Şengal Dağı’nda düzenlenen törende, Irak Başbakan Yardımcısı, Musul Valisi ve Iraklı çok sayıda güvenlik yetkilisinin yanı sıra Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) ile Şengal Kadın Birlikleri (YJŞ) savaşçıları ve komutanları, Êzidî anneler ve din alimleri de hazır bulundu.
Ebu Nuri, Mam Zeki, Şêx Xeyri, Bêrîvan, Berfîn, Zerdeşt Şengali, Mecid Temimi, Merwan Bedel (Dijwar Feqîr) şahsında halkının ve Irak topraklarının savunulmasında canını feda eden tüm şehitlerin anıldığı açıklamada, şehitlerin ödediği bedellerin ve duruşlarının bir emanet olarak taşınacağı ve akıllardan silinmeyecek bir mesaj olarak kalacağı ifade edildi.
‘IRAK FEDERAL HÜKÜMETİ İLE ANLAŞTIK’
YBŞ açıklamasında, alınan entegrasyon kararına şu ifadelerle değinildi: “Irak topraklarının bütünlüğü ve egemenliğine olan inancımız ve Şengal’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik kaygımız sonucu, Irak Federal Hükümeti ile sayısı 4 bin 165 kadın ve erkek savaşçıya ulaşan güçlerimizin (Şengal Direniş Birlikleri ve Şengal Kadın Birlikleri) bağımsız askeri statüsünün sona erdirilmesi, federal güvenlik sistemine entegre edilmesi ve üzerinde uzlaşılan yasal ve kurumsal çerçeveler ile mutabakatlar uyarınca silahların devlet tarafından denetlenmesi konularında, ulusal ortaklık ve ortak sorumlulukta yeni bir aşamanın temelini oluşturacak şekilde bir anlaşmaya varıldığını açıklıyoruz.”
Anlaşmaya, Şengal’in tarihi ve Êzidî halkının 2014 yılında DAİŞ tarafından katliam, kaçırma, yerinden edilme ve yok olma tehlikesiyle yüz yüze geldiği süreç sonucuyla ulaşıldığı, Musul dahil olmak üzere Irak topraklarının yaklaşık üçte birinin DAİŞ’in hakimiyetine girdiği günlerde Şengal Dağı’nın; halkın ve toprağın onurunu koruyan Êzidî direnişinin kahramanları ve evlatlarıyla birlikte onurla ayakta kaldığı vurgulandı.
YBŞ ve YJŞ güçlerinin kader anında acının ve yaşam iradesinin içinden doğduğu belirtilerek, “Kadın-erkek tüm savaşçılarımız, savunma ve kurtuluş savaşı yürüttü, halkımızı ve toprağımızı korumak için 530 şehit ve yüzlerce yaralı verdik. DAİŞ’in yenilgiye uğratılmasının ardından Şengal’de Irak bayrağını kaldıran ilk güç biz olduk ve halkımızı koruma görevimizden hiçbir zaman vazgeçmedik” denildi.
‘DEVLET KURUMLARI İÇİNDE ÇALIŞMA AŞAMASINA GEÇİLDİ’
Artık devlet kurumları içinde çalışma aşamasına geçildiği ifade edilen açıklama şöyle devam etti: “Silahların kontrolünün devletin elinde olduğunu bildiriyor, güvenliğin birleştirilmesinin; egemenliğin sağlanması, terörün geri dönüşünün önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi için temel olduğunu vurguluyor ve bunun anlaşmada mutabık kalınan maddelerin uygulanması, savaşçılarımızın haklarının korunması, şehitlerin onurunun korunması, Şengal’in güvenliğinin ve halkının hak ve özgünlüklerinin güvence altına alınması koşuluyla mümkün olduğunu bildiriyoruz.”
Anlaşmanın başarısının maddelerinin ciddiyetle uygulanmasını, soykırımın izlerinin giderilmesini, kayıpların akıbetinin açığa çıkarılmasını, yakınlarını kaybeden aileler için adaletin sağlanmasını, göçmenlerin geri dönüşü için zeminin hazırlanmasını, Şengal’in inşasını ve felaketlerin bir daha asla tekrarlanmamasının güvence altına alınmasını gerektirdiği ifade edildi.
‘YEREL YÖNETİMLER GÜÇLENDİRİLMELİ’
Açıklamada, sivil kurumların ve Şengal yerel yönetiminin rolünün güçlendirilmesinin ve tüm bileşenlerin katılımını güvence altına alacak, Şengal’i tüm halkı için birleşik bir güç haline getirecek biçimde demokrasinin yerleştirilmesinin önemi vurgulandı.
Soykırımın ilk günlerinden bu yana Êzidî toplumuna destek olan herkese, Irak Başbakanı’na, siyasi ve toplumsal kesimler ile ilgili komite ve heyetlere teşekkür edilen açıklamada, “Anlaşmanın uygulanmasının güvence altına alınması, hedeflerine ulaşması ve Şengal halkları için istikrar, işbirliği ve hizmette yeni bir ufuk açması amacıyla bu ulusal ruhun uygulama aşamasında da sürmesini umuyoruz” dileği ifade edildi.
‘YENİ BİR AŞAMADA SORUMLULUĞUMUZU SÜRDÜRECEĞİZ’
Şehit, yaralı ve kayıp ailelerine, Êzidî halkına ve tüm Iraklılara seslenilen açıklamada, “Çatışma cephelerinde görevimizi yerine getirdik ve bugün Irak’ın birliğini ve egemenliğini, Şengal’in güvenliğini ve halkının onurunu, tüm evlatları için istikrarlı ve adil bir geleceğin inşasını her şeyin üstünde tutan yeni bir aşamada sorumluluğumuzu sürdüreceğiz” denildi.
Şehitlere olan bağlılığın uğruna canlarını verdikleri şeyi korumak olduğu belirtilen açıklamada son olarak, soykırıma karşı verilen direniş zaferinin halkın korunan haklarına, yaşamına ve özgür ve güvende var olmaya devam etmesine bağlı olduğu söylendi.



