Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, İran İslam Cumhuriyeti yetkililerine özellikle Kürt ve Beluç halklarını hedef alan keyfi tutuklamalar, zorla kaybetmeler, işkence, kötü muamele ve yargısız infazlara son verilmesi çağrısında bulundu.
BM İran Özel Raportörü Mai Sato’nun internet sitesinde yayımlanan açıklamada, “Ben ve diğer uzmanlar, İran yetkililerini Kürt ve Beluç halklarının karşı karşıya kaldığı keyfi tutuklamalara, zorla kaybetmelere, işkenceye ve infazlara son vermeye çağırıyoruz” denildi.
İŞKENCE, ZORLA İTİRAF VE KAYBETTİRME VAKALARINDA ARTIŞ
BM uzmanları, farklı halkların güvenlik, onur ve ayrımcılıktan uzak bir yaşam sürme hakkına sahip olduğunu vurguladı. Raporda, Aralık 2025’te İran’da başlayan protestoların ardından binlerce kişinin gözaltına alındığı, işkence, zorla itiraf ve zorla kaybetme vakalarında artış yaşandığı belirtildi.
Uzmanlar, 2026 yılının ilk altı ayında en az 24 Beluç ve 22 Kürt yurttaşın idam edildiğini kaydederken, Pexşan Ezîzî ve Werîşe Muradî’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin idam tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Raporda ayrıca, “casusluk”, “savaş” ve “isyan” gibi suçlamaların özellikle Kürt yurttaşlara yönelik baskı ve cezalandırma aracı olarak kullanıldığına dikkat çekildi.
İŞKENCE ALTINDA ALINAN İFADELER
BM uzmanları, işkence ve zorla alınan itiraflara dayandırılan davalarda yargılanan beş Kürt ve Beluç tutsağın idam cezası tehdidi altında bulunmasından duydukları endişeyi dile getirdi.
Sünni Kürtler, Yaresanlar ve diğer etnik-dini topluluklara yönelik baskıların arttığı belirtilen raporda, bazı gözaltı vakalarında 18 yaşın altındaki çocukların da bulunduğu kaydedildi.
SÜRGÜNDEKİ AKTİVİSTLERE BASKI
Raporda, İran dışında yaşayan Kürt aktivistlere yönelik baskıların da yoğunlaştığı belirtildi. Yurt dışında yaşayan yüzlerce İranlının mal varlıklarına el konulduğu, 37 Kürt aktivist ve yönetici hakkında ise gözaltı ve iade talepli kararlar çıkarıldığı ifade edildi.
BM uzmanları, İran’ın uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini hatırlatarak işkence, zorla kaybetme ve yaşam hakkının keyfi biçimde ihlal edilmesinin yasak olduğunu vurguladı. Açıklamada, adil yargılanma hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkelerinin korunması gerektiği belirtilerek, bu konuların İranlı yetkililerle diyalog yoluyla gündemde tutulmaya devam edileceği kaydedildi.