Kültür hareketleri Hevî Şanogeri andı

TEV-ÇAND, Maxmûr Kültür ve Sanat Merkezi ile Stêra Zêrîn, devrimci tiyatrocu Hêvî Şanoger’in (A.Xafûr Doxan) şehadetinin 22’nci yıldönümü dolayısıyla andı.

Kültür hareketi TEV-ÇAND yaptığı yazılı açıklamada, "Kürt sanatçı ve devrimci Hêvî Şanoger yoldaşın şehadetinin 22. yıl dönümünde kendisini saygıyla anıyor; onun şahsında özgürlük ve özgür sanat yolunda toprağa düşen tüm şehitlerimizin huzurunda minnetle eğiliyoruz” dedi.

Açıklamada devamla şunlar ifade edildi: 

“A.Xafûr Doxan (Hêvî Şanoger), 27 Ağustos 2004 tarihinde Kerkük’te düzenlenen Kürt Tiyatro Festivali’ne katılmak üzere Mahmur’dan Kerkük’e doğru yola çıkmış, geçirdiği talihsiz bir trafik kazası sonucu şehitler kervanına katılmıştır.

Mardin’in Qoser ilçesinde doğup büyüyen Hêvî yoldaş, uzun yıllar İzmir’de çalıştıktan sonra 1993 yılında mücadeleye katılmıştır. NÇM bünyesinde yürütüğü tiyatro çalışmalarını 1998 yılında dağ alanına taşımış, devrimci tiyatronun gelişmesinde öncü rol oynamıştır.

Heval Hêvî’yi Yekta Herekol yoldaştan ayrı düşünmek imkansızdır. Her iki yoldaş da özgür sanat çizgisinin ve yoldaşlığın timsali olmuş; ‘Gurî’, ‘Qirdik’, ‘Qeşmer’ ve ‘Evîna Gul û Masî’ gibi eserlerle toplumun ve mücadelenin hakikatini sahneye taşımışlardır.

Yekta, Hêvî, Rêzan, Jînda Hewlêr ve Sarya Baranların devrettiği bu miras bugün sahnelerde yaşamaya devam ediyor. TEV-ÇAND olarak Hêvî Şanoger yoldaşın şahsında tüm şehitlerimizin anısına bağlı kalacağımızın sözünü veriyoruz. 'Ben halkımın tiyatrocusuyum' diyen herkesi vicdani sorumluluklarını yerine getirmeye, toplumun ve hakikatin sesi olmaya çağırıyoruz."

Maxmûr Kültür ve Sanat Merkezi ile Stêra Zêrîn de ortak bir açıklama ile Hêvî Şanoger’i andı.

Açıklamada, “Yoldaş Hêvî, bu uzun ve zorlu yaşam sahnesinde bir oyuncu olmadı; ömrünü hakikat savaşının tadında yaşadı. Onun tiyatrosu, elit ve rahat sahnelerin tiyatrosu değildi. Onun tiyatrosu hikâyeye, kilama, vicdana, acıya ve toplumun sevincine yaslanıyordu. Tiyatro, Hêvî için çobanların ateşiydi; karanlığa karşı, halkının bağrından fışkıran bir çığlıktı” denildi. 

Hêvî Şanoger’in Apocu sanatçılığı bir derviş gibi kendisiyle birlikte taşıdığına vurgu yapılan açıklamada “Ve biz her zamankinden daha fazla senin ve Hogir Bektaş, Mihemed Gabar, Yekta, Mahîr, Daxistan, Sarya, Baran, Zerdeşt ile Cûma’nın yoldaşlığını ve öğretmenliğini özlüyoruz” diye belirtildi.

Açıklama şu ifadelerle son buldu: “Senin özgür insanı anlatma mücadelen yetim kalmayacak. Sahnenin ışığı da, senin halkın kalbinde yaktığın ateş ve sevgi de asla sönmeyecek. Devrin daim olsun, büyük ve sevgili üstad…”