İsviçre’nin Zürih kentinde Kürdistan’la uzun yıllardır dayanışma faaliyetleri yürüten enternasyonalist aktivist Andrea Stauffacher, katıldığı gösteriler nedeniyle 12 ay hapis cezasına çarptırıldı. Zürih Bölge Mahkemesi, daha önce benzer suçlardan beş kez hüküm giyen 76 yaşındaki aktivistin “suçsuz bir yaşam süreceğine dair olumlu bir öngörüde bulunmanın imkânsız olduğunu” savundu. Stauffacher, siyasi olarak nitelendirdiği davanın her iki duruşmasını da boykot etti.
Yaşı nedeniyle “eylemci büyükanne” olarak anılan Andrea Stauffacher hakkında Zürih Savcılığı 15 ay hapis cezası talep etmişti. Mahkeme, 21 Ekim Çarşamba günü görülen ikinci duruşmada aktivisti 12 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ayrıca Stauffacher’in DNA profilinin oluşturulmasına karar verdi. Aktivistin karara karşı üst mahkemeye itiraz etme hakkı bulunuyor.
EYLEMLERE KATILIMI SUÇLAMA KONUSU YAPILDI
Stauffacher hakkındaki suçlamalar, 12 Şubat 2022’de Zürih’te faşistlere karşı düzenlenen “Züri Nazifrei” gösterisine, 11 Şubat 2023’te Basel’de gerçekleştirilen iklim eylemine ve 2024 sonbaharında “Savaşa Karşı Savaş” eylem haftası kapsamında düzenlenen bir gösteriye katılımına dayanıyor. Savcılık, bu eylemlerde aktif rol üstlenmesini suçlamalara dayanak yaptı.
Mahkeme, Andrea Stauffacher’in daha önce benzer “suçlardan” aldığı cezaların caydırıcı olmadığı ve pişmanlık gösterdiğine dair bir işaret bulunmadığı değerlendirmesine yer verildi.
DAVAYI SİYASİ OLARAK NİTELENDİRİP BOYKOT ETTİ
Andrea Stauffacher, mart ayında görülen ilk duruşmaya katılmadığı gibi 21 Ekim’deki ikinci duruşmayı da boykot etti. Savunma avukatı, müvekkilinin kendisine mahkemede herhangi bir talepte bulunma ya da savunma sunma yetkisi vermediğini açıkladı. Avukat, Andrea Stauffacher’in adalet sisteminin gücüne boyun eğmeyi reddettiğini belirtti.
Andrea Stauffacher, ikinci duruşma sırasında adliye binasının önünde yaklaşık 50 kişiyle birlikte protesto gösterisinde yer aldı.
‘DEVRİMCİ HAREKETE YÖNELİK BİR SALDIRI’
Devrimci İnşaa İsviçre (Revolutionärer Aufbau Schweiz), yaptığı açıklamada davayı yalnızca bir kişiye yönelik değil, devrimci harekete yönelik bir saldırı olarak değerlendirdi. Davanın aktivisti örnek göstererek diğer eylemcileri caydırmayı amaçladığına dikkat çekilen açıklamada, Andrea Stauffacher'in duruşmalara katılmamasının siyasi davayı boykot etme tutumunun bir parçası olduğu belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:
“Yoldaşımız Andi’ye yönelik saldırıyı, tek bir kişiye değil, devrimci harekete yönelik bir saldırı olarak görüyoruz. Bu nedenle davamıza ve perspektifimize odaklanıyoruz. Baskıların bizi çalışmalarımızdan alıkoymasına izin vermeyelim.”
Açıklamada, davanın boykot edilmesinin İsviçre devletinin adalet sistemine karşı bir kopuşun ifadesi olduğu öne sürülürken, Avrupa’daki mücadelelerle Filistin ve Kürdistan’daki mücadeleler arasında uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.
Açıklama, “Bugün gibi günlerde bir kez daha şunu açıkça görüyoruz: Biz birleşik bir mücadele yürütüyoruz” ifadeleriyle sona erdi.