DOĞA TALANINA KARŞI EYLEM
Botan coğrafyası yaklaşık 7 yıldır kesintisiz bir şekilde talan ediliyor. Ağaçların kesildiği, madenlerin çıkarıldığı, petrol aramasının yapıldığı ve barajların yapıldığı coğrafyada hem insan hem de hayvan yaşamı tehlike altında. Bu talan nedeniyle suların kirlendiği, otların çıkmadığı ve sıcaklıkların arttığı Şirnex'te halk göçe zorlanıyor. Tek geçim kaynağı olan hayvanlarının ot bulamaması ve yasaklar nedeniyle yaylaya çıkamayan yurttaşlar, topraklarını terk etmemek için direnmeye devam ediyor. Bu talan başka kentlere de sıçrarken, yaşanan sistematik talanın durması için 9 Eylül'de büyük bir eylem hazırlığı yapılıyor.
Talana karşı son dönemlerin en kitlesel eylemi, Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde, 9-10 Eylül tarihlerinde Şirnex’te gerçekleştirilecek. 9 Eylül tarihinde saat 13.00’da Şirnex merkezde bulunan Cumhuriyet Meydanı’nda yapılacak açıklamanın ardından kentin çıkışına kadar yürüyüş düzenlenecek. Yürüyüşün ardından araçlara binecek olan kitle, Besta Bölgesi’ne geçerek, bir gece nöbet eylemi gerçekleştirecek. Nöbet ve yürüyüş için çağrılar yapılırken, Botanlı anneler ise dayanışma ile iki gün sürecek eylem için ekmek pişirmeye başladı.
Yaşanan talan karşısında toplumu tepkisizliğe artık bir son vermeye çağıran Şirnex Ekoloji Platformu Üyesi Ahmet Başak, Kürdistan ve Türkiye halklarını doğaya sahip çıkmaya ve eyleme katılmaya davet etti.
Şirnex'te yürütülen madencilik faaliyetleri ve doğa tahribatına dikkat çeken Ahmet Başak, bölge halkının yaşam koşullarının giderek zorlaştığını belirtti.
'KENTTE YAŞAM ALANI BIRAKMADILAR'
Başak, kentte hem doğanın hem de insanların büyük zarar gördüğünü vurgulayarak şunları söyledi: “Şirnex'ın doğasını bozdular. Şirnex halkına ne yer altı ne de yer üstünde bir şey bırakmadılar. Maden çıkara çıkara dağ bırakmadılar, ormanlarımızı kesiyorlar. Hayvanların beslenmediği yerlerde insanlar da eksildi. Dağın eteklerinde hep köyler vardı; hayvan besliyorlardı, yaşamlarını idame ettiriyorlardı. Bu köylerden tutun ilçeye kadar meyve ağaçları çoktur. İnsanlar ürettiklerini takas ederek de yaşamlarını idame ettiriyorlardı. Cûdî eteklerindeki köyler şimdi tümüyle boşaltılmış durumda. Köyler boşaltıldıktan sonra insanlar metropollere göç etmek zorunda kaldılar. Orada onların hamallığını yapıyorlar, yoksulluk içinde yaşıyorlar. Burada tek tük insanlar kalmış, onlar da üretim yapamayacak kadar yaşlı insanlar.”
'VALİ YASAK KARARLARI İLE TALANA YOL AÇIYOR'
Başak, Cûdî Dağı’nın geçmişte bağ ve bahçelerle dolu olduğunu ancak bugün madenler nedeniyle suyun kuruduğunu ifade ederek, köylülerin topraktan verim alamadığını dile getirdi: “Buraya gelen her vali, 15 günde bir yasak kararı veriyor. İnsanlar ne bağına bahçesine gidebiliyor ne de hayvanlarını otlatabiliyor. Gitseler bile onların kontrolünde birkaç saatliğine gidip dönmek zorunda kalıyor. Şirnex'ın etrafı karakollarla dolu. Uludere'den başla Xirbikê Besta'dan buraya kadar her yerde karakollar kurmuşlar. Bu çalıştırdıkları maden ocakları da ağaç kesimleri de karakol yapımı için bahane oluyor. Ağaç kesen ya karakol yapıyor ya yol yapıyor. Cûdî’de Süleyman Bölünmez’in yaptığı maden ocağı, karakola yol yapıyor. Köylerin sularını kirlettiler. Köylüler dışında Koçerler de artık yaylaya çıkamıyor. Bütün insanlar bu talandan zarar görüyor. Doğanın bütün dengesini yok ettiler. Toprağın ruhunu öldürdüler.”
'KÜRDİSTAN'I ÇÖLLEŞTİRMEK İSTİYORLAR'
Başak, bu tahribata karşı herkesin ses çıkarması gerektiğini belirterek şunları ekledi: “Cûdî’de, Besta’da her türlü talanı yürüttüler. Burada köylülerin de, halkın da, şehirde yaşayanların da bu talana ses çıkarması lazım. Buna karşı eylemler yapıyoruz ama herkesin bu sürece destek olması lazım. İstanbul’da, Batı’da yangın çıkınca ağaç kesilince biz onlara ses çıkarıyoruz ama Kürdistan’da bu kesimler olunca herkes kör, sağır ve dilsiz. Kürdistan’ı çölleştirmek istiyorlar. Biz buna karşı ses çıkarmaya devam edeceğiz ama bu sesin daha da artması, eylemlerin çoğalması gerekiyor.”
'EYLEME HERKES KATILMALI'
Kentte ağaç kesimlerinin beş yıldır kesintisiz sürdüğünü belirten Başak, bunun çevreye ve halka verdiği zararın her geçen gün büyüdüğünü söyledi: “Bugün kentin her yerinde ağaç kesimi sürüyor. Bu kesimler nedeniyle sıcaklık arttı, hayvanlar aç ve susuz kaldı. Bizlere her noktada çok fazla zararı oluyor. 5 yıldır kesintisiz bu talan sürüyor. Her geçen gün daha da artarak devam ediyor. Buna dur demek hepimizin elinde. O yüzden ağaçlarımıza da dağlarımıza da sahip çıkmamız gerekiyor.”