7-8 Temmuz 2026 NATO Zirvesi öncesi ortada hiçbir fiil yokken sadece polisin “eylem yapacakları” varsayımıyla hukuksuzca gözaltına alınıp tutuklananlar aylardır keyfi bir biçimde hapishanelerde rehin tutuluyor. Rehin tutulan bu kişilerden biri olan depremzede Halil Yakut’un durumu, iktidarın muhalif kesimlere yönelik işlettiği düşman hukukunun somut örneğini teşkil ediyor. 23 Haziran 2026 tarihinde Ankara’ya kilometrelerce uzaktaki Muğla’da “eylem yapacağı” varsayımıyla gözaltına alınarak tutuklanan Halil Yakut hakkında hazırlanan iddianamede, NATO hakkında yaptığı iddia edilen sosyal medya paylaşımlarının yanı sıra hala yargılandığı veya beraat ettiği dosyaların da eklenmesi yargıyı da ‘suç unsuru’ konusunda ikna edememiş olacak ki söz konusu dosya mahkemeden mahkemeye dolaşır oldu. Eski dosyalar gerekçe gösterilerek “örgüt üyeliği” iddiasıyla hazırlanan iddianame ilk gittiği İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yetkisizlik kararı verilerek Yakut’un gözaltına alındığı Muğla’ya gönderilmişti. Şimdi de Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Yakut’un ikamet adresinin bulunduğu Hatay’a gönderildiği ortaya çıktı. ANF’ye konuşan Halil Yakut’un annesi Gülten Yakut, oğluna aylardır yaşatılan eziyete, “İstanbul’da suç bulamıyorlar, Muğla’ya gönderiyorlar. Muğla’da bulamıyorlar, Hatay’a gönderiyorlar. Oğlumun hayatından çalıyorlar” diyerek tepki gösterdi.
‘DOSYA MAHKEMEDEN MAHKEMEYE DOLAŞIYOR, TUTUKLULUĞUNUN MESULİYETİNİ ÜSTLENEN YOK!’
Maraş merkezli depremlerden en çok etkilenen Antakya’da evi yıkılan Gülten Yakut, bir yandan depremin yaralarını sarmaya çalışırken, diğer yandan polis ve yargı tarafından sürekli hedef seçilen oğlu Halil Yakut’un durumuyla ilgilenmek için çırpınıyor. Oğlunun en son NATO Zirvesi bahanesiyle 4 ayı aşkın zamandır hapishanede tutulmasına isyan eden Yakut, başka hesaplardan yapılan NATO karşıtı paylaşımları gerekçe olarak öne sürülerek, oğlu Halil’in 23 Haziran’da tatile gittiği Muğla otogarında gözaltına alınıp tutuklandığını belirtti. Aylar sonra hazırlanan iddianamede ise oğlunun zaten yargılandığı veya beraat ettiği dosyaların eklenerek dosyanın şişirildiğine işaret eden Yakut, Halil Yakut hakkında suç unsuru bulamayan mahkemelerin dosya hakkında peşpeşe yetkisizlik kararı verdiğine dikkat çekti. Yakut, şöyle konuştu: “Oğlum hakkında hazırlanan iddianamenin gönderildiği 14. Ağır Ceza Mahkemesi dosya hakkında yetkisizlik kararı vererek gözaltına alındığı Muğla’daki 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderiyor. Muğla’daki mahkeme de yetkisizlik kararı vererek 27 Ekim’de oğlumun dosyasını ikamet ettiği Hatay’a gönderiyor. Böyle bir şey yok. Sen şimdi NATO Zirvesi’ni bahane ederek oğlumu ‘eylem yapacağı’ varsayımıyla gözaltına alıp tutukluyorsun ama tutukluluğun mesuliyetini üstlenen yok. Katalog suçlar denilerek tutukluluğun devamına otomatik olarak karar veriliyor ve yetkisizlik kararı verilerek dosya başka ildeki mahkemeye gönderiliyor. Dosya mahkemeden mahkemeye dolaşırken oğlumun da hayatından çalınıyor.”
‘ESKİ DOSYALARI DÖNÜP DOLAŞTIRIP YARGILAMA KONUSU YAPIYORLAR!’
Yakut, itirafçıların yalan beyanlarına dayanarak oğlu hakkında “örgüt üyeliği” iddiasıyla açılan bir davanın her sene başka bahaneler öne sürülerek tutuklanmasına gerekçe yapıldığına dikkat çekti. “Önce ortada hiçbir somut delil olmadan sadece yalancı itirafçılarına dayanarak bir insanı fişliyorlar, daha sonra yıllarca aynı dosyaları suçlama gerekçesi yapıyorlar” diyen Yakut, “Eski dosyaları dönüp dolaştırıp yargılama konusu yapıyorlar. Ama zaten bu çocuk her seferinde önüne konulan bu dosyalardan dolayı hapishanede yatmış ve tahliye olmuş. Kimisinden beraat etmiş, kimisinin yargılanması sürüyor. Sen eski dosyaları tekrar tekrar aynı açtığın dosyaya koyamazsın. Hepsi mükerrer oluyor. Resmen düşman hukuku işletiliyor ve oğlumun masumiyet karinesi çiğnenerek ömründen çalıyorlar. Ortada bir suç yok, delil yok. Oğlumun ilk tutuklama gerekçesi olarak başka sosyal medya platformlarında yapılan NATO karşıtı paylaşımlar öne sürülüyor. O paylaşımların Halil tarafından yapılıp yapılmadığı konusunda herhangi bir kanıt bulamadıkları için de iddianameye eski dosyaları koyuyorlar. Böyle hukuk mu olur? Oğlum özgür olsaydı üniversiteye gidecekti, nişanlıydı evlenecekti. Hayatını kurmak için uğraşıyordu” diye konuştu.
‘SUÇU’ MUHALİF OLMAK!
Oğlunun hukuksuz tutukluluğunun sona ermesini isteyen Yakut, yaşananların yalnızca ailesini değil, Halil’in bütün yaşamını etkilediğini kaydetti. “Bu bir insan hakkı ihlalidir” vurgusunda bulunan Yakut, şöyle tepki gösterdi: “Sen onun hapishanede yattığı bir dakikanın hesabını verebilir misin? NATO Zirvesi’ne eylem yapacak varsayımıyla yola çıktın, bunu destekleyecek hiçbir kanıtın yok. Sen nasıl bu çocuğu içeride tutuyorsun? Şimdi aylar geçti, NATO zirvesi diye bir şey kalmadı. Eski olayları döndürüp dolaştırıp aynı dosyaların içine koyuyorsunuz. Ömür boyu bu çocuğun hayatını mı tutsak edeceksiniz? Hırsızlar, ülkeyi soyanlar, foncular, tecavüzcüler dışarıda ama bir karıncayı bile incitmeyecek olan oğlum sırf senin bu sistemine muhalif olduğu için içeride. Yani ‘suçu’ muhalif olmak. Benim oğlum kimsenin bir şeyini çalmadı, kimseyi öldürmedi. Ne zaman benim çocuğumun elinde bir bıçak veya silah gördün? Bir gün birini dövdüğünü gördün mü? Ben bu işkencenin son bulmasını ve oğlumun bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını istiyorum.”