Kürtçe yayıncı ve yazarlar: Kürtçe statü kazanırsa okur sayısı da artar

Kürtçe yayıncılıkta kitap ve tür çeşitliliği artarken, okur sayısı azalıyor. Yayıncı ve yazarlar, Kürtçe yayınevlerinin yaşadığı sorunların aşılması ve Kürtçe kitapların daha fazla okura ulaşması için Kürtçenin statü kazanması gerektiğini belirtti.

KÜRTÇE YAYINCILIK

Mêrdîn Barosu tarafından düzenlenen ve üç gün sürecek olan “Kitap Günleri” başladı. Baro hizmet binasında başlayan etkinliğe avukatlar, yazarlar, yayınevleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı.

28 Kürtçe ve bir Süryanice yayınevinin katıldığı Kitap Günleri Fuarı’nda yaklaşık 3 bin kitap okurla buluştu. Kürtçe seçmeli dersleri alan ilkokul öğrencilerinin de büyük ilgi gösterdiği fuarda, yayıncılar ve yazarlar, Kürtçe yayınevlerinin karşılaştıkları sorunları, okurların ilgisini, asimilasyon ve anadilde eğitimin olmamasının Kürtçe yayınevleri üzerindeki olumsuz etkilerini ANF’ye değerlendirdi.

TÜRKÇE YAYINEVLERİNE DESTEK, KÜRTÇE YAYINEVLERİNE ENGEL

Kürtçe yayınevlerinin Türkçe yayınevlerine kıyasla birçok sorunla karşı karşıya olduğunu belirten Pirtûka Kurdî kurucusu ve koordinatörü Bawer Berşev, en önemli sorunlardan birinin Kürtçe okur sayısının çok azlığı olduğunu söyledi.

Bakurê Kurdistan’da Kürtçe okur sayısının 10 bini geçmediğini ifade eden Berşev, şunlara dikkat çekti: “Bu sayı, özellikle ilk çözüm sürecinde gençlerin Kürtçeye olan ilgisinin artmasıyla birlikte her geçen yıl yükseliyordu. Ancak son birkaç yıldır bu ilgi azalmaya başladı. Birinci sorunumuz budur. İkinci sorunumuz ise ekonomidir. Kayyum darbelerinden önce Kürdistan’daki belediyeler birçok fuar düzenliyor, çeşitli imkanlar yaratıyordu. Çok başarılı işler de yaptılar. Ancak şu an belediyeler geri duruyor ve destek sağlamaktan çekiniyor. Çıkarılan yasalar da belediyelerin adım atmasını engelliyor.

Öte yandan Van kayyumu, belediyenin kasasından Türkçe yayınevlerinden bir milyon kitap satın alarak dağıttı. Bakanlıklar da alıp kütüphanelere gönderebiliyor. Ancak bu destekler Kürtçe yayınevlerine yapılmıyor.”

Yayınevlerinin yayımladığı kitapların halkın arasında yaygınlaştığını ve zamanla o halkın dili haline geldiğini belirten Berşev, Kürtçenin de halkın okuma dili haline gelmesi için Kürtçeye statü verilmesi gerektiğini söyledi.

 

Berşev, “Kürtçe statü sahibi olduğunda ve pazar dili haline geldiğinde, bugün 30-40 civarında olan Kürtçe yayınevlerinin sayısı 100’ü geçecektir. Kürtçe okur ve yayınlarının artması, Kürtçenin statüsüne bağlıdır” diye konuştu.

‘DEVLETİN BASKISI DA KÜRTÇE YAYINEVLERİNİ ETKİYOR’

Bakûrê Kürdistan’daki Kürt halkının direnişini ve Türk devletinin Kürt halkına yönelik katliamlarını konu alan “Avrîn” romanının yazarı Rohat Bulut, Kürtçe yayınevlerinin ciddi ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Bulut, “Kürt yayınevleri kendini finanse etme konusunda zorluklar yaşıyor. Bunun sebebi artan kağıt ve basım maliyetleridir. Diğer taraftan okurların ilgisinin azalması da yayınevlerini zorlayan bir durumdur. Kürtçe eğitim dili ve resmi dil olmadığından, okurlar zorluk çekiyor. Bu nedenle fuarlara gelen okurlar da Kürtçe kitaplara fazla ilgi göstermiyor. Bunlar, yayınevlerinin karşısına çıkan temel sorunlardır” diye belirtti.

Bazı yayınevlerinin yayımladığı eserlerin dağ ve zindan edebiyatı, anı ve romanlardan oluştuğunu ve kitapların devlet tarafından yasaklandığını hatırlatan Bulut, “Yayınevleri bu eserleri okur kitlesine ulaştıramadığında hem kendileri hem de okurları açısından sorunlar ortaya çıkıyor. Öte yandan yayınevlerini, yazarları ve okurları bir araya getiren organizasyonların devam etmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘KÜRTÇE KİTAP SAYISI ARTARKEN OKUR SAYISI AZALIYOR’

Aram Yayınevi çalışanı Delil Zengeralp ise artan maliyetler nedeniyle Kürtçe yayınevlerinin yayın politikalarında değişikliğe gitmek zorunda kaldığını belirterek, “Basımı yapılan kitap sayısında azalmaya gitmek zorunda kalıyoruz. Bu hem maliyetleri hem fiyatları artırıyor. Diğer taraftan, Kürtçe bir kitabın kalitesi ne kadar iyi olursa olsun, hakkettiği ilgiyi görmüyor. Bunun bir nedeni de Kürtçenin pazar dili olmamasıdır. Hatta Kürtçe yazar sayısının, Kürtçe okur sayısını geçtiğini bile söyleyebiliriz. Yani Kürtçe kitap sayısı artarken okur sayısı azalıyor” dedi.

Kürtçe okurların daha çok hikaye, araştırma ve roman türündeki eserlere ilgi duyduğunu aktaran Zengeralp, “Kürtçenin eğitim dili olması, Kürtçe okur sayısını artıracaktır. Hangi türde ve hangi içerikte kitapların basılacağı konusunda her yayınevinin bir politikası vardır. Okur kitlesinin artması, yayınevlerinin yeni kitaplar basmasını etkileyecektir. Bu da Kürtçenin resmi ve eğitim dili olmasıyla bağlantılıdır” diye konuştu.

KÜRT YAYINCILARIN GELECEĞİ KÜRT HALKININ DİLİNE SAHİP ÇIKMASINA BAĞLI

Kürt Yayıncılar Birliği (YEW-KURD) Eşbaşkanı Asya Genim de en büyük sorunun asimilasyon ve oto asimilasyon olduğunu, bunun da Kürtçe okur sayısı üzerinde ciddi etkiler yarattığını belirtti.

Toplumun dilinden ve kültüründen uzaklaşmasının edebiyat ve sanattan da uzaklaşmasına yol açtığını ifade eden Asya Genim, “Büyük bir asimilasyon tehlikesiyle karşı karşıyayız ve bu büyük bir meseledir” dedi.

Kendi dilini konuşamayan bir toplumun, çocuklarıyla ana dillerinde konuşmayan anne ve babaların Kürtçe kitaplara da ilgi duymayacağına işaret eden Asya Genim, “Bizler de toplumsal bir iş yapıyoruz. Kürt toplumu diline ve kültürüne sahip çıkarsa bu durum biz yayıncıları olumlu etkiler; uzaklaşırsa olumsuz etkiler” diye konuştu.