GÖRÜNTÜLÜ

Madde bağımlısı oğlu için mücadele ediyor: ‘Gençlerimizi bu zehirden kurtarın’

Oğlunun altı yıl boyunca madde bağımlılığıyla mücadele ettiğini söyleyen Aygül Yağış, tutuklanmasının da çözüm olmadığını, uyuşturucu, bahis ve kumarın gençleri çıkmaza sürüklediğini belirterek, “Gençlerimizi bu zehirden kurtarın” çağrısı yaptı.

UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE

Özel savaş politikalarıyla birlikte madde kullanımı, bahis, kumar, çetecilik ve bireysel şiddet olayları Kürdistan’da toplumsal sorunların başında geliyor. Sivil toplum kuruluşları ve baroların saha çalışmaları, özellikle gençler arasında bağımlılığın yaygınlaştığına işaret ederken aileler de soruna çözüm bulunması için çağrılarını sürdürüyor. Verilere göre madde kullanım yaşının 9’a kadar düştüğü, madde kullananların önemli bir bölümünün ise maddeyle arkadaş çevresinde tanıştığı belirtiliyor.

Basına yansıyan raporlarda, uyuşturucu kullanan kişilerin yüzde 71,2’sinin 15-24 yaş aralığında maddeyle tanıştığı, yüzde 74,4’ünün ise ilk kez arkadaş grubundan veya yakın çevresinden madde temin ettiği kaydedildi. Yeşilay’ın 2025 Türkiye Kumar Raporu’nda da kumara başlama yaşının 15’e kadar düştüğüne dikkat çekildi.

Amed Barosu verilerine göre, 1 Ocak-9 Eylül 2023 tarihleri arasında uyuşturucu madde imalatı ve ticareti suçlarından yargılanan 2 bin 173 kişi için avukat görevlendirildi. Uyuşturucu kullanma veya kullanmak amacıyla madde satın alma, kabul etme ya da bulundurma suçları kapsamında ise 291 kişi için avukat görevlendirmesi yapıldı.

Gençlerin bağımlılığa sürüklenmesi, toplumsal bağlarının zayıflaması ve ailelerin ekonomik açıdan güçsüzleşmesi temel kaygılar arasında yer alırken, özel savaş politikaları ise bölgede sistematik bir biçimde sürüyor.

Çevresinde benzer sorunlarla mücadele eden çok sayıda aile bulunduğunu belirten Aygül Yağış da oğlunu madde bağımlılığından kurtarmak için yıllardır mücadele veriyor. Gençlerin bir anda madde kullanımına yöneldiğini ve bağımlılıktan kurtulmakta zorlandığını ifade eden Aygül Yağış, özellikle gençlerin ve yurtsever ailelerin çocuklarının hedef alındığına dikkat çekti.

'HER ŞEYİ YAPTIK AMA KURTARAMADIK'

Oğlunun madde bağımlılığı nedeniyle yaşadığı zorlu süreci anlatan Aygül Yağış, ailesi olarak uzun süre çözüm aradıklarını ancak sonuç alamadıklarını belirtti. Oğlunun altı yıl boyunca bağımlılıkla mücadele ettiğini söyleyen Aygül Yağış, “Son süreçte hem etrafımızda hem de ailelerde bu politikalara bulaşmayan kimse kalmadı. En yakınım ise oğlum oldu. Maalesef oğlum madde bağımlılığından dolayı uzun süre zorlu bir süreç geçirdi ve en sonunda tutuklandı.

Oğlum başka bir şehirde çalışıyordu. Ardından buraya geldiğinde bu illete başladı. Arkadaşlarının yanında madde kullanmaya başladı. Elimizden gelen her şeyi yaptık, bütün müdahalelerde bulunduk ancak onu oradan kurtaramadık. En sonunda kendini tamamen kaybetti. Madde kullandığında kendinde değildi, sürekli saldırgandı; kendine geldiğinde ise herkesten özür diliyordu. Bir anda bu sürece sürüklendi ve biz ne olduğunu anlamadan bağımlı hale geldi” dedi.

'TUTUKLANINCA DA KURTULAMADI'

Oğlunun yaşadıklarını zaman zaman kendisine anlattığını belirten Aygül Yağış, şunları aktardı: “Bazen bana, ‘Anne, polisler gelip bizi görüyor, ardından not alıp gidiyor’ diyordu. Bunun boşuna olmadığını çok söyledim. Tutuklandıktan sonra hakkında birçok soruşturma açıldı. Madde kullanmaya başladığı günden bu yana onu bir kez olsun iyi bir durumda göremedim. Her şeyi yaptık ama onu vazgeçiremedik. Altı yıl boyunca bu durumda kaldı ve sonunda tutuklandı.

Tutuklanınca daha iyi olacağını düşündüm. Kendisi bile ‘Cezaevine girersem belki kurtulurum’ diyordu ancak tutuklu olmasına rağmen durumunda hiçbir değişiklik olmadı. Üstelik yalnızca oğlum değil, çevresindeki birçok kişi de aynı sorunla mücadele ediyor. Bu kişilerin hepsi burada yaşıyor. Başka illerden insanların da madde kullanmak için buraya geldiğini görüyoruz.”

'ÇOCUĞUNDAN YAŞLISINA HERKES KUMAR OYNUYOR'

Uyuşturucu kullanımının yanı sıra bahis ve kumarın da gençler arasında yaygınlaştığına dikkat çeken Aygül Yağış, bu durumun aileleri ekonomik ve sosyal açıdan zorladığını söyledi. Gençlerini korumak isteyen ailelerin kaygı yaşadığını ve çocuklarını farklı yerlere göndermek zorunda kaldıklarını ifade eden Aygül Yağış, şöyle devam etti:

“Şu anda bütün anneler ve aileler bu durumdan şikayetçi. İnsanlar, gençlerinin yanlış yollara sürüklenmesinden çok korkuyor. Onları korumak için her şeyi yapıyorlar. Korktukları için gençlerini başka yerlere gönderiyorlar. Gençlerimizin bu durumdan kurtulması gerekiyor. Sadece madde kullanımı değil, gençlerde bahis ve kumar da almış başını gidiyor. Oğlumu bir başkası, ‘Bunu başkasına götür’ diyerek bu işe alıştırdı. Kullandıktan sonra da bir türlü bırakamadı.”

Kumar nedeniyle borçlanan kişilerin yaşadığı sıkıntılara da değinen Aygül Yağış, “Yaşlı başlı bir adamın kumar borcu yüzünden ağladığını gördüm. İnsanlar bu hale gelmiş durumda ve bu durum hem aileleri hem de gençleri yoksullaştırıyor” dedi.

'YURTSEVER AİLELERİN ÇOCUKLARI HEDEF ALINIYOR'

Yaşananları özel savaş politikaları çerçevesinde değerlendiren Aygül Yağış, özellikle gençlerin ve yurtsever ailelerin çocuklarının hedef alındığını belirtti. Gençlerin toplumsal ilişkilerden uzaklaştırıldığına işaret eden Aygül Yağış, “Gençlerimizin bu durumdan kurtulması gerekiyor. Özellikle gençler, yurtsever ailelerin çocukları hedef alınıyor. Sadece gençler değil, anne babalar da bunun hedefi oluyor. Gençler taş atmasın ama ne yaparsa yapsın diye bakıyorlar. Bu yüzden gençler hedef alınıyor. İki gencin yan yana gelmesine dahi izin vermiyorlar” ifadelerini kullandı.

'GEREKLİ ADIMLAR ATILSIN VE ÇÖZÜM BULUNSUN'

Bağımlılıkla mücadele için toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulunan Aygül Yağış, siyasi partiler ve kamu kurumlarının sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Gençlerin bağımlılıktan kurtarılmasını isteyen Aygül Yağış, şu çağrıda bulundu:

“Kimin elinden ne geliyorsa herkes adım atsın. Gerek parti olsun gerek devlet, herkes bu durumun sona ermesi için çabalasın. Bizim ailelerin tek talebi budur: Bu gençleri bu zehirden kurtarsınlar. Artık bıktık. Herkesin bir oğlu, bir çocuğu bu zehrin içinde. Gençlerimizi bu zehirden kurtarsınlar. Biz hiçbir annenin, hiçbir gencin canının yanmasını istemiyoruz.”