Araştırmaya 91 ülke ve ekonomiden yaklaşık 760 bin 15 yaşındaki öğrenci katıldı.
OECD ortalamasında okuma ve matematik sonuçları şimdiye kadarki en düşük seviyeye geriledi. 2015-2025 döneminde okuma puanları 28, matematik puanları ise 22 puan düştü. Bu gerileme, sırasıyla yaklaşık 1,5 yıllık ve bir yıllık öğrenme kaybına denk geliyor. Bilim alanındaki ortalama sonuçlar ise son dönemde daha istikrarlı kaldı.
Sonuçlara göre OECD ülkelerinde her beş 15 yaş öğrencisinden biri artık okuma, matematik ve fen alanlarının üçünde birden temel yeterlilik düzeyine ulaşamıyor. Bu oran 2022'de yüzde 16'ydı. Sosyoekonomik durum da başarı üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor; avantajlı öğrenciler fen bilimlerinde dezavantajlı akranlarından ortalama 85 puan daha yüksek sonuç aldı.
Dijital teknolojilerin kullanımı da raporun dikkat çektiği başlıklardan biri oldu. OECD, okulda eğlence amacıyla yoğun dijital cihaz kullanan veya yapay zekâdan aşırı yararlanan öğrencilerin sonuçlarının genel olarak daha düşük olduğunu belirtti. Buna karşılık, yapay zekâyı öğrenmeye yardımcı bir araç olarak kullanan ve verilen bilgilerin güvenilirliğini değerlendirmeyi öğrenen öğrencilerin sonuçları daha olumlu olabiliyor.
PISA sonuçları gerilemenin yalnızca pandemi sonrası ortaya çıkmadığına da işaret ediyor. OECD'ye göre birçok ülkede düşüş COVID-19 öncesinde başlamıştı. Raporda artan ekran süresi ve keyif için kitap okuma alışkanlığındaki gerilemenin, özellikle okuma becerilerindeki düşüşle birlikte görüldüğü belirtiliyor.
Buna karşın bazı eğitim sistemleri genel eğilime ters yönde ilerledi. Türkiye, bilim alanında 2015-2025 arasında performansını artıran ülkeler arasında yer aldı; ayrıca yüksek performans gösteren öğrencilerin oranını artırırken düşük performans gösterenlerin oranını azaltan ülkeler arasında gösterildi.