GÖRÜNTÜLÜ

Tülay Hatimoğulları: Barış ve Siyasallaşma Kurulu çalışmalarına başlamalı

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Kürt halkının artık somut adım görmek istediğini belirterek “Sayın Öcalan'ın koordinatörü olacağı Barış ve Siyasallaşma Kurulu acilen çalışmalarına başlamalı” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Meclis’teki haftalık grup toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Barış Anneleri’ni selamlayarak konuşmasına başlayan Tülay Hatimoğulları, Yemen ve Suudi Arabistan’da yaşanan can kayıpları nedeniyle her iki halk için başsağlığı diledi.

TARAFLAR BARIŞ MASASINDA BULUŞTURULMALI

Türkiye’nin Suudi Arabistan’a asker gönderme tartışmalarına değinen Tülay Hatimoğulları, çatışmaların yeni çatışmalara yol açacağını, müzakerelerin ise barışı inşa edeceğini söyledi. Mekke Anlaşması’nın henüz Meclis komisyonunda ele alınmadığını ve Genel Kurul’dan geçmediğini belirten Tülay Hatimoğulları, anlaşmanın hukuki zemininin oluşmadığını ifade etti.

Tülay Hatimoğulları, “Türkiye bölgeye asker ve çatışma değil diplomasi ve müzakere ihraç etmeli” diyerek Yemen ve Suudi Arabistan’la yoğun diplomatik temas yürütülmesi, tarafların barış masasında buluşmasını sağlayacak koşulların oluşturulması gerektiğini vurguladı.

FON SORUŞTURMASI: İKTİDAR YANIT VERMELİ

Konuşmasında Türkiye’deki fon soruşturmasına da değinen Hatimoğulları, yaşananları “yüzyılın vurgunu” olarak nitelendirdi. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 2025’in son çeyreğinde riskleri gördüğünü ve konunun 2 Aralık’ta Finansal İstikrar Komitesi’nin gündemine geldiğini belirten Tülay Hatimoğulları, buna rağmen önlem alınmadığını vurguladı. 

Yaklaşık 450 bin kişinin doğrudan, milyonlarca kişinin ise dolaylı olarak krizden etkilendiğini kaydeden Tülay Hatimoğulları, 20 milyar dolarlık kayba ilişkin risklerin önceden bilinmesine rağmen neden önlem alınmadığını sorguladı. 

Fon şirketleri, siyaset ve bürokrasi arasındaki olası ilişkilerin açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Tülay Hatimoğulları, kamu otoritelerinin ne bildiğinin ve kimlerin kazanç sağladığının ortaya çıkarılmasını istedi.

Tülay Hatimoğulları, fon soruşturmasının tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.

MGK TOPLANTI TARİHİNİ BEKLEMEYE GEREK YOK

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin konuşan Tülay Hatimoğulları, şunları ifade etti:

“Barış ve Demokratik Toplum Süreci yine Türkiye'nin en önemli ve en sıcak gündemlerinden biri. Barış ve demokratik toplum sürecinin neresindeyiz? Türkiye'nin en fazla sorduğu sorulardan birisi olmaya devam ediyor. Çerçeve yasası çıktı ancak ne zaman uygulanacak, süreç nasıl ilerleyecek? Bu sorular toplumun sorduğu temel sorulardır. Bunlara sorumluluklarımız kapsamında hepimizin yanıt vermesi gerekiyor. Bakın Hareket Yönetimi 8 Ekim'de Türkiye içindeki ve sınıra yakın bölgelerde bölge isimleri vererek çekildiğini açıkladı. Bu tarihi bir adımdır ve yepyeni bir sayfadır. Barış tarafların üzerine düşen sorumlulukları karşılıklı yerine getirmesiyle gerçekleşir. İktidarın ve devletin sorumlulukları tarihsiz vaatlere bırakılamaz. Dün de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz çeşitli açıklamalarda bulundu ve şöyle dedi: 'Çerçeve yasanın uygulanması için olağan MGK toplantısını beklemeye gerek.’ Bizce de yaşanan bu gelişmeler karşılıklı adımların olağan MGK toplantı tarihini beklemeden zemininin hazırlanması gerekiyor.

KÜRT HALKI ARTIK SOMUT ADIM GÖRMEK İSTİYOR

Bakın biraz önce Mersin'den gelen grubumuzla grupta sohbet ettik ve başta Barış Anneleri olmak üzere yine Türkiye'nin her kesiminin söylediğini söyledi. Neden somut adım atılmıyor? Neden kayımlar geri çekilmedi? Neden AİHM kararları uygulanmadı ve Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ neden dışarıda değil? Neden Sayın Abdullah Öcalan için umut hakkı uygulanmıyor diye soruyor analar? Bakın, sadece Kürt halkı değil, toplumun tamamı artık bu süreçte somut adımlar görmek istiyor. Biz biliriz ki hayırlı işlerde acele etmek gerek. Bakın Takip Koordinasyon ve Uygulama Kuruluna bağlı dört alt komisyon kurulacaktı. Bunların bir an önce oluşması, sadece oluşması değil, fiilen çalışmalara başlaması son derece önemli. 

‘SAYIN ÖCALAN’IN KOORDİNATÖR OLACAĞI KURUL ACİLEN BAŞLAMALI’ 

Sayın Öcalan'ın koordinatörü olacağı Barış ve Siyasallaşma Kurulu acilen çalışmalarına başlamalı. Sayın Bahçeli'nin 'siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı'da bulunan kişinin hakkıdır' ifadesi önemli. Süreci ilerletecek en önemli çalışmalardan biri Barış ve Siyasallaşma Kurulunun çalışacağı siyasi, hukuki ve teknik koşulların oluşması. Bu nedenle Sayın Öcalan'ın özgür yaşar ve özgür çalışabilir koşulları acilen sağlanmalıdır. Buradan sizlerin huzurunda bir kez daha İmralı'ya selam ve sevgilerimizi gönderiyorum.

KURULACAK AMA NEYİ BEKLİYORUZ?

Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’un inisiyatifiyle kurulacak Meclis İzleme Kurulu yine kurulmuş değil. Kurulacak ama neyi bekliyoruz? Neden kurulmadı şu ana kadar? Bu kurula ilişkin de önerilerimizi burada açık ve net bir biçimde paylaşmak istiyorum. Bakın Sayın Numan Kurtulmuş'un Meclis'te temsili bulunan bütün siyasi partilerle acilen görüşmesi lazım. Zaten kendisinin de yaptığı açıklamalara göre böylesi görüşmelerin gerçekleşeceğini ifade etti. Bu görüşmelerde özellikle kurulun kurulma biçimi, görevi ve sorumlulukları hakkında görüş alışverişinde bulunulmalı. Kurulun kapsayıcılığı, çoğulculuğu sağlanmalı ki sürecin geniş kesimlerce daha güçlü sahiplenilmesine katkı sunsun. Bu kurulun sembolik olmaması, işlevli olması, siyasetin sorumluluğu ve süreçte oynaması gereken rol açısından hayati öneme sahiptir. Kurulun sahada gözlem yapan, süreçteki tıkanıklıkları ve gecikmeleri tespit eden, rapor hazırlayan, gerektiğinde raflarda bekletilmiş olan birçok görüşü artık ortaya çıkaran, taraflarla görüşen, yol aldıran bir pozisyonda olması son derece bu kurulu işlevli kılacaktır.

TALEP ÇOK, MEKANİZMALAR OLUŞTURULMALI

Sayın Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında kurulan Takip Koordinasyon ve Uygulama Kurulu ile birlikte bu kurulun bilgilendirme ve etkin istişare içinde olması son derece önemlidir. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporunun 6 ve 7'nci maddeleri demokratikleşme açısından son derece önemli maddelerdi. Bu kurul sürecin ve Türkiye'nin ihtiyaçlarına cevap verecek, demokratikleşme yasaları için çerçeve oluşturmak üzere çalışmalar yürütmeli. Kurul herhangi bir siyasi partinin ya da yürütmenin yönlendirmesiyle değil, kendi yetki ve sorumlulukları çerçevesinde çalışmalı. Kurul Sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütlerini sürece katabilecek mekanizmaları oluşturmalı. Bakın bu konuda Türkiye'de talep çok. Mutlaka bu mekanizmalar oluşturulmalı. Özellikle kadın örgütleri ve Alevi kurumlarının bu sürecin izleyeni, dinleyeni değil, masanın bir tarafı olmak gibi bir talepleri var ve bu talep dikkate alınmalı.

BARIŞ DEMOKRASİSİZ DÜŞÜNÜLEMEZ

Sürecin yavaşlığının yarattığı belirsizliklerin çok farkındayız. Müzakere ve mücadele partisi olarak bu sürece ilişkin söyleyecek o kadar çok sözümüz var ki; ancak şunun altını özellikle çizmek istiyorum. Bakın iki yıldır Türkiye'de ne bir asker ne bir gerilla cenazesi gelmiyor. Bu bizim toplum olarak büyük bir mutluluk duyduğumuz bir şey ve Türkiye'nin kazanımıdır. Bunun değerini en çok gerilla annesi, asker annesi bilir. Bunun kıymetini, bunun değerini, insani ve siyasi ve toplumsal değerini 86 milyon yurttaş olarak hepimiz bilince çıkarmak durumundayız.  

Barış demokrasisiz düşünülemez.  Barışı ve demokrasiyi birbirinden ayırmadan yürüteceğimiz ortak kitlesel bir mücadele ile biz gerçekten bu topraklarda barışı inşa eder, demokrasiyi tesis edebiliriz. Buradan sözümüz şu; bizler birleşe birleşe kazanacağız, dayanışarak kazanacağız, hep birlikte kazanacağız."