Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre İran, ABD’nin 3 Kasım’daki ara seçimlerin ardından yeni saldırılar düzenleyebileceği ihtimaline karşı hazırlıklarını yoğunlaştırıyor.
Tahran yönetimi, olası yeni saldırıları caydırmak amacıyla komşu ülkelerde kara harekâtları düzenleme, Suudi Arabistan’daki petrol tesislerini vurma ve ABD savaş gemilerini hedef alma ihtimallerini gündeme getiriyor.
Gazetenin aktardığı ve Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü tarafından analiz edilen uydu görüntülerine göre İran, Natanz ve “Pickaxe Mountain” dâhil bazı hassas tesislerin çevresinde koruyucu düzenlemeler yaptı. Toprak yığınları gibi önlemlerin, olası kara operasyonlarını zorlaştırmayı amaçladığı belirtiliyor.
İranlı yetkililerin özel görüşmelerde Arap ülkelerindeki muhataplarını, yeni bir ABD saldırısı durumunda bölgedeki hedeflerin vurulabileceği konusunda uyardığı öne sürülüyor. İranlı üst düzey güvenlik yetkilisi Muhsin Rızai’nin de Birleşik Arap Emirlikleri’nin yanı sıra bölgedeki veri merkezleri ve internet kablolarının hedef alınabileceği ihtimalinden söz ettiği bildiriliyor.
WSJ’nin kaynaklarına göre Tahran yönetimi, arabuluculara ABD personelini daha sert biçimde hedef alabileceği mesajını da verdi. Bu kapsamda Orta Doğu’daki ABD savaş gemilerini batırma ve mürettebatını öldürme ihtimalinin gündeme getirildiği, bazı İranlı yetkililerin komşu ülkelere kara birlikleriyle girilebileceğini ima ettiği aktarılıyor.
FÜZE VE İHA KAPASİTESİ YENİDEN OLUŞTURULUYOR
Habere göre İran, Washington ile çatışmalara verilen aradan yararlanarak son aylarda füze ve insansız hava aracı tesislerini yeniden inşa etmeye ve cephaneliğinin bir bölümünü yenilemeye çalıştı.
Tahran yönetimi ülke içinde de olası bir savaşın yeniden başlamasına karşı toplumu seferber etmeyi hedefliyor. Rejim yanlısı mitingler düzenlenirken sivillere silah kullanma eğitimleri veriliyor; Devrim Muhafızları tarafından eğitilen kadın birlikleri öne çıkarılıyor. Paramiliter güçlerin okullarda savaş anlatıları okuduğu da belirtiliyor.
WSJ’ye göre bu faaliyetler hem ülkeyi olası bir çatışmaya hazırlamayı hem de Washington’a caydırıcılık mesajı vermeyi amaçlıyor.
ABD ve İsrail’in şubat ayı sonunda İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan bölgesel çatışma, Körfez’den Yemen’e ve Kızıldeniz’e uzanan farklı cephelere yayıldı. Washington bölgedeki askerî varlığını güçlendirip Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırırken İran da ABD’nin ve müttefiklerinin çıkarlarına yönelik tehditlerini ve saldırılarını yoğunlaştırdı. İran’ın kontrol iddiasında bulunduğu Hürmüz Boğazı ise bölgedeki başlıca gerilim noktalarından biri olmayı sürdürüyor.