Şehit Aileleriyle Dayanışma Komitesi: Şevin Tetwan ve Seyit Dersim’i andı

Şehit Aileleriyle Dayanışma Komitesi, yaptığı açıklamada 1999 yılında şehit düşen Şevin Tetwan (Hayriye Avras) ve 2017 yılında şehit düşen Seyit Dersim’i (Ali Kaçar) andı.

ŞEHİT AÇIKLAMASI

Şehit Aileleriyle Dayanışma Komitesi, Kürt Özgürlük Mücadelesi saflarında şehit düşen iki gerillayı andı.

Komite tarafından yapılan yazılı açıklamada 1967 Dersim doğumlu Ali Kaçar’ın 2017 yılında Güney Kürdistan’da, 1979 Bedlîs doğumlu Hayriye Avras’ın da 1999 yılında Erzurum'da şehit düştükleri duyuruldu.

Komitenin açıklaması şu şekilde:

"Yarım asırdır Kürdistan tarihi gelişmelere sahne oldu. Elli yılı aşkın süredir Önder Apo öncülüğünde yürütülen soluksuz mücadeleyle Kürt halkı, makus talihini değiştirebileceğini tüm dünyaya gösterdi. PKK öncülüğünde başlatılan Kürdistan özgürlük mücadelesi kapitalist modernite sömürgeciliğinin bölge ulus devlet işgalciliği arasında pay ettiği Kürdistan topraklarını zihinlerde birleştirdi. Kürt halkını ulusal bir akıl etrafında buluşturdu. Dört inkârcı, soykırımcı devletin egemenliği altında yaşayan ve dünyanın dört bir yanına dağılan Kürt halkını ortak değerler etrafında örgütledi. Dahası Kürt halkının sözlü tarihinde sürekli umarsız bir yara gibi dile gelen “önderlik” boşluğu dolduruldu. Önder Apo bu anlamda çağa damgasını vurdu, Kürtleri geleceğin özgür, demokratik toplumunun inşasında öncü konuma taşıdı.

Elbette bütün bu tarihi gelişmeler kolay ve bedelsiz olmadı. Kürt halkı on binlerce evladını bugünlerin yaratılmasına feda etti. Kadın ve erkeklerin katıldığı cenk alayları Kürdistan’ı tam bir “güneş ülkesi” umudu haline getirdi. Özellikle kadın özgürlük mücadelesi tarihin akışını tümden değiştirdi. Önder Apo’nun belirlediği demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü toplum paradigması sadece Kürt halkı ve Kürt kadınları için değil, tüm dünyada kadınlar, halklar için bir umut haline geldi. Bu temelde on binlerce şehit verildi. Kürt kadın ve erkeklerinin yanında farklı ulus ve kültürlerden de kadın ve erkekler Kürdistan’daki özgürlük halayına katıldılar. Kürdistan topraklarına serpilen komünalist, sosyalist yaşamın gelişmesi için yaşamlarını koşulsuz bir şekilde sundular. Onların da kanı bu toprakları suladı. Evrensel bir ruh oluştu Kürdistan’da ve şimdi bu ruh tüm dünyayı dolaşıyor, etkiliyor, insan olmanın erdemlerini yeniden yaşamsal kılıyor. Kadın özgürlük çizgisi toplumun özgürlüğünün de doğrultusu oldu. PAJK ile somutlaşan kadın özgürlük çizgisi, gerilla mücadelesi ve Rojava’da gerici, cihadist erkek egemenlikli zihniyete, çağın kastik toplumsal katillerine karşı verdikleri mücadeleyle tüm dünyada etki oluşturan bir düzeye ulaştı. Yarım asrı aşan mücadele tarihinin her gününe büyük şehadetler nakşedildi. Büyük özgürlük yürüyüşünde zamanın ruhuna dokunarak ebediyete akan, mücadeleleriyle bugünlerin yaratılmasında rol oynayan ölümsüz şehitlerimizi farklı yer ve tarihlerde şehit düşen Şevin Tetwan ve Seyit Dersim yoldaşlarımız şahsında saygı, sevgi ve minnet ile anıyor; değerli ailelerine, yurtsever halkımıza başsağlığı diliyor, amaç ve hayallerini demokratik toplumun inşasıyla mutlaka gerçekleştirme sözümüzü yeniliyoruz.

Kod Adı:  Seyit Dersim

Adı-Soyadı: Ali KAÇAR

Doğum Tarihi ve Yeri: 1957 Dersim-Qişlê

Anne Adı: Fatma

Baba Adı: İsmail

Mücadeleye Katıldığı Tarih ve Yer: 1997 Romanya

Şahadet Tarihi ve Yeri:  2017 Başûrê Kurdistan

Seyit Derism-Ali Kaçar, 1957 yılında Dersim’in Qişlê ilçesinde ailenin tek çocuğu dünyaya gelir. Dersim katliamının tanıklarından duyduğu yaşanmışlıklar bilincinde ve duygularında önemli etkiler yaratır. İlkokulu üçüncü sınıfa kadar köyde okuyan Seyit Dersim daha sonra İstanbul’a gider ve orada okumaya devam eder. Ortaokulu tekrardan Dersim’de sürdürür. Dersim ve İstanbul arasında gelişme kaydeden yaşam serüveni, kişilik ve düşünce gelişiminde önemli sonuçlar yaratır. Alevi inancının doğa ve insan merkezli kültürüyle büyüyen Seyit Dersim, erken yaşlarda sosyalist mücadeleye ilgi duymaya başlar. Türkiye sosyalist hareketi içerisinde etkinliklere katılır. Lise yıllarında sosyalizme olan ilgisi daha da büyür. 12 Eylül faşist askeri darbesinin işkencesinden o da kurtulamaz. 1985 yılında PKK mücadelesi ve Kürdistan gerçekliği ile tanışır. Bu aynı zamanda yaşamını tümden değiştirecek bir sürece adım atmasının başlangıcı da olur.

1989 yılında PKK öncülüğünde büyüyen Kürdistan özgürlük mücadelesinin bir sempatizanı olarak siyasi çalışmalara dahil olur. Bu süreçte Önder Apo’nun değerlendirmelerini daha yakından takip etmeye başlar. 1997 yılına kadar çeşitli siyasi çalışmalarda bulunarak mücadele içerisindeki yerini alır. Daha sonra Romanya’ya geçer. Belli bir süre Romanya ve Bulgaristan alanlarında çalışmalar yürüttükten sonra Kürdistan’a geri dönerek gerilla saflarına katılır. Xakurkê, Xinêre ve Qendîl alanlarında gerilla mücadelesinin ilk deneyimlerini yaşar. 2000’de Mazlum Doğan Kadro Okulunda bir devre eğitime katılarak, Önder Apo’nun özgür yaşam felsefesinde daha da derinleşmeyi esas alır. Dersim’in direnişçi kültürüne büyük bir bağlılığı olan Seyit Dersim, gerilla mücadelesine katıldıktan sonra Seyit ismini alarak Seyit Rıza’nın işgalci, soykırımcı sisteme dert olan direniş geleneğinin sürdürücülerinden olur. Daha çocukluğundan itibaren inkarcı soykırımcı sistem gerçekliğine büyük bir tepki ile büyümüştü. Bu tepki Dersim toplumunun özüne sarılmasını beraberinde getirir. Dersim insanının ve toplumunun tüm olumlu ve güzel yanlarını Seyit Dersim’de görmek mümkündür; mütevazi, emekçi, hümanist ve duygusal yönleri belirgin ve ön planda olan Seyit Dersim, bu erdemlerinden dolayı gittiği her yerde sevilen, sayılan ve örnek gösterilen bir insan olur.

2001 yılında Türkiye çalışmaları için görevlendirilen Seyit Dersim, yeniden Bakur alanına geçer. İstanbul’da faaliyet yürütürken Türk devleti tarafından tutuklanıp cezaevine konulur. 2005 yılına kadar cezaevinde kalan Seyit Dersim, bu süreci de düşünsel ve ruhsal anlamda derinleşmenin, iradi olarak daha da güçlenmenin vesilesi yapar. Önder Apo’nun geliştirdiği demokratik toplum paradigması üzerine derin yoğunlaşmalar yaşar. Zindanda kaldığı süre boyunca parti temsiliyetini yapmanın güçlü çabası içinde olur. Fedakarlığı, mütevaziliği, derin yoldaşlık anlayışı ile tüm eylemlere en önde katılım sağlayan Seyit yoldaş duruşu, kişiliği ve anlayışı ile PKK kadrosu olmanın, Önder APO ve şehitler gerçekliğine layık bir militanlığın temsilini yapar. Tasfiyeci eğilimlerle kaygısızca mücadele etmeyi kendine görev edinir. 2005 yılında cezaevinden çıkınca yeniden aktif mücadele etmeye devam eder. Dönemin inşa çalışmaları olan özgür yurttaş hareketinin çalışmalarına dahil olur. 2008’in sonbaharına kadar İstanbul’da kalarak birçok çalışmanın geliştirilmesinde rol sahibi olur. Aynı yılın güzünde yeniden Kürdistan dağlarına dönüş yapar.

Gerilla alanlarında katıldığı eğitim devrelerinden edindiği tecrübeler temelinde pek çok çalışmada görev ve sorumluluk alır. Demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü toplum paradigması üzerine derin yoğunlaşmaları olan Seyit Dersim, dil ve kültür üzerine de çalışmalara katılarak Kürt halkının özgürlük mücadelesine doğru bir öncülük yapmanın gereklerine ulaşmayı esas alır. Uzun soluklu mücadele serüveninde Önder Apo ve Şehitler çizgisinin ısrarlı bir takipçisi olur. Emekçi kişiliği, mütevazi duruşu, PKK ve Önder APO hakikatini temsil düzeyiyle her yoldaşı tarafından sevilen ve büyük saygı duyulan Seyit yoldaş 2015 yılından sonra ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele etmek zorunda kalır. 2017 yılında tedavi görürken şehadete ulaşan Seyit Dersim tüm yoldaşlarının ve kendisini tanıyanların yüreğinde ve bilincinde yer edinen büyük bir devrimci olarak özgürlük mücadelesinin ölümsüz kahramanları arasındaki yerini alır.

Seyit Dersim uzun yıllar soluksuz bir şekilde halkının özgürlüğü için mücadele etti. En çok da demokratik ulus paradigmasının başarısı için çalıştı. Önder Apo’nun 27 Şubat çağrısıyla bu mücadele artık yeni bir boyut kazanmış bulunmaktadır. Şehadetini büyük bir üzüntüyle duyurduğumuz Seyit Dersim şahsında Kürdistan özgürlük mücadelesinin tüm şehitlerini saygı ve minnetle anarken, Kürdistan halkına, yoldaşlarına, sevenleri ve ailesine baş sağlığı diliyoruz. Barış ve Demokratik Toplum sürecinin başarısını sağlayarak amaç ve hayallerini mutlaka gerçekleştirileceğinin sözünü yeniliyoruz.

Kod Adı: Şevin Tetwan

Adı Soyadı: Hayriye Avras

Doğum Tarihi ve Yeri: 1979 Bedlis-Tetwan

Anne Adı: Göster

Baba Adı: Muhsin

Mücadeleye Katıl Tarihi ve Yeri: 1996 İstanbul

Şehadet Tarihi ve Yeri: 1999 Erzurum

 

1979 yılında Bedlis’in Tetwan ilçesinin Peyndas köyünde yaşama gözlerini açan Şevin Tetwan, yurtsever, kültürüne bağlı bir ortamda büyür. Çocukluğu Türk devletinin baskı, inkâr ve soykırım saldırıları ile Kürdistan’da buna karşı büyüyen direniş ortamında geçer. Kürdistan dağlarında başlatılan gerilla mücadelesi Kürt halkının varlık ve özgürlük mücadelesini kesinleştirirken, Kürdistan’da büyük bir toplumsal dönüşüm süreci başlar. Yükselen gerilla mücadelesinin önünü almak, halkın PKK öncülüğünde verilen mücadeleye desteğini kesmek için on binlerce insan Türk devletinin örgütlediği JİTEM, Hizbullah gibi paramiliter güçler tarafından katledilir. Binlerce köy yakılarak milyonlarca insan doğup büyüdükleri topraklardan göçe zorlanır. Şevin Tetwan da bu Türk devletinin uyguladığı bu zulümden Kürt halkının bir üyesi olarak payını alır. Kürdistan topraklarından koparak İstanbul’da yaşamaya başlar. Bir yandan Apocu hareketin geliştirdiği yurtseverlik çizgisi temelinde hareket ederken bir yandan da Kürdistan özgürlük mücadelesiyle daha yakın bir bağ oluşturmanın yollarını arar. Genç bir kadın olarak verili erkek egemenlikli toplumsal yaşamı sorgular; Kürt halkına dayatılan baskı ve zulmü kabul etmediği gibi kadına dayatılan kölecil yaşama karşı da büyük öfke duyar.

1996 yılında İstanbul’dan yönünü Kürdistan dağlarına dönerek gerilla saflarına katılır. Genç, cesur, kararlı ve sağlam bir iradeye sahip olan Şevin Tetwan yoldaşımız, gerilla yaşamına hızlıca adapte olup aktif bir mücadele sürecine dahil olur. Erzurum gibi iklimi sert bir coğrafyada uzun süre gerilla mücadelesi yürüten Şevin Tetwan birçok eyleme katılarak özgürlük mücadelesinin geliştirilmesinde büyük emeklerin sahibi olur. Kadına söz hakkının bile verilmediği koşullarda dağlarda savaşmaya başlayan ve özgür yaşamın ancak kadın özgürlüğü ile mümkün olabileceğini mücadeleleriyle ortaya koyan kadınlardan biri olan Şevin Tetwan, 1996’dan 1999’a kadar Erzurum Eyaletinde başarılı bir pratik sergiler.

15 Şubat uluslararası komplosuyla Kürdistan özgürlük mücadelesi açısından da yeni bir süreç başlar. Yeni bir sürecin önünü açmak için Önder Apo’nun perspektifleri temelinde Kuzey Kürdistan ve Türkiye’deki gerilla güçlerinin Başûrê Kurdistan’a geçmesi kararı alınır. Bu temelde ateşkes ilan edilir. Ancak Türk devleti birçok geçiş alanlarında operasyonlar başlatıp pusular atar. ‘Geri çekilme’ için hareketlenen gerilla grupları Türk ordusuyla çatışarak bu süreci tamamlamaya çalışırken yüzlerce gerilla şehit düşer. Şevin Tetwan yoldaşımız da bu süreçte Erzurum Eyaletinden Başûrê Kurdistan’a geçen grupların arasında yer alır. 1999 yılının güzünde Erzurum’da Türk ordusuyla yaşanan çatışmada ardında büyük bir mücadele mirası bırakarak şehitler kervanına katılır. Şevin Tetwan yoldaşımız şahsında tüm özgürlük şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Şevin Tetwan yükselen kadın özgürlük mücadelemizde ebediyen yaşayacaktır."