ANALİZ

Tüm Haberler

  • Türkiye demokratikleşmezse ne olur? 

    Demokratikleşemeyen Türkiye ikinci sınıfa düşmüş, daha çok baskı ve sömürü altına alınmış olacaktır. Bundan kurtuluşun tek yolu, Kürt özgürlüğü ve Türkiye’nin demokratikleşmesidir.
  • Hareket Yönetimi toplantısının gösterdikleri 

    İmralı, resmi muhatap haline gelir, özgür çalışır konuma kavuşursa o zaman Türk devletinin çözüm iradesi olduğu görülür ve süreç hızlanır.
  • Özel savaş gençler, kadınlar ve toplumsal değerlere her yönden saldırıyor 

    Günümüzde özel savaş politikaları her yönden; gençlere, kadınlara ve özellikle toplumsal değerlere saldırmaktadır.
  • İngiltere’nin Sykes-Picot politikası yeniden devrede  

    Körfez ülkeleri ve Doğu Akdeniz’e gelişmiş savaş uçakları gönderen, Türk devleti ile “Stratejik Ortaklık” anlaşması imzalayan ve Hürmüz Boğazı misyonuyla enerji çıkarlarını korumaya odaklanan İngiltere, Ortadoğu’daki sömürgeci politikasını sürdürüyor.
  • Sosyalizmde ısrar, insan olmakta ısrardır* 

    Sosyalizm bir seçenek olarak yaşamda belirdiğinde faşizm devreye girer. Sosyalizm seçeneği doğduğunda kastik katilin kapitalist temsilcileri sistem arayışına girer, ortaya çıkan sistemin adı faşizm olur.
  • Öz savunma her zaman gereklidir* 

    Mao, “İktidar namlunun ucundadır" der. Ama namlunun ucunda sosyalizm kurulamaz. Namlunun ucunda devlet kurulur, ulus-devlet kurulur ki, bu da sosyalizm olmaz. Zaten bu tür denemeler iflas da etmiştir.
  • Demokrasisiz sosyalizm olmaz* 

    Biz kapitalist moderniteyi ve ona hizmet eden reel-sosyalizmi aşmak için yeni bir analiz ve alternatif bir sosyalist teori geliştirmeye çalıştık, adına da Demokratik Modernite dedik.
  • Sürecin başarısı için herkes 1 Mayıs’a 

    Bekleme zamanı değil, faşizme ve soykırıma karşı demokrasi için mücadele etme zamanıdır. Bunun için de birlik, örgütlülük ve dayanışma gerekir. O halde sürecin başarısı için herkes 1 Mayıs’a koşmalı ve 1 Mayıs meydanlarını doldurmalıdır.
  • Kapitalizm canavarına 'dur' demek için* 

    İnsanın yeniden dirilişinin nasıl mümkün olacağı, anti-kapitalist toplumun ki bunun adı sosyalizmdir, nasıl kurulacağı sorularına tarihi hakikatler ışığında yanıt bulunmalıdır.
  • Üçüncü Dünya Savaşı’nda Kürt devrimi gerçekleşiyor 

    Kürtler için Üçüncü Dünya Savaşı kader tayin edicidir. 1. Dünya Savaşı’nda Ekim, İkinci Dünya Savaşı’nda Çin, Vietnam benzeri devrimler gerçekleştirildi. 3. Dünya Savaşı koşullarında da Kürt devrimi gerçekleşiyor.
  • 1 Mayıs demokratik sosyalizm bayramı 

    Demokrasiden bize ne demek Türkiye, İran, Irak ve Suriye’deki soykırımcı sömürgeci güçler gibi düşünmektir. Demokratik olmayan sistemler altında Kürtleri soykırıma uğratmak isteyenlerle benzer bir anlayışa sahip olmaktır.
  • Sömürgeciliğin çıkmazı: Dışarıda çok yönlü diplomasi, içeride inkâr ve çözümsüzlük 

    Kürdistan’ın özgürlüğü bugünün değil, yarının da değil ama mutlaka gerçekleşecek bir hakikattir. Çünkü onu var eden şey, inkârla ortadan kaldırılamayacak bir tarihsel zorunluluktur.
  • ‘Vatandaş’ kime denir? 

    Bir anayasa maddesiyle Kürtleri ve diğer halkları Türk ilan etmenin hiçbir mantığı yoktur. Bu madde gerçeklere aykırı ve inkârcı bir maddedir. Israr edilmesinin anlamı da faşizmde ve soykırımda ısrar etmektir.
  • İran anti-emperyalist görülemez 

    Savaş karşıtlığı yaparken İran’ı, ABD ile savaşıyor diyerek anti-emperyalist görmek bu savaş karşıtlığını lekelemek olur. Barış mücadelesi, bir hegemona karşı mücadele ederken on binlerce sivili katleden başka bir bölge hegemonunu meşrulaştıramaz.
  • Halkla tartışmak halkla çalışmak 

    Ne yapacağız sorusunun cevabı kesinlikle halkla tartışmak, yaşamak ve halkla çalışmaktır. Halka giden, halkla tartışan ve halkla yaşayıp halkla çalışan herkes, aradığı çözümü mutlaka bulur.
  • Bir isyan tufanı Üveyş Ana 

    Üveyş Ana’nın boyun eğmezliğini kendinde yaşatarak baş eğmeyen halk gerçekliğine doğru yürümüştür. Mücadeleciliği, ‘intikam tarzını’, isyancılığı Üveyş Ana’dan almıştır. Üveyş Ana’dan da öğrenmiştir.
  • Kürdistan özgürleşmeden Türkiye demokratikleşemez 

    Kürdistan’ın özgürleşmesini erteleyen ya da sınırlandıran hiçbir yaklaşım, Türkiye’nin demokratikleşmesine zemin sunamaz. Çünkü bu iki mesele birbirine bağlıdır. Kürtlerin özgürleşmediği bir düzende Türkiye’nin demokratikleşmesi mümkün değildir.
  • 4 Nisan özgürlük miladı 

    Önder APO demek yaşam demektir. Önderliksel kimliğini tanımlayan en temel ilke toplumsallık ve yaşamdır. İnsan açısından varoluş ancak toplum zemininde gerçekleşir. İnsan toplumsallaşma ile var olur.
  • Söylemden eyleme geçmek 

    Türkiye’nin diplomatik çabaları gösteriyor ki, eğer anlaşabilirse ABD-İsrail’in yeni Ortadoğu hegemonyasını kabul edecek ve buna karşı olarak da bunun Kürt inkârı ve imhası temelinde olmasını isteyecek!
  • İmralı’nın kapıları açılmalıdır 

    Türkiye, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çözümleyici tarzına anlam ve değer vermelidir. Özgür çalışır hale geldiğinde Barış ve Demokratik Toplum süreci daha hızlı ve doğru pratikleşir, bundan da herkes kazanır.
  • Çözümsüzlüğün düğümü, statünün tanınmasında çözülür 

    Statünün tanınması, tutsakların tahliyesi, gerilla için demokratik siyaset zeminin oluşması ve sürgünde bulunan binlerce Kürdün ülkesine dönmesi anlamına gelmektedir. Bu nedenle tüm düğüm Önder Apo’nun statüsünün yasal hale getirilmesinde toplanmaktadır.
  • Gerilla ve halk, Önderini görmek istiyor 

    2026 Newrozu, gerçek anlamda Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü talep etme ile Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni sahiplenme referandumu oldu.
  • 2026 Newrozu 53 yılın zaferi 

    2026 Newrozu’nun bu düzeyde muhteşem geçmesinin dönemsel nedeni de 27 Şubat 2025 çağrısıdır.  Nitekim Newroz meydanlarında en fazla atılan slogan da ‘Rêber Apo’ya özgürlük’ olmuştur.
  • Rojava’dan sonra: Normalleşme atmosferi nasıl kuruldu? 

    Rojava’daki savaşın ardından kurulan “normalleşme” atmosferi tek başına bir barış arayışı olarak okunamaz; aynı zamanda siyasal ve psikolojik bir zemin inşasını ifade etmektedir.
  • Efrîn’de sekiz yılın ardından: Değişen nüfus yapısı ve yeni süreç 

    Türk devletinin 2018’de işgal ettiği Efrîn’de, geçen yıl içerisinde etnik temizliğe varan zorla göçertme ve ağır bir yıkım yaşandı. Şam ile anlaşmanın ardından sınırlı bir geri dönüş süreci başladı.