GÖRÜNTÜLÜ

Kürt işverenleri İsviçre’de buluştu

İsviçre Demokratik İşverenler Derneği (SDAV) tarafında her yıl düzenlenen dönem toplantısı bu yıl Solothurn kantonuna bağlı Egerkingen kentinde düzenlendi.

Yapay zekanın ekonomiye katkısı başlığıyla düzenlenen toplantıya DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, HDP eski Milletvekili Ekonomist Erol Katırcıoğlu, Almanya Kürt İşverenler Derneği (AKEE) Başkanı Hasan Sirel ve yönetici Leylan Uca, Fransa Kürt İş insanları Birliği (UEFK) başkan yardımcısı Abdullah Ülmez ve yönetim kurulu üyeleri, KDP İsviçre temsilcisi Tamer Guli ve çok sayıda iş insanı katıldı.

Egerkingen kentindeki Mövenpick Hotel’de düzenlenen etkinlik katılımcıları kahvaltısıyla başladı. Sunuculuğunu Uğur Özmen’in yaptığı etkinlikte ilk olarak SDAV yönetim kurulu üyesi  Eyyüp Kavak konuştu. 

Kavak “İsviçre Demokratik İşverenleri Derneği iki yıl aradan sonra tekrardan bir etkinlikle karşınızdayız. Bizler ülkemizde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Sürdürülen sürece sahip çıktığımızı belirtiyoruz. Bu toplantıda yapay zekanın ve teknolojinin Kürt iş insanlarının nasıl hizmetine sunarız. Bunu konuşup tartışmak istiyoruz” dedi.

SDAV Yönetim kurulu başkanı Jordi Alvarez İsviçre’deki iş koşulları ve imkanlarına dair bir sunum yaptı. İsviçre ekonomisinin en güçlü yönünün demokratik yapısı olduğuna dikkati çekerek, bu ülkenin köklü bir demokrasisi olduğunu belirtti. Alvarez, “Hep Dubai örnek gösterilir ama İran savaşı gösterdi ki çok güvenli bir liman değilmiş” dedi.

Yapay zeka alanında uzman olan Joshua Banacorsi ve yapay zeka uzay teknolojisi alanında uzman olan Cem Haligür İngilizce ve Türkçe bir sunum yaptılar. Yapay zekayı tanımlarken Titanik’in batışını ele alan Haligür ve Bonacorsai zaman varken önlem alınması gerektiğine ve iş insanları geleceklerini planlarken yapay zekayı göz ardı etmemesi gerektiğine vurgu yaptı. Bıçağın yiyecekleri kesmek için yaratıldığına vurgu yapılarak “Bıçak yiyecekleri kesmek için yaratıldı ama o bıçakla insan da öldürülüyor. Yapay zeka da böyle bir şey. Bunu hangi amaçla kullandığınız önemlidir” denildi.

Verilen aranın ardından AKEE Başkanı Hasan Siral, Almanya AKEE yöneticisi Leylan Uca, Betnahrin Ulusal Konseyi (MBU) üyesi Suphi Aksoy, UEFK başkan yardımcısı Abdullah Ülmez, Sur Belediyesi eski başkanı Abdullah Demirbaş, KDP İsviçre temsilcisi Tamer Guli, HDP Eski milletvekili ve ekonomist Erol Katırcıoğlu ve HDP grup başkan vekili Sezai Temelli birer konuşma yaptı.

EROL KATIRCIOĞLU: KÜRT DİASPORASI YATIRIM YAPABİLİR

Etkinlikte konuşan HDP eski milletvekili, ekonomist Erol Katırcıoğlu yabancılaşma ve bölgeler arası gelir dağılımında yaşanan adaletsizliğe dair bir sunum yaptı. Katırcıoğlu Türkiye’de en geri kalmış bölgelerin Kürt illerinin olduğu yerler olduğuna vurgu yaparak şöyle konuştu: “24 yıllık AKP iktidarına baktığımızda gelir dağıtımında yaşanan adaletsizliği çok rahat görüyoruz. Dikey anlamıyla bir adaletsizlik var birde yatay olarak bir adaletsizlik söz konusu. Yaptığımız araştırmalar da ortaya çıkan tablo bunu net olarak ortaya koyuyor. Kürtlerin yaşadığı yerler en az gelişmiş yerlerdir. Yıllar olarak ele aldığımızda AKP’nin Avrupa Birliği uyum yasalarını çıkardığı dönem gelir dağılımı bakımında bölgeler arası makasın en daraldığı dönemlerdir. Bu da şu sonucu veriyor; Gelir dağılımıyla demokratik gelişme birbirini besleyen iki unsurdur. 

Türkiye bir süreç başlatıldı. Bu süreç Kürt sorununu çözmek için yapılıyor. Kürt meselesini çözen bir Türkiye daha demokratik olmak zorunda. Demokratik olmaya yönelik Kürtler bir kapı açtı. Bu sefer bir muhatap bulundu ve bir süreç başlatıldı. Yürümeye devam eden süreçte sıkıntılar var mı? Benim kanaatime göre sorunlar var: Devletin-iktidarın atması gereken adımlar atılmış değil ama her şeye rağmen bu sorun çözülmeli. Kürt sorunu inkar edilen bir halkın kimlik sorunudur. Ancak bu kimlik sorununun yanında ciddi anlamda bir ekonomik sorundur da.  Bu tarz toplantılar önemlidir. Daha çok yapılmalıdır. Diasporadaki Kürt sermayesi gelişen süreçle birlikte geri dönebilir ve geri kalmış o coğrafyaya yatırım yapabilir.” 

SEZAİ TEMELLİ: DİRENEREK BU SORUNU ÇÖZECEĞİZ

DEM Parti Grup Başkan Vekili Sezai Temeli ise “Yüz yıldır bir sorun var. Bu sorun ‘Kürt Anasın görmesin’ meselesidir ve tam bir yüz yıl böyle geçti. Bu yüzyılın kodu ‘inkar et, imha et, asimile et’. Nerede başladı? Şark Islahat planı ile başladı. Zilan’da, Dersim’de, işte Ferhat burada Roboski’de başladı” dedi. 

Temelli şunları ekledi: “Nerede olursanız olun ortak bir meseleniz var. İsviçre’de de olsanız, Amed’e de olsanız fark etmez. İsviçreli olsanız da, Kürt olsanız da bir Kürt meselesi var. Bu mesele herkese değen bir durumda. Bu mesele çözülmeden hiçbir sorun çözülemez. Bu sorunu nasıl çözeceksiniz?  İmha ve asimile ederek mi? Hayır biz direnerek bu sorunu çözeceğiz. Varlık mücadelesi verdiğimiz için varız diyoruz.” 

Siyasi ve ekonomik mücadelenin beraber sürdürülmesi gerektiğini ifade eden Temelli, “Türkiye’de ki gidişatı değiştirecek gücü olan dinamik biziz. Biz bu iki mücadeleyi birleştirdik. Bu mücadele bir yanıyla siyasi mücadeledir, bir diğer yanıyla bir barış mücadelesidir. Bir başka yanıyla da ekonomik bir mücadeledir” diye konuştu. 

Temelli şöyle devam etti: “27 Şubat 2025 tarihinde yeni bir döneme girdik. Sayın Öcalan’ın ortaya koyduğu Barış ve Demokratik Toplum manifestosu ile silahlı mücadele dönemi sona ermiştir. PKK de kongresini yaparak buna uygun hareket edeceğini göstermiştir. Şimdi bir siyasi mücadele tarzı başladı. Bu mücadele alanı olumlu olumsuz bir çok etki ile karşı karşıyadır. Barış süreci tamamlanmıştır çünkü silahlar susmuştur. Bu önemlidir ama yeterli değildir. Yeterli olmasının yegane yolu demokratik toplumum inşasıdır. Bu siyasi mücadele olduğu kadar da ekonomik bir mücadeledir.

İşte burada bir araya gelen iş insanları bu sürecin bir parçası olmalıyız. Mesele sadece bir işletme açmak değildir. Demokratik toplumu inşa edersek birçok sorunu geride bırakırız. Sorunları çözmek için güçlü dayanışma ağlarına ihtiyaç var. Ancak öyle ayakta kalabiliriz. Türkler ne kadar hakka sahipse biz de o haklara sahip olmak istiyoruz. Eşit yurttaşlık istiyoruz başka türlü olmaz.”

Etkinlik, plaketlerin verilmesi, toplu fotoğraf çekimi ve akşam yemeğinin yenilmesiyle sona erdi.