BM: İsrail’in Suriye’deki operasyonları savaş suçu teşkil edebilir
Birleşmiş Milletler Suriye Araştırma Komisyonu, İsrail’in Suriye topraklarındaki askeri operasyonları kapsamında “savaş suçları” işlenmiş olabileceği uyarısında bulundu.
Birleşmiş Milletler Suriye Araştırma Komisyonu, İsrail’in Suriye topraklarındaki askeri operasyonları kapsamında “savaş suçları” işlenmiş olabileceği uyarısında bulundu.
Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Araştırma Komisyonu, İsrail’in Suriye topraklarında yürüttüğü askeri operasyonlar sırasında savaş suçları işlenmiş olabileceğini açıkladı.
BM İnsan Hakları Konseyi oturumunda konuşan Komisyon üyesi Fionnuala Ní Aoláin, İsrail’in Suriye’deki ihlallerinin devam etmesinden ciddi endişe duyduklarını belirtti.
İsrail, Beşar Esad’ın Aralık 2024’te devrilmesinden bu yana Suriye’ye yüzlerce hava saldırısı düzenledi. Saldırılarda özellikle askeri altyapının hedef alındığı belirtiliyor. İsrail ordusu ayrıca Golan Tepeleri’ndeki İsrail ve Suriye güçlerini ayıran ve BM tarafından izlenen tampon bölgeye asker konuşlandırdı.
İsrail, bölgede bir “güvenlik bölgesi” oluşturduğunu ve bunu korumayı planladığını savunuyor.
‘ASKERİ VARLIK GİDEREK KALICI HALE GELİYOR’
Ní Aoláin, İsrail’in güney Suriye’deki askeri faaliyetlerinin yoğunlaştığını ve kalıcı hale geldiğini belirterek, bölgede kara operasyonları, devriyeler, baskınlar ve aramaların sürdüğünü söyledi.
BM yetkilisine göre İsrail tarafından Suriye topraklarında kurulan geçici kontrol noktaları ve kalıcı askeri altyapılar sivil halkı ciddi biçimde etkiliyor. Ayrıca aralarında çocukların da bulunduğu yüzlerce kişinin sorgulandığı ve gözaltına alındığı belirtildi.
Komisyon, Haziran 2026 itibarıyla İsrail güçleri tarafından Suriye topraklarında gözaltına alınan 49 kişiyi, aralarında iki çocuğun da bulunduğunu tespit etti. Bu kişilerin muhtemelen Suriye sınırının ötesine nakledildiği ifade edildi.
Ní Aoláin, bu tür eylemlerin savaş suçu teşkil edebileceğini söyledi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de temmuz ayında Golan Tepeleri çevresindeki gelişmelerin “tamamen kabul edilemez” olduğunu belirtmişti.