Amnesty International, İran’da Jina Emînî’nin 16 Eylül 2022’de gözaltında kateledilmesi ardından başlayan ve “Jin, Jiyan, Azadî” olarak anılan protestoların bastırılmasına ilişkin kapsamlı bir rapor yayımladı.
Örgüt, 1.000 sayfadan fazla olduğu belirtilen çalışmasında güvenlik güçlerinin yüzlerce gösterici ve sivilin ölümünden, işkence, zorla kaybetme ve cinsel şiddet vakalarından sorumlu olduğunu kaydetti.
BELGELENEN SİVİL ÖLÜMLER
Rapora göre Amnesty, 2022 olaylarında güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğünü tespit ettiği 377 gösterici ve sivili belgeledi. Bu kişiler arasında 56 çocuk bulunuyor. Örgüt, gerçek ölüm sayısının daha yüksek olabileceğini belirtiyor. Raporda ayrıca binlerce kişinin keyfi biçimde gözaltına alındığı, bazı kişilerin zorla kaybedildiği ve gözaltında işkence ile kötü muameleye maruz kaldığı aktarılıyor.
87 YETKİLİ SORUŞTURULMALI
Amnesty, baskı mekanizmasının işleyişini ve emir-komuta zincirini inceleyerek 87 İranlı yetkilinin insanlığa karşı suçlar kapsamında soruşturulması gerektiğini ifade etti. Örgütün sorumlular arasında gösterdiği isimlerden biri, 2022’de İçişleri Bakanı olan ve bugün Devrim Muhafızları’nın başında bulunan General Ahmed Vahidi.
Örgüt, İran makamlarının 2022’deki protestolar sırasında ateşli silahların kullanımına izin veren politikalar uyguladığını ve bunun çok sayıda sivilin ölümüne yol açtığını belirtiyor. Amnesty ayrıca mağdur yakınlarının da tehdit ve baskılara maruz bırakıldığını kaydediyor.
CEZASIZLIK YENİ İHLALLERİ TEŞVİK ETTİ
Amnesty, 2022’deki baskının ardından sorumluların hesap vermemesinin İran’daki sonraki protestolara yönelik müdahaleler açısından da ciddi sonuçlar doğurduğunu belirtti.
Örgüt, 2026 başındaki protestolarda yaşanan ölümlerin de benzer bir baskı modelini yansıttığını ve çok daha geniş çaplı olduğunu ifade ediyor. Amnesty, bu dönemde on binlerce kişinin öldürüldüğü yönündeki değerlendirmesini de raporunda yer verdi.
Örgüt, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na İran’daki ağır insan hakları ihlallerinden sorumlu kişilerin hesap vermesini sağlayacak uluslararası bir ceza adaleti mekanizmasının acilen oluşturulması çağrısında bulundu.
Mahsa Emînî’nin ölümünün ardından başlayan protestolar, İran’da kadınların zorunlu başörtüsü uygulamasına, toplumsal baskılara ve siyasi özgürlüklerin kısıtlanmasına karşı ülke çapında geniş bir harekete dönüşmüştü. Amnesty, Emînî’nin gözaltında ölümünün bağımsız ve tarafsız biçimde soruşturulması gerektiğini daha önce de belirtmişti.