saldırıların amacı sadece fiziksel imha değildi; asıl amaç toplumu iradesiz bırakmak ve Şengal halkını köklü tarihi bağlarından ile Êzidîlik özünden koparmaktı. Bu çete grubunun öldürme ve esir almaktan, kültürel hafızanın yok edilmesine ve dini varlığın ortadan kaldırılması girişimlerine kadar olan eylemleri; özünde insanlık değerlerine ve özgür yaşam felsefesine karşı işlenmiş büyük bir tarihi suçtur.

Uluslararası toplumun genel vicdanına, hâlâ esir tutulan binlerce Êzidî kadın ve gencimizin kurtarılması için ahlaki ve tarihi sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulunuyoruz; çünkü Êzidî halkına sahip çıkmak insanlığın temel ölçütüdür. Çok iyi bilinmelidir ki Şengal’e yönelik tehditler sadece tek bir coğrafyaya karşı değil, doğrudan tüm Kürt halkının siyasi, toplumsal varlığına ve kadim kimliğine yöneliktir. Êzidî toplumumuzun savunulmasının tek garantisi ve gerçek tanımı, ancak demokratik özerklik sisteminin derinleştirilmesi ve siyasi ile kültürel haklarının resmen tanınmasıyla mümkündür. Şengal’in direnişini ve özgür iradesini savunmak, tüm özgür halkların ortak özüne ve geleceğine sahip çıkmaktır.

Esir alınan tüm kadınlarımız özgürleştirilene ve kaderleri belirlenene kadar mücadelemizi kesintisiz ve büyük bir kararlılıkla sürdüreceğimize söz veriyoruz. Êzidî toplumumuza layık olan özgür, eşit ve huzurlu bir yaşam yaratmak için tüm ahlaki ve insani desteğimizi sunacak; dirençli Êzidî halkımızın sesi ve iradesi olacağız.”