Amed’in Sûr ilçesine bağlı Arzoxlî Mahallesi’nde yapılması planlanan “Zenkar-2 Güneş Enerji Santrali ve Enerji Depolama Tesisi” projesine karşı balatılan çadır nöbeti 10’uncu gününde.
Kadınların öncülüğünde gerçekleştirilen eyleme çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisinin destek veriyor. Nöbette, GES’in yapılacağı alana kadar yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşte sık sık “Direne direne kazanacağız", "Bijî berxwedana Arzoxlî", “Bijî berxwedana dayîkan”, "Meralar bizimdir, bizim kalacak", "Em panela naxwazin", "Direne direne kazanacağız", “GES’e hayır”, “Awa me, axa me hebûna me ye” ve "Hak hukuk adalet" sloganları atıldı.
Yürüyüş sonrası GES yapılmak istenen alana geçiş yapmak isteyen yurttaşlara, jandarma izin vermedi. Halk jandarmaya alkış, zılgıt ve sloganlarla karşılık verdi. “Kepçeleri durdurun” çağrısı yapan kadınlar, çalışmalar bitmeden mücadeleyi sonlandırmayacaklarını kaydetti.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed Milletvekili Adalet Kaya, Arzoxlî halkının aylardır zulme karşı ayakta olduğunu söyledi. Mahallelilerin, “Meramı, toprağımı, suyumu alırsanız göç etmek zorunda kalırım” dediğine dikkat çeken Adalet Kaya, şöyle konuştu: “Evet haklılar. Bu merayı GES alanına çevirmek isteyen sermaye ve işbirliği içinde oldukları siyasetçilere karşı aslında yaşam alanlarını, yaşam haklarını koruyorlar. Yerden göğe kadar haklılar. Bu örgütlü direniş ilk günden beri tek ruhla bu güne kadar geldi.
Bizim direnişimizi içeriden parçalamak istiyorlar. Ama yanılıyorlar. Bizim örgütlülüğümüz, direnişimiz tarihsel köklere sahiptir. Biz direnişi bugün öğrenmedik. Bu halk on yıllardır direnişte. Ve bugün yine büyük bir birlik ve beraberlik içinde bu direnişi büyütecek.
Burada köylünün mera alanı ve hemen yanı başında antikkent var. Orada tarihi kalıntılar var. Belki de bu şirket, bu sermaye sadece merayı yok etmekle kalmayacak. Tarihimizi, geçmişimiz, atalarımızdan kalan bu toprakları, çocuklarımızın yarınıyla birlikte tarihimizi yok edecek. Elbette köylünün bu direnişinin yanında duracağız. Sermayeye ve işbirlikçisi siyasetçilere burayı feda etmeyeceğiz. Nasıl ki Kulp’ta, Lice’de ve diğer bütün köylerimizde gerçekleşen direnişte geri adım attırdıysak, yine geri adım attıracağız. Bu topraklar bu yaşam alanları köylünündür. Onların hakkıdır. Onların temel yaşam hakkıdır. Bizde onların hakkının yanında duracağız. Kendi yurtlarından göç etmelerine müsaade etmeyeceğiz. Bu da son sözümüzdür; yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın öncü kadın mücadelemiz.”
Kızıl Parti yönetim kurulu üyesi Ali İhsan Yelkovan ise, “GES projesini savunmak için göndermiş oldukları jandarmalar neyi bekliyor? Özellikle beklediği şeyin akıbeti nedir? Bunu bilmek istiyorum. Bizler her şeyden önce insanların köylerine, meralarına, topraklarına el konulmasını istemiyoruz. Onun için dayanışma içindeyiz. Kervanpınar köylüsünün yanındayız. Direne direne kazanacağız” dedi.
Eylemde konuşan mahalleli kadınlar, “Buradan çıkıp gitmelerini istiyoruz. Toprağımızı versinler. Bize zulüm ettiler. Kepçelerini çıkarıp gitsinler. Hiçbir şeylerini istemiyoruz. Toprağımızın davasındayız” diye belirtti.
Açıklamanın ardından yurttaşların çadır nöbeti sürdü.